Türkiye'de bulunan 188 üniversiteden her sene on binlerce öğrenci mezun oluyor.

Bu mezunların bazıları, hayallerine ulaşıp iyi yerlere gelirken, bir kısmı da iş bulamadığı için okuduğu bölümden alakasız işlerde çalışmak zorunda kalıyor. TÜİK'in açıkladığı son işgücü istatistiklerine göre, yükseköğretim mezunları arasında işsizlik oranı yüzde 11,3 olmuştu.

Buna göre geçen yıl 1 milyon 79 bin üniversite mezunu işsiz kaldı. Yükseköğretim mezunu işsizlerin oranı, yüzde 10,4 olan genel işsizlik oranının da üstünde bulunuyor.

Durum böyle olunca üniversite mezunları iş ayıramıyor ve eğitimini aldıkları bölümle alakasız işlerde çalışıyor. Özellikle market sektöründeki çalışanların büyük çoğunluğunun lisans bölümlerinden mezun olmuş olması, üniversite okumayı düşünen gençler arasında büyük bir gelecek kaygısına yol açıyor.

“Çalıştığım Mağazadaki Çoğu Arkadaşım Benim Gibi Lisans Mezunu”

Yıllarını okumaya verdikten sonra, emeğinin karşılığını alamadığını düşünen gençler, özellikle işe alımlarda yapılan yanlış uygulamalar yüzünden kendi alanlarında iş bulamadıklarını söylüyorlar.

Okuduğu bölümden alakasız bir iş yapan gençlerden Çağla’da hayallerine ulaşamayanlardan. Necmettin Erbakan Üniversitesi lojistik bölümü lisans öğrencisi ve İstanbul Üniversitesi çocuk gelişimi bölümü mezunu olduğunu aktaran Çağla E. kurumsal bir markette çalışmak zorunda kaldığının altını çizerek, “Çocuklarla iyi anlaştığım için bu bölümü seçtim. Yıllarca bunun üzerine eğitimler aldım ama maalesef geldiğim noktada çocuklarla hiç alakası olmayan bir işte çalışıyorum. Bu, sadece benimle sınırlı olan bir durum değil, çalıştığım mağazadaki çoğu arkadaşım benim gibi lisans mezunu, bu gerçekten içler acısı bir durum. Yıllarca emek verdiğiniz, hayalini kurduğunuz işin dışında başka bir işte çalışmak, emeklerinizin karşılığını alamamak oldukça üzücü. Bu durum sadece bizleri etkilemiyor, hem çocuğunu okutmayı düşünen aileleri hem de üniversitelere gitmek isteyen gençleri etkiliyor. İnsanlar, nasılsa üniversite okusa bile, markette çalışmak zorunda kalacak düşüncesiyle okumaktan vazgeçiyor. İnşallah işe alımlarda daha fazla hakkaniyetli davranılır, daha fazla iş alanı oluşturulur da mümkün olduğu kadar fazla kişi hayalini kurduğu işte çalışır” dedi.

Çocuklar İçin Dijital Tehlike: Sosyal Medya Çocuklar İçin Dijital Tehlike: Sosyal Medya

“Onca Sene Okudun Markette Çalışıyorsun Diyorlar”

Emek verdiği alanda iş bulamayıp, marketlerde çalışmak zorunda kalan bir diğer üniversite mezunu da Aleyna B. İşletme bölümünü okuyan Aleyna’da insanların okumaya olan inançlarının gün geçtikçe azaldığını düşünenlerden.

Marketlerde çalışanların büyük çoğunluğunun eğitimli kesim olduğunu vurgulayan Aleyna B. sözlerini şöyle sürdürdü: “Buraya girişte geçici olarak çalışır, iş bulur çıkarım düşüncesiyle girdim 3 yıl oldu çalışmaya devam ediyorum. Bundan önce de farklı bir zincir markette çalışmıştım açıkçası şartlar çok değişmiyor, hepsi aynı diyebilirim. Her açıdan çalışanları etkileyen bir durum var marketlerde, sosyal yaşantınız olmuyor, giriş-çıkış saatiniz değişebiliyor hemen her işi yapıyorsunuz. Tatil gününüz belli olmuyor kendinizi ona göre ayarlayamıyor sunuz, işinizi halledemiyorsunuz. Üstüne müşterilerin davranışları sizi tümden yoruyor, aileden veya çevreden sizi anlamayan, “Onca sene okudun markette çalışıyorsun” diyenler oluyor mental olarak yorup yıpratıyor bu durumda. Durum böyle olunca okumayı düşünen yada okuyan insanlarda vazgeçiyor okumaktan. Herkesin hayalini kurduğu emeğini verdiği işte çalışması ümidiyle.”

“Herkes Hayalini Kurduğu ve Okuduğu Alandaki İşi Yapmak İster”

İstanbul'da yaşayan Tuğba Ö. de okuduğu alanda iş bulamadığı için kurumsal bir markette çalışmak zorunda kalmış.

Erzincan üniversitesi büro yönetimi ve yönetici asistanlığı bölümünden mezun olan Tuğba, iş bulma sürecinde büyük sıkıntılar çektiğini ifade ederek, “Yaşadığımız sıkıntıların temelinde işverenin ucuz iş gücü, çalışanın ise geçimine yetecek ölçüde para istemesi ve bu durumun işverenin işine gelmemesi yatıyor. Herkes kendi işini yapmak ister, hayalini kurduğu ve okuduğu alandaki işi yapmak ister buda gerçekten çok zor. Yani kendi işinizi yapmanız için devlet destekli bazı girişimler oluyor ama buda yeterli olmuyor çünkü verilen destekleri hayata geçirmeniz için bile biraz sermayenizin olması gerekiyor. Kadın olunca bu durum daha da zor oluyor ve asla çalışmam dediğiniz işlerde bile çalışmak zorunda kalabiliyorsunuz. Süreç bu, maalesef gelinen nokta da mecbur kaldığım için başka işlerde çalışmak zorunda kaldım, market sektörü de bunlardan biri inşallah birgün kendi işimizi yapmamız temennisiyle” şeklinde konuştu.

Özel Haber: Azat Özkahraman