Hakkari kenti ülkemizde alternatif yolu olmayan tek il olduğunu söyleyebiliriz.

Çünkü kentin tek çıkış noktası Zapsuyu üzerindeki Depin köprüsüdür. 1960’lı yıllarda yapılan bu köprü hala Hakkari kentinin tek giriş ve çıkışının yapıldığı ana giriş noktası olup Allah muhafaza bu köprü yıkılırsa geçen ay Akçalı köyünde meydana gelen heyelan gibi kent onlarca gün trafik akışının sağlanamayacağı daha doğrusu dış dünya ile temasının kesileceği bir durumla karşı karşıya gelir.

Hakkari kenti yol ağının günlerce kapalı kalmasıyla kent halkı tam bir travma geçirdi.
zaten Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki 27’nci yılında ancak ülkenin ve dünyanın karayolu ağına katılacak yol açma çalışması nihayetlendi.

Yani Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kuruldu Hakkari kenti ancak 27 yıl sonra şehirlerarası karayolu ile Van iline bağlantılı açılarak ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri 27 yıllık bir gecikme ile sağlanması kentin ekonomik ve ticari hayatı ile eğitim hayatını çok ama çok olumsuz etkilemiştir.

Babam rahmetli gazeteci ve Hakkari Ticaret ve Sanayi Odasının kurucusu olarak bana daima şöylemiştir; ‘’ oğlum yol demek medeniyet demektir, yol demek aydınlanma demektir, yol demek insanların başka insanlarla kaynaşıp doğru bilgiyi ve dünya hakkında daha olumlu fikir sahibi olma, dış dünyadan gördüklerini ve duyduklarını kendi memleketinde uygulama şansı bulabilir. Eğer yolunuz geç gelmişse siz de her şeyi geç öğrenme bilgiye ve teknolojiye ulaşmada geç kalır ve akranlarınızdan maalesef geri kalırsınız’’ diyerek yolun önemine vurgu yapmıştı.

Çünkü kendisi ve okuduğu Diyarbakır Öğretmen Okulundaki Hakkarili arkadaşları Adil Erdoğan ve Cemil Çetin ile 6 yıl boyunca Hakkari-Van arasındaki güzergahta yol olmadığı için 3-4 gün boyunca katır sırtında Van iline kadar gidip gelmişlerdi ve yol sıkıntısını en iyi onlar biliyordu.

Okulun son sınıfında yol açma çalışmaları bitmiş ve Haziran ayında okullarının bitmesi ile Hakkari’ye dönüşte daha iki yıl öncesinde Başkale ilçesine kadar yapılan yol çalışması Hakkari ili sınırlarında başlamış en geç bir iki yılda Hakkari yolunun tek gidiş gelişli ve toprak da olsa yolunun açılacağı bilgisini kendilerine yolu açan Karayolları ekipleri tarafından öğrenmişlerdi.”

Öğretmen okulu mezunları üç arkadaş Van ilinin Başkale ilçesine geldiklerinde tekrar Hakkari yolunun açılıp açılmadığı hakkında ilçedeki Karayolları ekiplerinin bu gün Hakkari yolu açıldı cevabı ile büyük bir sevinç yaşadılar ve hemen kendilerini Hakkari’ye götürmek için Başkale ilçesi Kaymakamı ile görüşmeye gittiler.

Başkale Kaymakamı Hakkarili üç öğretmen adına kendisi ile görüşmek isteyen babam İbrahim Hatipoğlu’nu can kulağı ile dinleyerek onları onore eden ve memnun eden ‘’Hakkarili üç öğretmen için hemen aracımı hazırlayın ve Hakkari’ye götürün ‘’ talimatını vererek onları öğretmenlere verilen değeri ve özeni göstererek aracıyla bir öğleden sonra Hakkari iline göndermiştir.

Şimdi düşünün ülkemizin kuruluşu 1923 Hakkari kentinin ulusal yol ağına katılım tarihi ise 1950.

Aradan koskoca 27 yıl geçmiş, halen Hakkari şehir merkezi ile ilçelerinin yol güzergahı 1950’li yıllardan kalma, bugünkü özellik yollarımız asfalt. Lakin hala tek gidiş ve gelişli ve alternatif yolumuz hala yok.

Cumhuriyetin 100 ncü yılını devireli 3 yıl oldu ülkemizin her ili duble yollar ve otobanlar ile ulaşım daha sağlam ve güvenli sağlanırken maalesef Hakkari’mize duble yolu bile çok görüp ne duble yol yapıldı ne de alternatif bir yol yapıldı il ve ilçelerimize 25 yıllık iktidar partisince.

Üstelik 2002 yılı seçimlerinde ilk seçim konuşmasını ve mitingini Hakkari’de yaparken ‘’Ülkeyi bir baştan öbür başa duble yollarla döşeteceğiz ve ilk kazmayı da Hakkari’den başlatacağız’’ diyen iktidar sahipleri bu sözünü çeyrek asırdır maalesef yerine getirmedi, her nedense getiremedi.

En son bu yılın Nisan ayının 13 nde heyelanlı bir bölge olan Akçalı köyünde yapılan Çöp depolama alanının yağan yağışlardan dolayı toprağa yaptığı baskı neticesinde meydana gelen heyelanda Hakkari yolu 10 gün süre ile kapanmış, Hakkari halkının dış dünya ile teması büyük ölçüde kısıtlanmış insanlarımız mağdur olmuş.

Bu konuda iktidarın yerel yöneticileri tepkileri dile getiren Hakkarili STK’ları ve siyasileri anlamsız bir şekilde eleştirmesini de anlamış değiliz.

Yani kimse eleştiri yapmasın kimse konuşmasın ilin sıkıntıları hakkında. Bilakis herkes ses versin, herkes konuşsun ki doğrular bulunsun kentimizin ve ülkemizin sorunları bir bir çözülsün.

Bir de düşünün Allah korusun bir de deprem olsaydı halimiz ne olacaktı. Düşünmek bile istemiyorum.

Hakkari Van arası alternatif yolu şimdi Nisan/2026 ayında meydana gelen heyelanla daha bir aciliyet kazanmış yöredeki STK’lar ve uzmanların büyük ekseriyeti bu yol güzergahının Berçelan yaylasından geçmesini dile getiriyorlar.

Hem mesafenin kısalması hem de bu yolda yapılacak bir veya bir kaç viyadük ile kar tünellerinin yapılarak yolun trafik güvenliğinin daha çok sağlam olacağı görüşünü ileri sürüyorlar.

Özellikle de Berçelan yaylasından geçecek yolun yaylanın doğasını tahrip etmeden yapılmasını gerekli görüyoruz.

Ötesinde Zap suyu kenarındaki şu an trafiğe açık olan yolun yapılacak barajlar neticesinde yönünün değişeceği bu nedenle Hakkari Van karayolu bağlantı yolunun berçelan yaylası üzerinden sağlanması elzem görülsede Yüksekova Şemdinli ve Çukurca yollarımıza da yeni bir düzenleme ve yeni yol güzergahlarının acil tespiti çok ivedi bir şekilde yapılması da zorunlu olduğunu düşünüyorum.

Bir de yukarıda değindiğim gibi Zap suyu üzerinde geçen yıl barajların yapımına başlanacağı söylenmişti yine iktidar partisi cenahından basın mensuplarına ve kamuoyuna.

Fakat hala bir faaliyetin olmadığı barajlarla ilgili bir gelişmenin yaşanmamasını üzülerek belirtmek istiyorum.

İktidarın kentimize Ankara’dan ne kadar uzak olsak bile gönülden uzak olduğumuzu hissetmemiz duygusunu bize hatırlatmalarını istemiyoruz.
Kendilerine Anayasso şiirini hatırlatmak istemiyoruz 70 yıl sonra..!