Özgür Özel'in buğday mitinginde: Kasket giydi, traktöre bindi Özgür Özel'in buğday mitinginde: Kasket giydi, traktöre bindi

14 ve 28 Mayıs seçim sürecine giderken yeni Anayasa tartışmalarını bir kez daha gündeme getiren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Seçimlerin ardından bu konuyu hem milletimizin hem meclisimizin gündemine taşıyacağız" diyerek, seçim sonrasına işaret etti. Kadın kazanımlarını hedef alan ve kadınların kılık kıyafetini düzenlemeyi de içeren yeni Anayasa tartışmalarına dair Demokrasi İçin Birlik (DİB) Koordinasyon Kurulu üyesi Ayşegül Devecioğlu değerlendirmelerde bulundu.

Mevcut Anayasayı “tekçi” olarak nitelendiren Devecioğlu, Türkçülük ve Sunilik üzerinden inşa edildiğinin altını çizdi. Erkek düzeni temsil eden ve merkezi vesayeti kurumsallaştıran bu Anayasa’nın değiştirilmesi gerektiğini dile getiren Devecioğlu, “Fakat toplumun zapturapt altına alındığı, korkutulduğu ve muhaliflerin cezaevlerine atıldığı bir dönemde yeni Anayasa’dan bahsetmek doğru değildir. Bu koşullarda yeni bir Anayasa tartışılamaz” diye belirtti.

AMAÇ SİYASAL İSLAM İNŞASI

Erdoğan’ın yeni Anayasa çıkışının bir “tuzak” olduğuna dikkat çeken Devecioğlu, özellikle seçim sürecinde bunu gözlemlediklerini dile getirdi. Seçim sürecinde toplumu kutuplaştıran bir siyasetin yürütüldüğünün altını çizen Devecioğlu, Erdoğan’ın amacının “Türk Siyasal İslamı” inşa etmek olduğunu söyledi. Devecioğlu, “Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türk Siyasal İslam’ı inşa etmeye çalışıyorlar. Yeni Anayasa ile de Siyasal İslam’ı kurumsallaştırmak istiyorlar. Onun için devlet zoru ile toplumu baskı altına almaya çalışıyorlar” dedi.

KÜRT SORUNU

Yeni Anayasa çıkışının hak ve özgürlükleri genişletmeyeceği öngörüsünde bulunan Devecioğlu, iktidarın bu hamleyle Kürt sorununun barışçıl çözümünü de engellemek istediğini ifade etti. Devecioğlu, şunları belirtti: “Yeni Anayasa hamlesini Türkiye’de 50 yıldır hem toplumsal hem ekolojik sonuçlar yaratan Kürt sorununun barışçıl çözümünü engelleyecek hamleler olarak değerlendiriyorum. İktidar yeni Anayasa ile Kürtlere yönelik ikinci bir ‘Çöktürme Planı’nı devreye sokmaya çalışıyor. AKP, yeni Anayasa ile Suriye ve Türkiye’de Kürt halkını yok etmek istemektedir. Hür Dava Partisi’nin (HÜDA PAR) aslında bunun bir ürünü olduğunu bilmek gerekir. Şuan ki mevcut Anayasa Kürtlerin hakkını tanımıyor zaten. Yeni Anayasa ile bu daha da katı hale gelecektir.”

İLK 4 MADDE

Anayasa’nın tartışmalı olan ilk 4 maddesine değinen Devecioğlu, “Bana göre ilk 4 madde tartışmasını doğru bulmuyorum. Neden anlamlı bulmuyorum? Mevcut Anayasa’nın şu halinde demokratik adımlar atılsa bu 4 madde tartışılmaya başlanır. Bu şu süreçte tartışılmıyorsa yeni bir Anayasa ile hiç tartışılmaz. Devletin üniter yapısı korunarak bölgesel özerklik verilebilir. Böylelikle Kürt’ler için birçok sorun çözülebilir. Nasıl İspanya Üniter Devlet olup kendi içinde bölgesel özerklik verip, halk kendi kendini yönetebiliyorsa, Türkiye’de de mevcut Anayasa ile bu yapılabilir. Birçok Avrupa ülkesi böyle yönetiliyor. Niyet eğer ülkeyi özgürleştirmek ve demokratikleştirmekse, bu koşullarda bir Anayasa değişikliğine gitmeyi doğru bulmuyorum. AKP’nin yeni Anayasa’dan anladığı kimliklere, halklara özgürlük getirmek değildir. Onun hedefi direk kadınlara, Kürtlere ve laikliğe saldırmaktır. Bunu iyi görmek gerekir” diye belirtti.

NASIL BİR ANAYASA?

Mevcut Anayasa’nın toplumun ihtiyaçlarını karşılamadığının altını çizen Devecioğlu, şöyle devam etti: “Eğer toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak bir Anayasa’dan söz ediyorsak toplumun bunu öncelikle kabul etmesi gerekir. Yeni Anayasanın, kadın hakları, eşit yurttaşlık hakkı, anadilde eğitim, ekolojik hak ve hassasiyetleri gözetmesi gerekir. Aynı zamanda yerel demokrasiyi güçlendiren adımları da kapsaması gerekiyor.”

MA / Ferdi Bayram