Her biri Allah’ın yeryüzünde ki Kâbe şubelerinden bir olan camilerimiz, aynı zaman da Müslümanların toplu olarak ibadet yerlerdir. Bu camileri, mescitleri daima canlı ve diri tutmak, geleceğimizin teminatı çocuklarımızla donatmak, farklı etkinliklerle çocukların ilgisini çekmek, onları camilerde sıcak karşılamak, gönüllerine heyecan ve renk katmak adına, çocuk gibi çocukça sevilen değerlere ortak olmak lazım…
Ramazan ayının arifesi hazırlıklarına müftülüğümüzün istişaresi sonucunda Ramazan ayı boyunca ve kandillerin o muhteşem havasını, içe huzur serpen atmosferini, evlatlarımızı camiyle haşir neşir edecek, aşkı muhabbet duyacakları…
Her hizmetimizde mekânların başında ilk sırasına koyacağımız camilerimizi sahiplenmenin, camilere çocuk muhabbet tohumunun ilk filizlenme, fidan verme aşı noktaları olarak görelim, çocuklarımızı camileri mesken tutmaya teşvik edici yol olalım, yollar açalım…
Yeter ki camilerimizde çocuk sesleri, gülüşleri, kahkahaları, itiş- kakışları eksik olmasın; varsın bu ay ki kazandım çocuğa olsun; fikrinde müftülüğümüz, imamlarımız, cemaat sakinlerimiz bunu sürdürülebilir bir gelenek olarak her teravih ardında, kandiller akabinde kapılarda ilgi çekici hediyelerle yavrularımızı karşılamak yâda uğurlamak bir sonraki vakit için gelmesine ön ayak olacak imkânları ayaklarına sermek, geleceğimiz adına yarar olarak görüyorum...
Çocuklarımız cami dışında farklı noktalarda zaman ve nefes kaybı yaşayacaklarına, varsın camimizde afacanlıkları tükenmesinler.
Bir ay boyunca her gün cami imamının girişimleriyle cami cemaatinden, hayırsever iş insanlarından, duymayla beraber hayırda yarışacak bu konuda duyarlı vatandaş isimleri listeleyerek; her teravih ardına güzel paketlenmiş, muz, portakal, yenidünya, kivi ve benzeri mevsimine göre; bir gün meyve, bir gün meyve suyu, kek, tulumba, halka, baklava gibi tatlı çeşitleri, bir gün balon, uçurtma, araba misali oyuncak, bir gün camiye devamlılık adına gelenleri; kayak merkezi, şehir merkezi bir okulu, kurumu, tarihi yerleri ziyaret adına veya farklı farkı daha güzel fikirlerle çocuğun gönlünde camileri, ibadethaneleri aşka çevirecek; sıkıldığında, daraldığında, yalnız kaldığını hissettiğinde, derdini akıtmaya ihtiyaç duyduğunda; yanlış ve çürümeye götüren yollar, fikirler yerine buralarda olması, bulunması, konuşulması, dinlenmesi adına ne gerekiyorsa; omuzlardan çocuğu indirmeyen Peygamber varislerinde biraz bu yolda çaba sarf etmeleri, emek vermeleri, ter dökmeleri, yorulmaları zor olmamalı, zora gitmemeli…
Bir her bir çocuğun kaybı; kendi çocuğumuzun kaybıdır. Çünkü yarın çocuğumuzun okul arkadaşıdır, mahalle dostudur, dağda seyahat yoldaşıdır, aşkta sırdaşıdır… Bu böyle bilinmelidir.
Hadi Hocalarım! Çocukların gönlüne giden yolda; biraz daha gayret, biraz daha çaba, biraz daha emek, biraz daha fazla yorulalım… Selam ve dua ile...
