Bildiğimiz halde lüzumsuz soru sormak; çağımızın hastalıklarındandır. Karşıdakinin niyetini okuma, bilgisini tartma, alay etmekten öteye gitmeyen bir laubaliktir gereksiz soru sormak... Bilgi edinmek amacında olanlar müstesna…

Cami’den, Kur-an Kurslarından, Medreselerden, İmamdan soğutma, dini değerlerden saptırma amacında sorulan art niyetli sorulardan bir kaçı…

“Hocam, camiye sağ ayakla değil de solla girsek, bir şey olur mu”?
“Safları sık ve düzgün tutma yerine dağınık dursak kabul olur mu”?
“Namaz kılmıyorum ama kılmayı biliyorum. Zararı var mı”?
“İçim temiz o yüzden namaz kılmak bana da farz mı”?
“Hutbe okunurken köşede, kolon arkasında konuşsak günah mı”?
“Minnacık bir faizle, vade farkıyla ev, araba, arsa alsak ne olur”?
“Aramızda şaka yoluyla yalan söylesek tövbeye ihtiyaç var mı”?
“Dedikodu etmenin cezası kaç gündür”?
“Halkın temel ihtiyaçlar üzerinde fahiş fiyatla satış yapmak haram mı”?
“Namahreme dönüp dönüp bakmak günah mı”?
“Sevdiğimle flört etsem orucu bozar mı”?
“Hocam, bu ay Ebuzer ve ailesinin ev ihtiyaçlarını eksiksiz tamamladım, sizce benim kaç namazsızlığıma denktir”?
“Hocam, fuhuşata teşvik eden ekranları ailece izliyoruz. Günah mı”?
“Kamu malından almak, çalmak, kullanmaktan bir şey olur mu?
“Hocam namaz kılmak farz mı”?…

HUTBEMİZİN KONUSU ŞAHSİYET

Şahsi hata, eksik, kusurlarımız olunca falan gariban, falan kişi diye tepkimizi bastırıp, olayı büyütmeden kapatır ve unuturuz. Lakin aynı muamele değil, daha hafifiyle bir imamın ayağı kayınca, nefsine uyunca dünyayı haberdar etme yarışında uykusuzluk hapını yemiş gibi koşturur, sosyal medya üzerinden habbeyi kubbe yapma yaygarasını kopararak haberler uçururuz arş-ı alaya…

Dedikodularla halkı, Camilerden, Kur’an Kurslarından, İmamlardan, dini değerlerden soğutmak adına soğuk terler döken cahillere ve ayak uyduran, onlarla aynı telden çalan, kendi ayağına sıkan bilinç ve şuurdan bihaber zavallı ahmaklar gördük.

Tarih boyunca buna benzer nice kötü söylem ve amellere amele olmadık mı? Ne zaman uyanacağız, kendimize geleceğiz, kendimiz olacağız. Ne zaman ani karar vermeyecek, suizanda bulunmayacak, oynanan oyunlara gelmeyecek, kişiliğimizi, şahsiyetimizi satmayacak bilinçli, şuurlu bireyler, bireylerden de kaliteli toplumlar oluşturacağız…
Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup-sakının. Maide Suresi, 57. ayet:

Selam ve dua ile…