Hakkari için yapılan yol tartışmaları ve altyapı eksiklikleri bir kez daha gündeme gelirken, kentin yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunları eleştirilmeye devam ediyor. Uzun yıllardır beklenen yol, tünel ve viyadük projelerinin hayata geçirilmemesi, bölge halkında hayal kırıklığı yaratıyor.

Geçmişten bugüne aynı güzergâhın kullanıldığına dikkat çekilerek, yaklaşık yetmiş yıl önce müteahhit İsmail Yüzer ile yol çavuşu olarak görev yapan Halit İsmail Kahraman’ın kazma ve küreklerle başlattığı yol çalışmalarının hâlâ aynı noktada kaldığı ifade ediliyor. Aradan geçen onca zamana rağmen kalıcı bir çözüm üretilmemesi, sadece dönemsel müdahalelerle yetinilmesi eleştirilerin odağında yer alıyor.

Alternatif yol arayışlarının da yıllardır gündemde olduğu belirtilirken, Babilan, Xezekyan, Kotranıs ve Berçelan güzergâhlarının zaman zaman tartışıldığı ancak somut adımların atılmadığı vurgulanıyor. Özellikle Berçelan Yaylası üzerinden geçecek bir yol projesi konusunda farklı görüşler dile getiriliyor.

Berçelan Yaylası’nın korunması gerektiğine dikkat çeken değerlendirmelerde, bölgenin yalnızca bir ulaşım hattı değil; aynı zamanda Hakkari’nin doğal, kültürel ve ekolojik mirası olduğu ifade ediliyor. Yaylanın sulak yapısı, heyelan riski ve içme suyu kaynakları üzerindeki olası etkiler, doğrudan müdahalelere karşı temkinli olunması gerektiğini ortaya koyuyor.

Alternatif çözüm önerileri arasında viyadük, tünel ve çevre yolu projeleri öne çıkıyor. Bu kapsamda, Berçelan’ın doğrudan içine müdahale edilmeden; üzerinden geçilecek viyadükler, uzun tüneller veya çevresinden dolaşan yollarla ulaşımın sağlanabileceği dile getiriliyor. Ayrıca Sılehiyan hattı üzerinden alternatif güzergâhların daha önce fizibilite çalışmalarına konu olduğu, ancak uygulamaya geçirilmediği belirtiliyor.

Tartışmaların odağında ise iki temel yaklaşım bulunuyor: Bir yandan Hakkari’nin gelişimi için modern ulaşım projelerinin hayata geçirilmesi gerektiği savunulurken, diğer yandan bu projelerin doğaya zarar vermeden, kentin en önemli yaşam alanlarını koruyacak şekilde planlanması gerektiği vurgulanıyor.

Sonuç olarak, Hakkari’de yol ihtiyacının ertelenemez bir gerçek olduğu ifade edilirken; bu sürecin doğa, su kaynakları ve yayla kültürü gözetilerek yürütülmesi gerektiği yönündeki hassasiyet dikkat çekiyor