25 milyon avroluk dev yatırım, yanlış yer seçimi ve ihmal iddialarıyla atıl hâle mi geldi? Hakkâri’de umut olması gereken Entegre Katı Atık Tesisi bugün soru işaretleriyle anılıyor.

Hakkari’de 2020-2023 yılları arasında Avrupa Birliği fonlarıyla tamamlanan Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi, tam 25 Milyon Avro’ya mal olmuş, bölgenin en büyük yatırımlarından biri olarak bilinmektedir. Amacı “verimli atık yönetimi, çevre kirliliğinin önlenmesi ve halk sağlığının korunması” vaadiyle açılmıştı. Tamamı AB parasıyla finanse edilmiştir. Tamamı AB parasıyla yapılmış olsa bile ülkeye gelen yatırım olarak çarçur edilmemesi gereken güzel bir yatırım tutarın.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, o 25 milyon Avroluk tesis atık hâle geldi.

Haberlerden izlediğim görüntüler karşısında şok olduğum. O büyüklükteki bir yatırım bir ihmalin sonucunda çöp olup atıl duruma mı düştü? Diye düşünmeden edemedim.

Çatlak betonlar, su birikintileri, kaymış zeminler, parçalanmış yapılar… Tesis şu anda faaliyeti durdurulmuş durumda. Yetkililer “geçici” diyor; ancak görüntüler tam tesisin artık kullanılamayacağını göstermektedir. Hatta bu yazıyı yazma kararı aldığımda Hakkari den gelen bir görüntüler bu tezimi destekler nitelikte. Tesis artık kullanılamayacak ve çöp durumda. Geçmiş olsun…

Şimdi burada aklıma gelen birkaç soru soracağım.

1- Bu büyüklükte bir yatırım yapılırken zemin etüdü hiç mi yapılmadı?

Hakkâri-Van arasında yolculuk yapan herkesin bildiği bir gerçek var: O bölge sulak, kaygan ve heyelan riski yüksek bir zemin. Bunları bilmeyen Hakkarili yoktur diye düşünüyorum. En bariz örneği Tesisin hemen aşağısında bulunan Hakkari-Van karayolu o alanda sürekli Kaymalar olmakta. Peki 25 milyon Avro’luk (bugünün kuruyla yaklaşık 1 Milyar 308 Milyon TL eski para ile 1 Katrilyon 308 trilyon ) bir tesis için toprağın yapısı, jeolojik yapısı, drenaj sistemi neden yeterince incelenmedi?

Daha da önemlisi:

2- Bu tesisi tam da buraya kurmakta kimler ısrar etti?

Hakkari’de daha sağlam, daha az riskli alanlar varken neden burası seçildi? Ulaşım diye ses olanları duyar gibiyim. Ancak o komumda daha elverişli sağlam bir yapıya sahip alanları olduğu bilinmektedir. Veya Yüksekova’daki eski çöplük mevki neden alternatif olarak değerlendirilmedi? Proje kararlarını kimler aldı, hangi raporlara dayanıldı? Yerel yönetimler mi, bakanlık mı, yoksa AB fonlarını kullanan danışman firmalar mı bu lokasyonu onayladı? Bu soruların cevabı kim veya kimler üstlenecek. Ya da soru sormayı bırakıp herşey gibi boş verilip gidilecek mi?

3- Tesis 2023’te açıldığından beri gerçekten ne işlev gördü?

Kaç ton atık modern yöntemlerle geri dönüştürüldü, kaç tonu düzenli depolandı? Halk sağlığına ve çevreye somut katkısı ne oldu? Yoksa “açılış töreni”nden sonra işler yine eski vahşi depolama düzenine mi döndü? Ve en kritik soru: Kimler buradan rant elde etti? İhale süreçleri, taşeron firmalar, danışmanlıklar… Bu 25 milyon Avroluk pastadan kimin payı neydi?

Bunların hesabı sorulur mu? Bilmiyorum ama acı gerçeklerimiz ile devam etmek istiyorum.

Hakkâri Cumhuriyet tarihi borunca yönetenleri tarafından hep çaresizliğe itilmiş ve kendi kaderine terkedilmiş bir kent. Yönetenler sadece kendi çıkarları dışında Hakkâri’ye bir yarar sağlamadılar. Kim olduklarını bildiklerimiz bu kişiler kısa süreler içinde iktidar yanlısı olmaları hasebi ile geldikleri makamları kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıp saltana içinde yaşmaya başladılar. Halkın içinde olmayıp halk gibi davranalar. Bu toprakların çocukları çok acı çekti ve sizler bu acılar üzerinden kendinize bir rant alanı oluşturdunuz. Bu oluşturduğunuz rant alanı sizlerin değil bu torağın çocuklarının hakkı. Boğazınızda kalır mı bilemem? Ama inşallah kalır.

Buraya nokta koyarak tekrar konuya dönüş yapıyorum. Bu tesisin gelen haber ve görüntülere göre tekrar kullanılması imkansız. Kullanılsa bile tekrar faaliyete geçmesi epey bir zaman alacak. Ve ciddi şekilde maddi hasar oluşmuş durumda.

Bu noktada affınıza sığınarak birkaç soru da sormak istiyorum.

1- Geçici olarak faaliyeti durdurulan tesisin tekrar faaliyete geçene kadar katı atıklar nerede toplanacak?

2- İhmaller için soruşturma yapılacak mı?

3- İhmali olanlar kişi yada kuruluşlarda hesap sorulacak mı?

4- Tesisin faaliyeti tamamen durulması durumunda B planı var mı?

5- Oluşan maddi hasarın boyutu nedir? Kim karşılayacak?

Bir Hakkârili olarak (her ne kadar bu para AB fonlar tarafından desteklenmişse de), 25 milyon Avro’luk bu paranın hesabını sorma hakkım var. Çünkü bu para sadece bir tesis değil; bölgenin çocukları için daha yaşanılabilir ve güzel yarınlar bırakmak için bir fırsattı. Bu fırsatı menfaatleri için kullananların iki yakası bir araya gelmesin.

25 Milyon Avro ( 1 Katrilyon 308 trilyon eski para ) ile neler mi yapılırdı birde onları düşünelim benim değerli Hak Kentlilerim.

Sürçülisan etmişsem af ola. Hakkari ve Hakkari Halkının hak ettiği yerlere gelmesi umudu ile.

Hak Kentim.