Şehirlerin gerçek yüzü, ziyaretler öncesi süslenen güzergâhlarda değil; halkın her gün kullandığı sokaklarda ve hizmet bekleyen bölgelerde görülür. Bu yazı, göstermelik hazırlıklar yerine kalıcı hizmet ve gerçek denetim çağrısı yapıyor.
Çok değil, bundan 30-40 yıl önce, bölge halkının önceliği ev ve çevre temizliğiydi. Çirkin olan ne varsa ortada bırakılmazdı. Özellikle güneşin doğurdukları insanlar değil de güneşi doğuran insanlar tarafından köyün tüm yolları baştan sona ağaç dalları süpürgeleriyle pırıl pırıl edilirdi. Bu gün ise;
Bir müfettiş mi gelecek! İl müdürlüğü ve bağlı müdürlükler haberdar edilir, sadece geçeceği yol, koridor, okul, kat ve sınıf belirlenir ve o güzergâhlar ve öğrenciler adeta zem zemle yıkanılır müfettişe sunulur ve 100 puan alınır.
İlimize Bakanlıklar nezdinde ki il ziyaretleri de farklı değildir. Haber edilir, güzergâh yolunda kusursuz çalışmalar yapılır ve programları çerçevesinde baktıkları ama görmediklerini halka gülistan olarak yansıtırlar.
Oysa Bakan ve Müfettişlerimiz; bakmaya değil de görmeye gelseler; okullarda ki wc kirliliklerini görecekler, idareci ve öğretmenlerin ellerinden alınan disiplinin eğitime verdiği zararı görecekler…
1936 yılından beri il ve her gelenin dudaklarında dökülen, güllük gülistan yapacağım şehrinizi söyleminin ardında ki susuzluğu, yolsuzluğu, işsizliği, rüşveti, torpilini, adam kayırmacılığı, ödeneklerin ihale adı altında çarçup edilerek kaybedildiğini görecekler…
Hakkâri- Van arasında oluşan heyelandan uzun süre Hakkâri’nin ülkeyle bağlantısının koptuğunu görecekler, Berçelan yolunun halka ülkeye olan önemimi bilecekler, görecekler…

Günde yüzlerce resmi, sivil ve ticari araçların kullandığı, merkezin süt, peynir, yoğurt fabrikası konumunda, şehre sadece 5-6 km mesafeli Otluca Tugayın derin yarıklı savaş mevzili yolunda, şehrin göbeğinde yetim bırakılan Bağlar mahallesinin çıkmazlarında… Ulaştırma ve Altyapı Bakanımızı gezdirdiniz mi?
Bakanlarımız Ankara’ya dönerlerken süslenen görsellerle göğsü kabarık değil de devletin ödeneğini gönderdiği ama yaptıramadığı hizmetsizliklerin vebalinde boynu bükük hesap verememe hüznüyle dönmeyi görsünler...
Her bir Bakanın, müfettişin gelişlerinde hizmet harareti basan idarecilerimizin bilgisine; Cumhurbaşkanımız; tarımda ve besicilikte şehrin mutfağı olan Otluca’ya kara yoluyla ziyaretleri olacaktır. Belki bu söylem vesilesiyle; yıllardır pine (yamalarla) örttüğünüz, dev ihale yutmalarla engel olamadığınız toprak kaymasına, ihale içinde ihale üretimlerine set olursunuz, belki de Otluca Tugay yolunu yerinde görme zahmetinde bulunursunuz…
Ülkemin hemen hemen her yaylası asfaltlanmaya yakınken, şehrimin mahalle ve köylerinin unutulması utançtır…
Denetime, sorgulamaya, eksikleri görmeye gelen Bakan, Müfettiş neden tebdili kıyafetle habersiz gelmiyorlar, neden köpükle yıkanılan güzergâhlar değil de arka sokaklardan, caddelerden, patika yollardan dolanmıyorlar. Okumaları yazmaları yok mu, denetlemek, görmek için gelecekleri adresi bilmiyorlar mı, bulamazlar mı ki vatandaşın değil de idarecilerin kullandıkları yollardan yürüyorlar, bir veli kılığında, bir vatandaş garibanlığında, çay ocakları masalarında, halk otobüsleri isyanlarında halkın yarasına merhem olmaya, serzenişlerini duymayı, görmemesi gerekenleri görmeyi bilmezler mi?
Rabbim bu topraklara bakan değil gören, yutan değil yutmalara set olan, uyuyan değil, uyanık kalan bu halka veremeyeceği hesap bırakmayan idareciler nasip etsin.
Selam ve dua ile…
