Amed’in kalbinden yükselen bir takım var: Amedspor. Onların sahaya çıkışı yalnızca bir futbol mücadelesi değil; bir halkın sesi, bir şehrin onuru. Tribünlerde yankılanan tezahüratlar, yıllardır bastırılmak istenen kimliğin haykırışı gibi.

Ama bu hikâye sadece Amed’le sınırlı değil. Her galibiyet, Mêrdîn’de bir çocuğun gözlerinde ışık, Şirnex’te bir annenin yüreğinde umut, Wan’da bir işçinin alın terinde gurur, Colemerg’in dağlarında yankılanan bir coşku oluyor. Amedspor’un sahadaki mücadelesi, bölgenin tamamında yankılanan bir “em li vir in” çağrısıdır.

Tribünlerde bir başka sahne var: Amed tribünlerinde diğer tribünlerde açılan ırkçı pankartlar ve tezahüratlar yerine, bu topraklarda gözyaşı dökmüş analar acı çekmesin diye dua eden, elleri öpülesi beyaz tülbentli analarımız yer alıyor. Nasıl güzel… Bu destek, bu saygı, bu sevinç hangi tribünde görülebilir? Her iç saha maçında halaylarla coşup kenetlenen bir taraftar kitlesi var. 7’den 70’e öyle bir bağ kuruldu ki; yılların ezilmişliği tribünlerde insanca tezahürata dönüşüyor. Hiçbir takıma hakaret etmeden; sadece kendi kimliğini, kendi sesini haykırıyor. Bir tribün “Kinem em” diyor, diğer tribün “Kürdün em” diyor. Bu ses, yıllarca susturulmak istenen bir halkın yeniden nefes alışıdır.

Ama ne yazık ki, ön yargılar hâlâ sahnede. Her deplasmanda ırkçı saldırılar yapılıyor. Bu durum, konu Kürtler olunca kirli zihniyetlerin nasıl ortaya çıktığının en açık göstergesidir. Sporun birleştirici gücü bu kirli emellere alet edilmemelidir. Amedspor’un taraftarı her iç saha maçında onlara insanlık dersi verecektir.

Bu takım, bu ülkenin bir rengi. Başarısı bölge halkını kenetledi, daha büyük kenetlenmeler için köprü olacak. Tribünlerde kaos yok, bir coşku var. Yan yana gelmemiş insanlar aynı coşkuyla kol kola halaya duruyor. İç ve dış saha maçlarında tribünler dolup taşıyor; bilet bulmak bile imkânsız hale geliyor. Çünkü Amedspor futbol üstü birlestirici bir güç bir umut oldu.

Yarın Beşiktaş ile oynanancak müsabakada ırkçılık yapanlara düşmanca yaklaşanlara insanlık dersi vermek için bir fırsat. Futbol doğası gereği üç skora açık bir müsabaka; ama bu maçın sonucu sadece tabelada değil, vicdanlarda da yazılacak. İslam Çupi’nin dediği gibi: “Futbol sadece sahada oynanmaz, tribünlerde ve toplumun vicdanında da oynanır.” Bugün Amedspor’un mücadelesi bu sözün canlı örneği.

Amedspor’un sahadaki mücadelesi; Amed’in sokaklarından Wan’ın kahvelerine, Mêrdîn’in dar sokaklarından Şirnex’in meydanlarına, Colemerg’in dağlarından Batman’ın sokaklarına ve Dersim’in dağlarına kadar bütün bölgeyi aynı şiarla buluşturuyor. Çünkü bu takım sadece bir futbol kulübü değil; bölge halkını ortak bir paydada birleştiren, umut ve neşe kaynağı olan bir semboldür.

Ve şimdi…

Amedspor ve taraftarına yarın oynanacak maç için yürekten başarılar diliyorum. Bu maç sadece bir skor değil; Batman’dan Dersim’e, Wan’dan Mêrdîn’e, Sêrt’ten Bîngol’e, Colemerg’den Amed’e kadar tüm bölge halkı için birlik ve beraberliğin sahadaki yansıması olacak. Centilmenlik ruhuna, Amed halkına yakışır bir örnek davranış sergileyeceklerine olan inancım tam.

Başarılar Amedspor… Hadi bir sevinç daha yaşat bu halka, bu topraklara, bu umuda…