İnsan Hakları Derneği (İHD), cezalarını tamamlayan ve şartlı tahliyeye hak kazanan tutukluların haklarında düzenlenen raporlarla, belirtilen tarihte serbest bırakılmaları ve hapishanelerdeki İdare ve Gözlem Kurulları tarafından düzenlenen olumsuz “iyi hal” raporları doğrultusunda tahliye edilmemelerine dikkat çekmek için tüm şubelerinde eş zamanlı basın açıklaması düzenledi. Açıklamada İdare ve gözlem kurulları raporların keyfi düzenlemelerle yapıldığına vurgu yapılarak tutsakların hakları ihlal edildiğini belirtti.

RELATED VİDEO
Play Video
Basın açıklamasından önce İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, mahpuslar hakkında düzenlenen olumsuz ‘iyi hal’ raporlarıyla, kişilerin umut ve özgürlük hakkının ihlal edildiğini belirtti.

‘İYİ HAL’ DEĞERLENDİRMESİNİN UYGULAMASI YÖNETMELİKTE NASIL YER ALIYOR?

Basın açıklamasını İHD Hapishane Komisyonu’ndan Avukat Davut Arslan okudu. Arslan, ilgili kanunun 89’ uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iyi hâl değerlendirmesi yapacak olan kurulda Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği Cumhuriyet savcısı başkanlık edeceği yönünde karar alındığı ifade etti.


Avukat Arslan, söz konusu kurulda; kurum müdürü, gözlem ve sınıflandırmadan sorumlu ikinci müdür, idare memuru, cezaevi tabibi, psikiyatrist, bir psikolog ve Psiko-Sosyal yardım servisinde görevli diğer unvandan bir personel, öğretmen, infaz ve koruma baş memuru ile kurum müdürü tarafından teknik personel arasından seçilen bir görevlinin yer alması gerektiğinin bilgisini paylaştı.

‘UYGULAMA ANAYASAYA VE AİHM’E AYKIRIDIR’

Arslan’ın 2021 yılında yönetmelikle yürürlüğe sokulan uygulamanın Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirterek, Danıştay’a “Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirmesine Dair Yönetmelik” hakkında yürütmenin durdurulması talebiyle açtıkları iptal davasında mahkeme tarafından henüz bir karar verilmediği bilgisini de paylaştı. Açıklamadan öne çıkanlar ise şöyle:

‘ŞARTLI TAHLİYE HAKKI ENGELLENEN AĞIR HASTA TUTUKLU ÖLDÜ’

“Derneğimize İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliyeleri engellenen mahpuslar, avukatları ve aileleri tarafından çok yoğun başvurular yapılmaktadır. İHD olarak tespit edebildiğimiz kadarıyla ilgili yönetmeliğin uygulanmaya başlandığı 2021 yılının başından bu yana en az 313 mahpusun tahliyesi birden fazla kez 6’şar ay ve 3’er aylık periyotlarla engellenmiş hatta bu mahpus grubunu içerisinde bulunan bazı mahpusların tahliyeleri engellenmeye devam edilmektedir. Yine tespit edebildiğimiz kadarıyla bu mahpuslardan 48’i bir veya birkaç kez infaz uzatma kararı akabinde tahliye edilmiştir. Yine tahliyesi engellenen mahpusların 88’inin hasta mahpus listemizde olduğunu 42’sinin ise ağır hasta mahpus statüsünde olduğunu vurgulamak isteriz. Yönetmeliğin uygulanmaya başladığı yıl ilk şartlı tahliye engellenen ağır hasta mahpuslardan olan Hayrettin Yılmaz ne yazık ki hastalıklarından kaynaklı olarak hapishanede yaşamını kaybetmiştir.”

6 Günlük Tatilin Kara Bilançosu: 46 kişi Hayatını Kaybetti, 7 bin 683 Yaralı 6 Günlük Tatilin Kara Bilançosu: 46 kişi Hayatını Kaybetti, 7 bin 683 Yaralı

‘KİŞİLERİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DOĞRUDAN ETKİLEYEN BİR KARAR’

Davut Arslan, yönetmelik doğrultusunda kurulan kurulların tutuklular hakkında iyi halli olup olmadıklarına dair değerlendirmede bulunduklarını, tutukluların koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik haklarından yararlanıp yararlanmayacakları hakkında da karar verdiklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İçlerinde yalnızca hapishane savcısı dışında hukukçu kimsenin olmadığı, mahpusların tahliye edilip edilmeyeceğine karar veren ve paralel bir mahkeme gibi hareket eden bu kurullar hukuki değildir. Çoğu mahpus hakkında tahliye tarihlerine kadar iyi halli iken tahliye tarihinden hemen önce yapılan değerlendirmede ‘iyi halli değildir’ şeklinde karar verilerek, kişi özgürlüğü ve güvenliğini doğrudan etkileyen ‘iyi halli’ kavramı bu haliyle hapishane yetkililerinin keyfi kararlarına bırakılmış durumdadır. Mahpusların kendileri ve avukatları tarafından bu kararlara yapılan itirazlar da sonuç vermemekte, mahpusların tahliyeleri uzun zamana yayılmaktadır. İdare ve Gözlem Kurullarında görev alanlara yönetmelik gereği her toplantıda ‘huzur hakkı’ ödendiği için, yönetmelik değişikliğiyle beraber özellikle siyasi mahpusların tahliyelerinin aylarca hatta yıllarca önlenmesinin nedenlerinden birinin de ‘ekonomik fayda’ olduğu şüphesi uyandırmaktadır.”

‘UYGULAMA YÜRÜTMELİĞE GİRMEDEN ÖNCE VERİLEN CEZALAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULUYOR’

İHD Hapishane Komisyonu Üyesi Arslan, İdare ve Gözlem Kurulunun tutuklularla ilgili değerlendirmelerinde yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce aldıkları disiplin cezalarını da gerekçe gösterdiğini belirterek ‘iyi halde’ olmadıkları doğrultusunda aldıkları kararların da hukuka aykırı olduğuna vurgu yaparak ‘geçmişe yürüme yasağı’ ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.

KURUL KARARLARINDA SİYASİ SAİKLER

Arslan, İdare ve Gözlem kurulları tutukluların iyi halli olup olmadığına karar verirken soyut ve sübjektif yorumlarda bulunmakta, siyasi mahpuslardan da pişman olduklarına dair beyan istediklerine dikkat çekti “Bu kararlardan kaynaklı olarak yüzlerce politik mahpus denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme haklarından mahrum bırakılmaktadır” dedi.

İHD’DEN ‘İDARE VE GÖZLEM KURULLARI KALDIRILSIN’ ÇAĞRISI

İHD adına açıklamayı okuyan Avukat Davut Arslan, son olarak tutukluların tahliyelerinin engellenmesiyle, umut hakkının ortadan kaldırdığını, tutuklularla birlikte ailelerini olumsuz etkilediği ifade etti ve söz konusu uygulamadan oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için İdare ve Gözlem Kurullarının iptal edilmesini, tahliye şartları oluşan tutukluların bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulundu.