“Adalet ve hakikat için: Narin Güran davasında hukuksuzluğa dur de!” başlığıyla yayımlanan metinde, yargılama sürecine yönelik ciddi eleştiriler yer aldı.

Yapılan açıklamada, Narin Güran’ın kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedenine ulaşılmasının toplumda derin bir acı yarattığı belirtilirken, ardından yürütülen soruşturma ve yargılama sürecinin ise hukuka aykırılıklar ve hak ihlalleriyle dolu olduğu savunuldu.

Bildiride, olayın ilk günden itibaren kamuoyunda magazinleştiği, sosyal medya ve bazı yayın organlarında ortaya atılan iddiaların linç kültürünü beslediği ifade edildi. Bu durumun, ailenin hedef haline gelmesine ve adil yargılanma hakkının zedelenmesine yol açtığı vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, cenazede tespit edilen ve cinsel istismar şüphesine işaret edebileceği belirtilen PSA bulgusunun yeterince araştırılmadığı ileri sürüldü. Bu kritik bulgunun derinlemesine incelenmemesinin, olayın aydınlatılmasını zorlaştırdığı kaydedildi.

Yargılama sürecinde kullanılan bazı teknik veriler de eleştirildi. Özellikle “daraltılmış baz” olarak adlandırılan yöntemin bilimsel bir karşılığının olmadığı, uzmanlar tarafından da bu yönde görüşler sunulduğu belirtildi. Dijital delillerin de iddia edilen olay akışıyla örtüşmediği, bu nedenle ortaya konan senaryonun gerçek dışı olduğu savunuldu.

Bildiride, olay yerinde keşif yapılmaması, delillerin yeterince şeffaf ve denetlenebilir olmaması gibi unsurların da adil yargılanma ilkesini zedelediği ifade edildi. Ayrıca, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin göz ardı edildiği öne sürüldü.

İmzacılar, başta Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran olmak üzere bazı aile üyelerinin yeterli somut delil olmadan cezalandırıldığını iddia ederek, davanın yeniden ve adil bir şekilde görülmesi çağrısında bulundu.

Basın Örgütlerinden Çağrı: “İsmail Arı Serbest Bırakılsın”
Basın Örgütlerinden Çağrı: “İsmail Arı Serbest Bırakılsın”
İçeriği Görüntüle

Yayımlanan bildiride, gerçek faillerin somut ve bilimsel delillerle ortaya çıkarılması, tartışmalı teknik verilerle verilen kararların iptal edilmesi ve yargı sürecinin bağımsız şekilde yeniden değerlendirilmesi talep edildi.

Açıklamanın sonunda ise, toplumda büyük hassasiyet yaratan bu olayda hakikatin ortaya çıkarılması için yetkililere sorumluluk çağrısı yapıldı.