Hakkâri’de sağlık hizmetlerinde yaşanan yoğunluk, özellikle Devlet Hastanesi ve Acil Servis’te ciddi bir kapasite sorununu gündeme getiriyor. Kent nüfusunun yanı sıra çevre ilçe, köy ve kırsal bölgelerden gelen hastalarla birlikte hastanenin mevcut kapasitesinin ihtiyacı karşılamakta zorlandığı belirtiliyor.

İddialara göre Hakkâri Devlet Hastanesi’ne günlük yaklaşık 5 bin giriş gerçekleşiyor. Bu yoğunluk yalnızca sağlık hizmetlerinin sunumunu değil, hastanenin fiziki altyapısını da zorluyor. Otopark alanlarının yetersizliği, yeşil alan eksikliği, hasta ve hasta yakınlarının bekleme koşulları kentteki sağlık altyapısının yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Acil Serviste yoğunluk geceleri de sürüyor

Özellikle geceleri acil serviste yoğunluğun daha da arttığı, acil ve salgın hastalıkları nedeniyle başvuran çok sayıda kişinin saatlerce beklemek zorunda kaldığı öne sürülüyor. Sedye sayısının ve acil servis içerisindeki müdahale alanlarının yetersiz kaldığı iddiaları, mevcut fiziki kapasitenin artık ihtiyaca cevap vermediği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Hakkâri gibi geniş bir kırsal hinterlanda sahip kentlerde trafik kazaları, toplu yaralanmalar, aşiretler arası yaşanan olaylar veya başka nedenlerle aynı anda çok sayıda yaralının hastaneye ulaştırılması, mevcut acil servis kapasitesi üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.

“Dört doktorla bu yoğunluk yönetilemez”

Acil serviste nöbetçi doktor sayısının da önemli bir sorun olduğu belirtiliyor. İddialara göre bazı nöbetlerde yalnızca 4 doktorla hizmet yürütülmeye çalışılıyor. Günlük hasta yoğunluğu göz önüne alındığında, acil serviste en az 15 doktorun görev yapması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunuyor.

Bu durum yalnızca doktorların iş yükünü artırmakla kalmıyor; hastaların bekleme süreleri, muayene süreçleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşulları açısından da ciddi sorunlara yol açabiliyor.

İstifa iddiası dikkat çekiyor

Hastanede görev yapan doktorların çalışma koşullarıyla ilgili de dikkat çekici iddialar gündeme geliyor. İddiaya göre başhekimlik tarafından uygulandığı öne sürülen mobbing nedeniyle 32 pratisyen doktordan 7’si istifa ederek Hakkâri’den ayrıldı.

Bu iddia doğruysa, zaten doktor sayısı bakımından zorlanan acil servisin personel kaybıyla birlikte daha da büyük bir sorunla karşı karşıya kaldığı anlamına geliyor.

Ancak söz konusu mobbing iddiasının ilgili hastane yönetimi ve sağlık yetkilileri tarafından açıklığa kavuşturulması gerekiyor. İddiaların doğruluğu konusunda resmi bir açıklama yapılmadan kesin hüküm verilmemesi önem taşıyor.

Hakkâri’ye yeni hastaneler şart

Hakkâri’nin sağlık sorunlarının yalnızca mevcut hastanenin kapasitesinin artırılmasıyla çözülemeyeceği görülüyor. Kentin artan nüfusu, çevre yerleşimlerden gelen hastalar ve acil durumlarda oluşan yoğunluk dikkate alınarak yeni kamu hastanelerinin yanı sıra özel hastanelerin de kente kazandırılması gerekiyor.

Mevcut hastanenin yatak kapasitesinin artırılması, acil servisin genişletilmesi, daha fazla doktor ve sağlık personeli istihdam edilmesi, sedye ve müdahale odalarının çoğaltılması artık ertelenmemesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.

Hastane yalnızca bir sağlık kuruluşu değil, aynı zamanda kentin en kritik kamu hizmetlerinden biri. Bir hastanenin kapasitesi, olağan günlerdeki hasta sayısına göre değil, en yoğun ve en kritik günlerde ihtiyaç duyulan sağlık hizmetini karşılayabilecek düzeyde planlanmalı.

Hakkâri’de sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir hale gelmesi için merkezi ve yerel yönetimlerin, sağlık idaresinin ve ilgili kurumların ortak bir planlama yapması gerekiyor.

Çünkü mesele artık yalnızca “hastanede yoğunluk var” meselesi değil. Mesele, Hakkâri’nin sağlık altyapısının kentin gerçek ihtiyacını karşılayıp karşılamadığıdır. Mevcut tabloya bakıldığında ise yeni yatırımların ve kapasite artışlarının acilen gündeme alınması gerektiği görülüyor.