Hakkari yöresel yemekleri Van’da sergileniyor Hakkari yöresel yemekleri Van’da sergileniyor

Dijitalleşme gün geçtikçe yaygınlaşırken, ebeveynler çocuklarını dijital dünyanın olumsuzluklarından korumanın yollarını arıyor. TÜİK verilerine göre internet kullanımı, 6-15 yaş grubundaki çocuklar için 2013 yılında %50,8 iken bu oran günümüzde %82,7 oldu. İnternet kullanımı cinsiyete göre incelendiğinde; 2013 yılında %53,7 olan erkek çocukların İnternet kullanım oranının son verilere göre %83,9'a, 2013 yılında %47,8 olan kız çocuklarının İnternet kullanım oranının ise %81,5'e yükseldiği görüldü. Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini ve ailelerin ne yapması gerektiği konusunu görüştüğümüz Psikolog ve Aile Danışmanı Hacer Güneş Cılız, ailelere tavsiyelerde bulundu.

“Medya Araçları Gençlere Sosyalleşme ve İletişim Kurma İmkânı Vermektedir”

Psikolog ve Aile Danışmanı Hacer Güneş Cılız, Girne Amerikan Üniversitesi'nde İngilizce Psikoloji okumuş, ardından eğitimine Üsküdar Üniversitesi'nde devam ederek, 2020 yılında mezun olmuştur. Özel bir kanalda psikoloji ve medya üzerine bir program yapan Güneş, çocuklar üzerine çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Teknolojinin ilerlemesinin, yetişkinlerden küçük çocuklara kadar, her yaş grubunda dijital medya kullanımını artırdığını aktaran Güneş, Teknolojiyle büyüyen günümüz çocuklarının, dünyayı cep telefonu, tablet ve internet aracılığıyla tanıdığının altını çizerek, “Geleneksel çocuklardan farklı olarak, günlük aktivitelerini, sosyal ilişki kurmayı, oynadığı oyunları ve eğlenmeyi dijital ortamlarda gerçekleştirmektedirler. Bu durum çocuklar üzerinde çeşitli olumlu ve olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Teknoloji dünyasından etkilenmek, medyanın kullanım şekli ve sıklığına bağlı olarak değişmektedir. Ayrıca dijital medya araçları üzerinden uzaktan eğitimler verilebilmektedir. Çevrimiçi eğitim, öğrencilere sınıflara göre daha rahat bir ortam sağladığı için kendisini ifade etmekte güçlük çeken öğrencilerin derse katılımını artırmaktadır. Bunların yanı sıra, medya araçları gençlere sosyalleşme ve iletişim kurma imkânı vermektedir” dedi.

Whatsapp Image 2024 04 20 At 15.51.41 860X505

“Sosyal Medya Çocuklara İstemediği Davranışları Yapmak Zorunda Bırakabilir”

Medya araçlarının yararlarının yanında, birden fazla zararlı yönünün de olduğunu aktaran Güneş, “Medya araçları, bilinçli, doğru ve gerektirdiği kadar kullanılmazsa her yaş üzerinde birçok zararlı durum ortaya çıkarmaktadır. Özellikle çocuklar üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Mesela, Medya kullanımı uykuyu etkileyebilir. Medya araçlarına uzun süre maruz kalmak; uykusuzluğu tetikleyebilir, uyku kalitesini ve uyku süresini olumsuz etkileyebilir. Özellikle yatak odasında televizyon ve diğer medya araçları olan çocukların uzun süreli mavi ışığa maruz kalması sonucunda çeşitli uyku problemleri ortaya çıkabilmektedir. Televizyon, film, video veya bilgisayar oyunlarında şiddet içeren görüntülerden etkilenen çocuklar, benzer durumları gerçek hayatta kendi sosyal çevresine de uyarlayabilmektedir. Özellikle sık sık savaş, kavga ve öldürme oyunları oynayan çocuklar diğer çocuklara göre şiddete daha eğilimli olup kendini koruma yöntemi olarak ilk önce saldırganlığı tercih edebilir buda çocuklarda davranış bozukluğuna yol açabilir. Bunların yanında, aşırı ekran kullanımı ve yatak odasında televizyon bulundurulması obezite riskini artırabilir. Ekran karşısında uzun zaman geçirmeye bağlı ortaya çıkan fiziksel hareketsizlik ve abur cubur tüketiminin fazla olması sonucunda obezite riski artmaktadır. Çocuk ve ergenlerin sosyal medya ortamlarında paylaştıkları riskli görüntüler ve videolar, çocukların olumsuz anlamda birbirinden etkilenmesine sebep olabilmektedir. Çocuklar ve gençler medya araçları üzerinden kimi zaman kendi istekleriyle kimi zamanda başkalarının ısrarı ve zorlamaları üzerine çıplak veya yarı çıplak görüntülerini paylaşabilmekte ve müstehcen metin mesajları gönderebilmektedirler. Bunların sonucunda zaman zaman çocuklar bu görüntü ve mesajlarla tehdit edilip siber zorbalığa maruz kalabilmekte ve istemediği davranışları yapmak zorunda kalabilmektedirler.

“Ebeveynlerin Görevlerinden Biri De Çocukları Medyanın Olumsuz Etkisinden Korumaktır”

Medya araçlarının zararlı kullanımını engellemek için ailelere tavsiyelerde bulunan Güneş, çocukların ekran başında geçirilen sürelerinin sınırlandırılması ve sürekli takip edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Hiç şüphesiz çocukları psikolojik ve sosyal olarak sağlıklı yetiştirmek ailenin en büyük görevidir. Çocukların yeme, içme, uyuma ve temizlik ihtiyaçları karşılanırken onların duygusal ve sosyal ihtiyaçları da unutulmamalıdır. Aile bireyleri bunlardan da sorumlu olmalı ve gerekli tedbirleri almalıdır. Ebeveynlerin görevlerinden biri de çocukları medyanın olumsuz etkisinden korumaktır. Günümüzde bu artık bir zorunluluk haline gelmiştir. O nedenle; ailelerin ekran karşısında geçirilen saati 1-2 saat arasında sınırlandırması, hatta 2 yaşından küçüklere hiç TV seyrettirilmemesi, cep telefonu ya da oyun konsollarıyla oynatılmaması, TV seti, bilgisayar gibi elektronik araçların yatak odasının dışında tutulması, çocukların gezdiği sayfaların kontrol edilmesi gerekmektedir. Çocukların yalnız değil, aile ile birlikte TV, film seyretmesi ve internet kullanımının beraber yapılması daha sonra bunu bir tartışma ile bitirerek, öğretim yöntemi olarak kullanılması tavsiye edilmektedir. Ebeveynlerin aktif ebeveynlik yaparak, kesin “yemek saati”, “yatma saati” ve “medya kullanım saati” planları yapması, cep telefonu kullanımı, mesaj gönderme, internet, sosyal medya kullanımı konularında mantıklı ve kesin kurallarının olması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2024 04 20 At 16.34.28 860X505

“Okullarda Medya Eğitimi Zorunlu Ders Olarak Verilmeli”

Tüm bunların yanı sıra okullarda da çeşitli çalışmalar yapılması gerektiğini dile getiren Güneş, özellikle medya alanında derslerin verilmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerikan Pediatri Derneği (American Academy of Pediatrics) 2013 yılındaki “Çocuk, Ergen ve Medya” başlıklı bildirisinde, okullar için de bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlar şöyle sıralanabilir. Ekip çalışması ve işbirliği yapılarak (okul-öğretmen-veli) veliler eğitilmeli, okulların tavsiye ettiği önerilere veliler evde uyarak bir tutarlılık sağlanmalıdır. Okul sahiplerinin, mütevelli heyetlerinin ve okul yöneticilerinin medyanın yıkıcı etkileri hakkında eğitilmesi; medya eğitiminin herkesi kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması; dersler ve ödevler verilirken yenilikçi ve yararlı medya kullanımını teşvik edilmesi; öğretmen veli okul-aile birliği aracılığı ile aile rehberliğini arttırılması; yaşa uygun programların belirlenerek velilerle paylaşılması; öğrencilerin gereksiz ve zararlı web sayfalarına girmelerinin engellenmesi gibi konularda okullar öncülük ve liderlik edebilirler. Okullarda Medya Eğitimi zorunlu ders olarak verilmeli ve bu dersleri vermek için alanında uzman kişiler görevlendirilmelidir.”

Özel Haber : AZAT ÖZKAHRAMAN