Raporda sadece yargı süreçlerinin değil, kayyum atamaları, RTÜK cezaları, erişim engelleri ve adli kontrol tedbirlerinin de basın üzerinde sistematik baskı yarattığına dikkat çekildi.
Tutuklamalar ve gözaltılar devam etti
Ocak-Aralık 2025 döneminde gazeteciler, haberleri, yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yoğun biçimde yargılandı. Raporda adı geçenler arasında Fatih Altaylı, Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar da bulunuyor. Gazeteciler Furkan Karabay 201 gün, Ercüment Akdeniz 247 gün, Elif Akgül 101 gün, Yıldız Tar ise 102 gün cezaevinde kaldı. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş 34 gün tutuklu kalırken, Merdan Yanardağ ve Enver Aysever yeni yıla cezaevinde girdi.
İstanbul’da uğradığı saldırı sonrası yaşamını yitiren gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölümüne dair soru işaretleri ise hâlâ giderilmiş değil.
Ev hapsi ve adli kontrol önlemleri yaygınlaştı
2025’te sadece tutuklamalar değil, ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza gibi adli kontrol tedbirleri de arttı. Gazeteciler İsmail Saymaz ve Eren Öner ev hapsi uygulanarak fiilen kısıtlandı. Bunun yanında çok sayıda gazeteciye tutuklama olmaksızın adli kontrol uygulandı.
Raporda ayrıca yüzlerce habere ve gazeteci, sanatçı ile siyasetçilerin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildiği vurgulandı. Bu uygulamaların kamuya bilgi akışını ciddi biçimde kısıtladığı belirtildi.

RTÜK’ten rekor ceza
2025’te eleştirel yayınlar nedeniyle RTÜK, dört televizyon kanalına toplam 53 yaptırım uyguladı. Toplam para cezası 92,7 milyon TL olarak kaydedildi. SZC TV 10 gün, Tele1 ise 5 gün ekran karartma cezası aldı. Raporda, yaptırımların özellikle protestolar ve yargı süreçlerine ilişkin yayınlardan sonra yoğunlaştığına dikkat çekildi.
Kayyum uygulamaları ve TMSF etkisi
Raporda öne çıkan bir diğer konu ise kayyum atamaları oldu. İstanbul merkezli soruşturmalar kapsamında TELE1, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT’ye kayyum atanmasıyla birlikte TMSF, Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldi. Çakırözer, bu sürecin hem editoryal bağımsızlığı hem de gazetecilerin iş güvencesini zedelediğini ifade etti.
Türkiye basın özgürlüğünde 159’uncu sırada
Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 159’uncu sıraya geriledi. Çakırözer, raporun sonuç bölümünde basın özgürlüğünün demokratik toplumun temel koşulu olduğunu hatırlatarak, gazetecilere yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.





