On üç yıl, iki Ankara heyeti ve boş bir faaliyet raporu sayfası. HATSO seçimine üç yazılık bakışın ilki: Tiryaki ne zaman uyanır, ne zaman susar?
HATSO Üçlemesi (1/3)
Karagöz perdesi beyazdır. Arkasında bir kandil yanar. Nareke öter, Hacivat çıkar, gazeline başlar. Söz uzar, perdeye gölgeler düşer. Karagöz henüz ortalıkta yoktur.
Hakkâri’nin de bir perdesi var. On üç yıldır aynı kandille yanıyor, aynı gazel okunuyor. 12 Kasım’da bu perdede bir seçim oynanacak. Bu oyunu üç akşam boyunca yazacağım.
Tarafımı baştan söyleyeyim: HATSO seçiminde Aytekin Karahanlı’yı destekliyorum. Onunla aynı fikir dünyasından gelmiyorum. Neden yine de onun yanında durduğumu cuma akşamı yazacağım. Hüküm sona kalsın. Önce on üç yılın defterini açalım.
Kahvenin köşesi
Karagöz perdesinin Tiryaki’si kahvenin köşesinde uyuklar. Söze başlar, sözün ortasında uykuya dalar. Uyandığında konuşmanın neresinde kaldığını bile hatırlamaz.
Hakkâri’nin Tiryaki’si biraz farklı. Her zaman uyumuyor. Ankara’da bir makam kapısı açıldığında ayakta. Önemli bir heyet geldiğinde ayakta. Fotoğraf makinesi kendisine döndüğünde ayakta.
Ama bir esnaf on üç yılın hesabını sorduğunda, kahvenin köşesinden ses gelmiyor.
Fark şu: Bizim Tiryaki ne zaman uyanacağını biliyor.
“Biz buraya hizmet için geldik”
31 Mayıs 2013'te HATSO’da devir teslim yapıldı. Ahmet Şen yaklaşık yirmi yıl oturduğu koltuğu Servet Taş’a bıraktı.
Hakkâri’ye valiler geldi, valiler gitti. Belediye başkanları değişti, yerlerine kayyumlar atandı. Şehrin siyasi ve idari hayatı defalarca değişti. Ticaret ve Sanayi Odası’nda ise otuz üç yılda yalnızca iki başkan vardı.
Servet Taş o gün kürsüde şunu söyledi: Biz buraya hizmet için geldik.
Göreve başladığı günlerde barış süreciyle birlikte sınır ticaretini canlandıracaklarını, esnafı askerî çarşıyla buluşturacaklarını anlattı. Barış süreci iki yıl sonra bitti. Askerî çarşı Hakkâri esnafının hayatına hiç girmedi.
Bir sonraki seçimde yedi meslek komitesinin yedisini aldı. Oda önünde destekçilerine yeni bir söz verdi: Çukurca’ya şube açılacaktı.
Çukurca’da bugün bir HATSO şubesi yok.
Hizmet için gelmişlerdi.
Aynı kapı, aynı dosya
21 Mayıs 2026'da Servet Taş, Ankara’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın makamındaydı. Heyetin götürdüğü dosyanın başında iki madde vardı: Hakkâri-Van alternatif karayolu ve Hakkâri-Şırnak yolu.
On üç yıllık bir başkanlığın sonunda Ankara’ya götürülen dosyanın ilk maddesi hâlâ yol.
Yolu oda yapmaz, biliyorum. Ama odanın üyeleri şunu bilmek zorunda: Bu yollar için on üç yılda hangi girişim yapıldı? Hangi kurumla görüşüldü? Hangi rapor hazırlandı? Hangi aşamaya gelindi? Ve neden on üç yıl sonra hâlâ aynı taleple aynı kapıya gidiliyor?
Haber, Servet Taş’ın Cevdet Yılmaz’a teşekkürüyle bitiyordu. On üç yılın sonunda esnafa sunulan şey bir hesap değil, bir teşekkür.
Bir soru
Ahmet Şen koltuğu devrederken kürsüde ilk söylediği şeylerden biri, yirmi yıllık başkanlığında maaş almadığıydı. Doğru ya da yanlış, en azından hesap verir gibi konuşmuştu.
Servet Taş’tan on üç yıldır böyle bir cümle duymadım. Soruyu açıkça soruyorum: On üç yılda başkanlık göreviniz nedeniyle ne kadar huzur hakkı aldınız? Temsil, ağırlama ve seyahatleriniz için oda bütçesinden toplam ne kadar harcandı?
Cevap uzun olmak zorunda değil. Rakamlar yeterli.
Tiryaki uyanırsa söyler.
Gazel
Bu soruların bir kısmını geçen yıl haziranda da sordum. İki yazı yazdım. İlkinde Servet Taş’ın emeğini teslim ettim, yenilenme zamanının geldiğini kimseyi kırmadan söyledim. İkincisinde faaliyet raporlarını, personel giderlerini, odanın taşınmazlarının akıbetini sordum.
Ne bir açıklama geldi ne bir yalanlama.
Perdenin önündeyse Hacivat gazelini okumaya devam etti. Hakkâri’nin Hacivat’ını (Hakan Taş) mayısta bu sütunda yazdım. Onun perdesinde Ankara yolculuklarını, makam ziyaretlerini, el sıkışmaları, teşekkürleri defalarca gördüm. Odanın hesabını soran tek bir satırına rastlamadım. Bizim perdenin Hacivat’ı soruyla değil, övgüyle meşgul.

Boş sayfalar
Cevap gelmeyince soruları odanın internet sitesine sordum.
Sitede “Faaliyet Raporları” diye bir sayfa var. Ad, boyut, tür ve tarih yazan bir tablo. Altında tek satır:
0 Klasör, 0 Dosya
“Meslek Komiteleri” sayfası boş. “Organizasyon Şeması” sayfası boş. Başkanın özgeçmişi yok. “Hizmet için geldik” diyen başkanın, on üç yıl sonra kendi odasının sitesindeki “Başkanın Mesajı” sayfası bile boş.
Haber arşivinde ilk kayıt Haziran 2017 tarihli. 2019'un son haberi ekimde. Bir sonraki haber Mart 2025'te. Arada beş yıl dört ay var. O yıllarda pandemi yaşandı. Bir genel seçim, bir yerel seçim yapıldı. Belediyeye kayyum atandı. Gençler otobüslerle batıya gitti. Odanın kamuya açık haber arşivinde o beş yıla ait tek bir kayıt görünmüyor.
2017, 2018 ve 2019'un haberleri yerinde duruyor. Sonraki beş yılın neden boş kaldığını oda açıklamak zorunda.
Son bir buçuk yılda ise haber bölümü birden canlandı. Ankara’ya giden heyetler, yurt dışı konferansları, bölge toplantıları. Tiryaki yine uyanmış. Fotoğraf çekiliyor.
Sandıkkâr
Karagöz ekibinde bir de sandıkkâr vardır. Tasvirlerin saklandığı sandığı o tutar. Oyun için tasvirleri hazırlar, sırası gelince hayalîye uzatır. Perdeye çıkmaz ama perdenin hafızası ondadır.
Odanın sitesindeki personel sayfasında yalnızca iki isim var. Biri ticaret sicili müdürü. Öteki, yıllardır odanın idari işlerini yürüten Genel Sekreter Fikret Keskin.
Bu yıl Ankara’ya giden iki heyete baktım. 21 Mayıs’ta Cevdet Yılmaz’ın makamında ve 1 Haziran’da Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran’ın makamında aynı üç isim var: Başkan Servet Taş, Genel Sekreter Fikret Keskin ve eşi, TOBB Hakkâri Kadın Girişimciler Kurulu ve Doğu Anadolu Bölge Başkanı Sevda Keskin.

Sorum kişilere değil, odaya: Hakkâri’yi Ankara’da temsil eden heyetler nasıl belirleniyor? Yedi yüzü aşkın seçmenin, sekiz meslek grubunun, onca komitenin bu heyetlerde söz hakkı ne?
Çarşamba akşamı sandığı açacağız. İçinden Tiryaki’ye çok benzeyen, ama yepyeni elbiseler giymiş bir tasvir çıkacak.
Karagöz nerede?
Hacivat gazelini bitirdi. Tiryaki yine kahvenin köşesinde. Sandıkkâr tasvirleri sandığa yerleştirdi.
Ama Karagöz henüz gitmedi.
On üç yıldır aidatını ödediği odanın kapısında duruyor. Sabah kepengini açan, akşam hesabını yapan, sonra kendi odasının sitesinde sıfır dosyayla karşılaşan esnaf. Elinde bir defter, dilinde tek bir soru:
Hizmet için geldiniz. Hangi hizmet?
Bu defa cevap bekleyen Karagöz değil. Cevap vermesi gereken Tiryaki.
Çarşamba akşamı: HATSO Üçlemesi (2/3) – Aynı Deriden Kesilmiş
