Hakkâri’de 2 Nisan 2024 tarihinde Kaya Plaza'da yaşananlar, adaletin kimin için işlediğini bir kez daha ortaya koydu. O gece yaşanan toplumsal olaylarda yargılanan 19 genç cezalandırıldı. Kamuya açık sivil alanda keleşler sıkanlar cezasız kaldı! İl Başkanı Zendin Kaya'nın kızına ait araç hasar gördü. Terör mağdurunu oynadı devletten 450 bin lira tazminat aldı.


Hakkâri, 2 Nisan 2024

Bu ülkede bazı şeyler hep böyle oldu.

Halk seçti. Devlet bozdu. Halk yine seçti. Devlet yine bozdu.

Bu sefer de öyle oldu.

* * *

Bu topraklarda halkın iradesini gasp etmenin uzun bir tarihi var.

Köyler boşaltıldı. Seçilmişler cezaevine gönderildi. Kayyumlar atandı. Her seferinde aynı mesaj verildi: Siz seçebilirsiniz, ama biz onaylarız.

2024’te de aynı el uzandı.

DEM Parti adayı Abdullah Zeydan, mahkemeden memnu hakların iadesi kararı alarak seçime girdi. Halk oy verdi. Zeydan kazandı. Ardından AK Parti Van İl Başkanlığı mahkemeye koştu. Mahkeme, kanunda dayanığı olmayan bir kararla daha önce verdiği kararı geri aldı.

Sandık bir kez daha geçersiz sayıldı.

Bu ülkede kanun bazen sadece güçlülerin işine yarar.

Hakkâri sokağa döküldü. Van sokağa döküldü. Kürdistan’ın dört bir yanında insanlar ayağa kalktı. Çünkü bu halk artık biliyor: Sandık tek başına yetmiyor. Sandığın arkasında her zaman başka eller var.

* * *

Hakkâri’de yürüyüş Kaya Plaza önünde durdu.

Zeydin Kaya. AK Parti İl Başkanı. Bu topraklarda iktidarın yüzü.

Taşlar atıldı. Yanlıştı. Söyleyelim.

Ama Kaya Plaza önünde o gece sadece taş atan gençler yoktu.

Kalaşnikoflar da vardı.

Kalaşnikof bu ülkede sokakta bulunmaz. Ordu taşır, jandarma taşır, özel güvenlik birimleri taşır. Silahı sıkan kişi Zeydin Kaya’nın kardeşi — bir güvenlik korucusu. Bu silahın o gece orada olması başlı başına bir sorundur. Ama halka doğrultulması ve ateş açılması bambaşka bir meseledir.

Mahkeme tutanağına geçen cümle şu: “Üzerimize ateş açıldı.”

Bu cümle orada duruyor. Kayıt altında. Silinmiyor.

* * *

CMK’nın 160. maddesi açıktır: Savcı, önüne gelen her suç iddiasını re’sen soruşturmakla yükümlüdür.

Soruşturma açıldı. Takipsizlik verildi.

Yapılan itiraz karşılık bulmadı.

Dosya numaraları kayıt altında: Soruşturma No: 2024/1712 — Esas No: 2024/785.

Kalaşnikof sıkan taraf yargı önüne çıkmadı. Çıkmasına gerek duyulmadı.

* * *

Devlet neyi gördü?

Devlet 82 sayfalık dosya hazırladı. Kamera görüntülerini tek tek inceledi. Kıyafet karşılaştırması yaptı. Yüz tanıma raporu düzenledi.

19 genç tutuklandı. Yargılandı. Mahkûm edildi.

Dava numaraları kayıtlarda: 2024/261 Esas — Karar No: 2025/318.

Adli sicilleri bozuldu.

Türkiye’de adli sicil kaydı olan biri devlet memuru olamaz. Kapılar kapanır. Bir damga olarak taşırsın ömür boyu. Hakkâri’nin dar sokaklarında büyümüş, hayatının başındaki 19 genç. Şimdi o damgayı taşıyorlar.

Taş attılar. Yanlıştı.

Karşı taraf keleş sıktı.

Yürüttüler.

* * *

Bir de şu var.

Zeydin Kaya’nın kızı adına kayıtlı bir araç. Engelli aracı. ÖTV yok, MTV yok. Devlet sağladı. Muafiyet tanındı. Fiili kullanıcısı Zeydin Kaya.

Hakkâri’de herkes biliyor bunu.

O gece bu araç da zarar gördü. Ardından yüz binleri aşan tazminat talepleri geldi.

Kamunun imkânını kullanan, kamunun hukukunu kullanmaktan da çekinmedi.

* * *

Şikâyetçiler yargılamanın sonuna kadar davayı sürdürdü. Komisyondan bedelini aldıktan sonra, toplumsal baskının altında şikayetten vazgeçtiler.

Böyle işliyor bu düzen.

* * *

Bir de gazeteci var.

Mimar Serkan Kaya. Colemêrg Haber’in sahibi. Hakkâri’de muhalif durmaya, tarafsız kalmaya çalışan, emeğiyle gazetecilik yapan biri. Yerel seçimde İsmet Ölmez’in para teklifini kabul etmeyerek “kaleminin satılık” olmadığını söyledi. Seçim boyunca dik duran tek kişilikti. Bu yüzden yüzlerce tehdit aldı.

O gece de oradaydı. Kalaşnikofların sıkıldığı anı görüntüledi. Zeydin Kaya’nın yakın çevresinden kişilerin silahlarla ateş açtığı görüntüleri paylaştı.

Ardından telefonlar geldi.

Zeydin Kaya’nın kardeşleri bizzat arayıp ölümle tehdit etti. “Sufi’ye ölüm” mesajları yağdı. Gazeteci iki gün boyunca bir eve sığınmak zorunda kaldı. Evine gidemedi. İş yerine gidemedi. Açlık grevine başladı.

Vali haberdardı. Zeydin Kaya haberdardı. Kimse aramadı. Emniyet ve Savcılık bile can güvenliğini sağlamadı. DEM Parti mazbataya koştu. Onlar bile sahip çıkmadı. Tekbir açıklama yapılmadı. Fakat tüm Hakkari Sufi’ye sahip çıktı. Destek mesajları yağdı.

Hesap sorulmadığında cesaret büyür. Hesap sorulmadığında tehdit sıradan bir araca dönüşür. Hesap sorulmadığında bir gazeteci, haber yapmanın bedelini evden çıkamayarak öder.

* * *

Türkiye 1990’lı yılları zor hatırlıyor.

O dönemde bazı emniyet müdürlüklerinde karanlık odalar vardı. Hesap sorulmazdı. Korku yönetim aracıydı. O dönemin üstüne büyük söylemler inşa edildi: Bürokratik vesayet bitti denildi. Askeri vesayet bitti denildi.

Ama Hakkâri’de ortaya çıkan tablo farklı bir şey anlatıyor.

Hesapsızlık aynı. Dokunulmazlık aynı. Korku aynı.

Vesayet bitmedi. Sadece el ve şekil değiştirdi.

* * *

Adalet seçici olunca adalet değil, güç işlemiş demektir.

Aynı gece. Aynı mekân. Aynı olay.

Keleş sıkıldı — takipsizlik verildi. On dokuz genç yargılandı — adli sicilleri bozuldu. Gazeteci ölümle tehdit edildi — kimse aramadı.

Bu seçicilik rastlantı değil.

* * *

Zeydin Kaya bu topraklara ait değil.

Bunu söylemek için kanına ya da doğduğu yere bakmıyoruz. Onda şunu görüyoruz: Bu toprakların insanını düşman olarak gören, halkın iradesini tehdit olarak okuyan, devletin gününü kendi iktidarını korumak için kullanan bir zihniyetin adamı o.

Bu zihniyet yeni değil.

Bu topraklarda çok eski. Köyleri yakan da aynı zihniyetti. Seçimi iptal eden de. Kalaşnikof sıkıp yürüyen de. Gazeteciyi evde mahsur bırakan da.

Sadece yüzler değişti. Eller aynı kaldı.

* * *

Adalet terazisinin ayarlarıyla oynamaya devam edebilirsiniz.

Ama tarihin terazisi farklı çalışır. Sabırlıdır. Ama unutmaz.

Ve bu topraklar da unutmaz.

Zulüm bizdense, ben bizden değilim.

İsmail Sihat Kaya
13.04.2026 / Koblenz

Bu metin mahkeme tutanakları ve belgelenmiş olgular esas alınarak kaleme alınmıştır. Dosya numaraları: Soruşturma No: 2024/1712, Esas No: 2024/785, Dava Esas: 2024/261, Karar No: 2025/318.

Kaya Plaza 1

Ceza 2