Sabah erkenden morgun kapısının önündeydik. Sessizlik vardı. Bir tabut, dört yetim çocuk ve gözyaşlarını içine akıtan birkaç insan…

Geçen yıl kirasını ödeyemediği için evinden çıkarılmıştı Zübeyde. O günlerde “Bu kadın çocuklarıyla nerede kalacak?” diye sormuştuk. Vicdan sahibi insanların desteğiyle yeniden bir ev tutulmuş, evine doğalgaz bağlanmıştı. Kışın soğuğundan kurtulmuştu belki ama kaderin soğuğundan kurtulamadı.

Bugün onu son yolculuğuna uğurladık.

Kıran Mahallesi Aile Mezarlığı’nda toprağa verdik. Ama toprağın bile kolay kabul etmediği bir yolculuktu bu. Mezarlık alanı kayalık olduğu için mezar derin kazılamadı. Taşların üzerine taşınan toprakla bir mezar hazırlandı. Sanki hayatı boyunca önüne çıkan engeller, ölümünde bile peşini bırakmamıştı.

En ağır yükü ise geride kalan dört çocuğu taşıyordu.

Defin tamamlandıktan sonra çocukları annelerinin mezarına sarıldı. Toprağı öptüler, ağladılar, fenalık geçirdiler. O an hiçbir söz onların acısını anlatmaya yetmedi. Bir annenin ardından ağlayan çocukların sesi, dağlardan yankılanan bir feryat gibiydi.

Whatsapp Image 2026 07 16 At 14.08.30 857X503

Zübeyde’nin artık bir evi var…

Hakkâri’yi kuş bakışı gören, sessiz, rüzgârlı bir tepede küçücük bir mezar. Hayattayken sahip olamadığı huzuru belki orada bulacak. Ama gözü geride kaldı. Dört evladında kaldı.

Şimdi herkes aynı soruyu sorabilir:

Hakkâri bu çocuklara sahip çıkacak mı?”

Keşke “Evet” diyebilseydim.

Ama yıllardır gördüklerim bana başka şeyler söylüyor. Fakirlerin acısı çabuk unutulur. Fakirlerin cenazesi de sahipsizdir, düğünü de… Bugün mezarında elli kişi bile yoktu. Oysa zengin olsaydı, makam sahibi olsaydı, mezarlığa sığmayacak kadar kalabalık olurdu. Çelenkler dizilir, uzun konuşmalar yapılırdı.

Yoksulluk, insanın sadece yaşamını değil, ölümünü de yalnızlaştırıyor.

Bugün toprağa verdiğimiz sadece Zübeyde değildi. Bir annenin yarım kalan hayalleri, dört çocuğun çocukluğu ve vicdanımızın bir parçası da o mezara gömüldü.

Allah rahmet eylesin Zübeyde…

Geride bıraktığın dört evladın, bu şehrin vicdanına emanet. Umarım bu kez yalnız bırakılmazlar.