Hakkari Sivil Toplum Kurumları Platformu, geçtiğimiz gün Derecik’e bağlı Anadağ köyü Düve mezrasına giderek incelemelerde bulundu. X-Ray cihazının kurulması ile gündeme gelen köyde, heyetin mezraya girişi güvenlik gerekçesi ile engellendi. 

Burada basın açıklaması düzenleyen STK heyeti, yaptıkları görüşme ve incelemelerin detaylarını rapor haline getirerek basın ile paylaştı. 

STK Platformu’nun raporu şu şekilde:  “1 Mart 2024 Cuma günü, Hakkari ili Derecik ilçesinin Anadağ köyüne bağlı Düve mezrasına geçmek isteyen vatandaşların, Askeri yetkililer tarafından konulan X-RAY cihazlarından geçirilmek suretiyle aramaya maruz kaldıkları ve kimliklerine el konulduğu yönünde bilgiler basına yansımıştır.

Hakkari Sivil Toplum Kurumları Platformu olarak basına yansıyan bu olayla ilgili bir ön değerlendirme yapılarak bölgede inceleme yapmak üzere bir araştırma heyet görevlendirilmiştir. Heyetimiz 3 Mart 2024 tarihinde bir çalışma yapmış olup yapılan çalışma neticesinde işbu rapor hazırlanmıştır.
 
METOD
 
Hakkari Sivil Toplum Kurumları Platformu adına temsilen, Hakkari Barosu Başkanı Av. Ergün CANAN, İHD Hakkari Eş Başkanı Sibel ÇAPRAZ , ÖHD Yönetim Kurulu Üyesi Av. Delil YAŞAR, Hakkari ESOB Başkanı Muharrem TEKİN, KESK ve DİSK Temsilcisi Serdar İKE, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Ali YİĞİT, EN-GENÇ-DER Başkanı Yavuz AYDOĞDU rapor için araştırma heyeti olarak olay yerine gidilmiştir. Heyet, basına yansıyan olayı detaylı bir şekilde araştırmak ve olay ile alakalı resmi kurumlardan bilgi almak üzere Hakkari ili Derecik ilçesinin Anadağ köyüne gitmiştir. Burada olay ile ilgili askeri yetkililer ve köy sakinleriyle görüşüldükten sonra olaya ilişkin gözlemler yapılmış ve elde edilen bilgiler doğrultusunda ile işbu rapor hazırlanmıştır.

SAHADA YAPILAN ÇALIŞMALAR
 
Sahada araştırma yapmak adına 3 Mart tarihinde Hakkari ili Derecik ilçesinin Anadağ köyünde bulunan heyetimiz, öncelikle Düve mezrasına bulunan ve bahse konu olay ile alakalı işlemleri yürüten İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı kontrol noktasına gitmiştir. Burada olaya ilişkin gözlemlerde bulunan heyetimiz ayrıca kolluk kuvvetlerinden de olay hakkında bilgi almıştır.

Heyetimiz daha detaylı bir araştırma yapmak amacıyla Düve Mezrasında ikamet eden köy sakinleri ile de bir görüşme yapmak için köye gitmek istemiş ancak ilgili kolluk görevlileri bölgenin askeri güvenlik bölgesi olduğunu ve sadece izinli kişilerin bu köye gidebileceklerini belirterek heyetimizin köye girişini engellemiştir.

Anadağ Köyü ile Düve Mezrası arasında, derinliği yaklaşık 6-7 metre ve genişliği yaklaşık 12-15 metre olan bütün köy sınırı boyunca, askeri yetkililer tarafından kazılmış bir hendek olduğu ve bu hendeğin köy ve mezrayı ayırmak için kazıldığı gözlemlenmiştir.

Hakkari'de bursluluk sınavına 8 bin 743 öğrenci katıldı Hakkari'de bursluluk sınavına 8 bin 743 öğrenci katıldı

Heyetimiz olay mahallinde bulunduğu esnada, Düve mezrasına gitmek üzere yola çıkan ve içerisinde iki çocuk bir kadın ve iki erkek yolcunun bulunduğu transit marka aracın kontrol noktasından geçerken basında yer alan X-RAY uygulaması aramasına maruz kaldıkları ve çocukların dahi X-RAY cihazından geçirilmek suretiyle geçişlerine izin verildiğine tanık olduk.
Bu uygulamanın başta Anayasa olmak üzere iç hukuk normlarına aykırı olduğunu  ve bu uygulamadan  derhal vazgeçilmesi gerektiğine yönelik ifadelerde bulunuldu.
 
HEYETİMİZ TARAFINDAN ELDE EDİLEN BİLGİLER
 
1 Mart 2024 tarihinde yazılı ve görsel medya haber sitelerinden yansıyan olayın aynısına 3 Mart günü bizzat şahit olunmuş ve bu uygulamanın Nisan 2022 tarihinden beri devam ettiği konusunda bilgi sahibi olunmuştur. Aile fertleri Düve mezrasında bulunan Anadağ sakinleriyle görüşülmüş ve aşağıda detaylı bir şekilde izah edeceğimiz olaylar hakkında heyetimiz bilgilendirilmiş ve belirli tespitler yapılmıştır.

1996 yılında boşaltılan Düve köyüne 2010 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi (KDRP) ile birlikte köy sakinleri tekrar köylerine geri dönmüşlerdir. KDRP kapsamında yol, su, elektrik, kanalizasyon ve vb. altyapı çalışmalarının yapılacağı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabilmesi için köy sakinlerine ücret ödemesi yapılmış ve yapılan çalışmalar neticesinde 2014 yılında başında geri dönüş yapan 20 kadar aile yaşamlarını Düve mezrasında devam ettirmişlerdir. Ancak 2018 Yılına gelindiğinde çıkarılan Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle Düve mezrasının bulunduğu bölgeyi de kapsayacak şekilde bu bölge askeri yasaklı bölge olarak belirlenmiş ve köye girişler ve çıkışlar çeşitli yöntemlerle engellenmiştir. Bu durum, vatandaşların mülkiyet ve yaşam haklarının ihlal edildiği tespit edilmiştir. Düve Köyü halkının temel hizmetlere erişimi noktasında yol, su, elektrik vb. gibi sorunlarının olduğu konusunda KDRP projesi kapsamında elektrik direkleri yerleştirilmiş olduğu görülmüş ancak enerji akışını sağlayacak materyallerin direklerde bulunmadığı tespit edilmiştir.

Düve köyüne gitmek isteyen vatandaşların izin almaları gerektiği ancak iznin tamamen keyfi muamele ile verildiği, aynı aile bireylerinden bir kardeşe izin verilip bir kardeşe izin verilmediği, Düve mezrasında yaşayan aile fertlerini ziyaret etmek isteyen aynı aile üyelerine sadece dini bayramlarda izin verilmiştir. Vatandaşa reva görülen bu hukuk dışı uygulamanın hiçbir hukuki gerekçesinin olmadığı tespiti yapılmıştır.
Köyün temel geçim kaynağının hayvancılık olduğu, ancak köyde su kaynaklarının kısıtlı olduğu ve köyün su kaynağı olan Hacıbey çayının da askeri yasaklı bölge kapsamında olduğundan vatandaşların bu su kaynağından faydalanamadığı bu nedenle köyde yaşayan vatandaşların hayvanlarını satmak zorunda kaldığı tespit edilmiştir.

Düve mezrasında öğrencilerin olduğu ve bu öğrencilerin taşımalı olarak her gün mezradan ayrılmak zorunda kaldıkları ve öğrencilerin askeri kontrol noktasından her geçişlerinde X-RAY cihazından geçirilmek suretiyle aramaya maruz kaldıkları ancak öğrencilerin geçişlerine az da olsa kolaylık sağladıkları tarafımıza iletilmiştir.
 
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME :

Hakkari ili Derecik ilçesinin Anadağ Köyü Düve Mezrası 20-30 tane hanenin bulunduğu 150-200 kişinin ikamet ettiği, Türkiye Cumhuriyetine bağlı bir köy mezrasıdır. Burada yaşayan vatandaşlarımızın köye her giriş-çıkışlarında askeri kontrol noktasında X-RAY cihazlarından geçirilmek suretiyle aramaya maruz kalmaları ve kimliklerine el konulması, gayriinsani uygulamaya maruz kalmaları ciddi mağduriyetlere sebep olmaktadır. Bu uygulama, Vatandaşların yaşam hakkının ihlal edilmesi, öğrencilerin eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi, hasta ve yaşlı insanların sağlığa erişim hakkının engellenmesi, yapılan uygulama ve arama sonucunda insanların vücut bütünlüğü dokunulmazlığının ihlali gibi hak ihlalleri Anayasaya aykırılık teşkil etmektedir. Burada yaşayan insanların Anayasaca koruma altına alınan yaşam hakları ciddi bir mağduriyete sebep olmaktadır. Bu uygulama Anayasa 17.md.”Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. “ ve Anayasa MADDE 23-“ Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.” maddelerinden de anlaşılacağı üzere açık hak ihlallerine sebep olmaktadır. Yaşam hakkı Türkiye Cumhuriyetinin de taraf olduğu AİSH M. 2’de öngörülen Devletin Yükümlülükleri başlıklı 2. Maddesinde de:” Yaşama hakkı, 1. Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.  şeklinde düzenlenmiştir. Bu uygulama vatandaşların yasal tüm haklarını ciddi bir şekilde ihlal etmektedir.

​Unutulmaması gerekir ki rapora konu olay, sınır illerinde yaşanan olaylardan sadece biridir. Aynı olayların yaşanmaması ancak ve ancak gerekli önlemlerin alınması ve elzem çalışmaların yapılması ile mümkündür. Aksi takdirde bölgede yaşanan hak ihlalleri her geçen gün daha da artarak devam edecektir. Hukuka aykırı bu durumun bir an evvel ortadan kaldırılması için yetkililere bir kez daha seslenerek mevcut uygulamaya son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.”