Yoklukta lanetlediğimizi varlıkta meşrulaştıran bir döngünün içindeyiz. Gösterişi eleştirip onunla övünen, mahremiyeti savunup gözler önüne seren, borçla kurulan yuvalardan mutluluk bekleyen samimiyetsiz bir toplum olduk. Oysa çözüm; daha sade düğünlerde, daha az özentide, daha çok fedakârlıkta ve inandığımız doğruların arkasında dimdik durabilmekte. Samimiyet geri gelirse, düğünler de yuvalar da kolaylaşır.
Toplum olarak o kadar açgözlüyüz ki; yokluktayken varlıklıları söver, beddua eder, yerden yere vururuz. Yokluktan çıkıp varlığa varınca da dışladığımız, eleştirdiğimiz her şeyi merdiven yapar daha da üste çıkarız. Samimi olmadığımızdan olacak ki; serzenişte bulunduğumuz tüm pislikleri kabul ve normal görmeye başlıyoruz.
Yatak odasına kadar indirilen kameraları eleştiryoruz ama düğünümüzde neredeyse kamerayla sabahlıyoruz,
Herkes asrın düğününü görsün, duysun diye göz ve nefs zevkine hayâyı peşkeş çekiyoruz,
Mahremiyeti ayaklar altına alan sazlı cazlı şarkıları, gösterişleri "bunda ne var" diyerek Allah'ın farzlarını çiğniyoruz.
Yeni yuva kuracak kardeşlerimize maddi manevi destek sağlamak yerine; burunlarını yere sürtene, düğün sabahı adliye koridorlarında boşanma sırasına girecek kadar boğuyoruz...
Ve yıllarca borç bataklığıyla boğuşma yarışından mutluluk bekliyoruz. Samimi olan, inandığı doğruların ardına ısrarla düşer, yanlış her şeyi de ayaklar altına alır, hayra çevirir.
Her bir düğünümüzde; kültürümüzün içine sonradan dahil edilen çirkin, çirkef bir-iki özentiyi, atığı, adeti kaldırırsak sorun kendiliğinden sonlanır, öze dönülür...
Sazlar, kamera, esnaf pahalı doğrudur. Lakin damat gelin adayları da biraz fedakarlıkta bulunsun. Her özentiye özenmesinler...
Varsın bindallı olmasın, pahalı gelinlik yerine ücretsiz emaneten hizark giyilsin.
Varsın düğün ardı giyilmeyen damatlık en pahalı marka olmasın.
Varsın ihtiyaç yerini, özenti istekleri yer almasın.
Varsın bayan kuaförü, damat trasi olmasin bir gün önceden bakımlari normal ücretten olsun...
Varsın en pahalı, en güzel söyleyendir anlayışından ırak durup en ucuza sanatçı tutulsun, bu konuda rekabete oluşturulsun.
Varsın dış çekim fotolarımızı düğünümüzden sonra başbaşa dağda, ovada, bahçede kendi telefonumuzun kamerasından olsun...
Biraz da bu toplumla var olan, adları toplumla bilinen, kendilerini maddiyatin verdiği sarhoşlukla ayrıcalıklı, üstün gören, hava atmayı sevenler taşın altına bedenlerini koysunlar...
Önce aşiret liderleri çocuklarının düğünlerini xelatsız ve gösterisiz yapsınlar ki örnek olsunlar, çok şükür maddiyata ihtiyaçları yoktur.
Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri, Siyasi Parti Başkanları; güçlünün değil güçsüzün biçarenin düğünlerinde boy boy gösterin, meclise, ülke dışına genişlemeyin, bu halkı düşünerek aile içi düğün teşviklerine teşvik edin ki düğünler kolaylaşsın...
Topluma yön veren imamlar; iki üç gün süren düğünler yerine iki üç saatlik mevlit, ezgi, ilahilerle bu topluma hayırlı icraatlarınız, gençlerin önlerini açan, sevenlerin hayatlarını kolaylaştıran hizmetleriniz olsun...
Sorumluluk aldığınız misyonun, görevin, vebalin hakkını verin. Yada!
Bu saatten sonra seven sevdiğini kaçırsın. Ortayı yumuşatmak adına da bozduğunuz gelenekleri düzeltme reklamında bulunmayın...
Selam ve dua ile...
