Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Türk-İş ve Hak-İş ile Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) arasında 'Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü' imzalandı.

Bakanlıkta her iki konfederasyonla ayrı ayrı düzenlen ek protokol imza törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve TÜHİS Genel Sekreteri Adnan Çiçek katıldı. İşçi konfederasyonlarının, taşerona kadro, ek zam ve gelir vergisi düzenlemesine ilişkin talepleri kabul görmedi. Ek protokolden sadece, ücret zammı farklı olan işçilerin zamlarının da ocak ayına çekilmesi kararı çıktı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan törendeki konuşmasında, 2023-2024 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Anlaşma Protokolünün 9 Mayıs 2023'te imzalandığını hatırlattı. Işıkhan, işçi konfederasyonlarının toplu iş sözleşmelerinin ücret dönemlerine ilişkin takvim farklılıklarından dolayı yeni bir ek protokol talebi kendilerine ilettiğini belirtti.

TÜİK, Ekonomik Güven Endeksi Şubat Ayı Verilerini Açıkladı TÜİK, Ekonomik Güven Endeksi Şubat Ayı Verilerini Açıkladı

ZAM TARİHLERİNDEKİ FARLILIK GİDERİLDİ

Toplu iş sözleşmelerinde başlangıç tarihlerinin, alınacak ücretin ve enflasyon farkının belirlenmesinde önemli bir etken olduğuna dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti: "Yıl içinde enflasyon oranlarının belirli aylarda farklılaşması, enflasyon farkının hesaplanması nedeniyle kamu işçilerinin farklı ücret artış almasına sebep olmaktadır. Bu nedenle ocak ayında kamu işçilerinin aldığı ücret artışlarının, yürürlük tarihi farklı dönemlerde olan kamu işçileriyle eşitlenmesine dair bir karar almış durumdayız. İşçi konfederasyonlarımızla yaklaşık bir aydır yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde bu ek protokol ortaya çıkmıştır."

Kamu işçilerine ocak 2024'te yapılan artıştan, süreleri henüz gelmeyen kamu işçilerinin de toplu sözleşme süreleri içinde yararlanmalarını sağladıklarını belirten Işıkhan, yeni dönem toplu iş sözleşmelerinde bir daha söz konusu farklılıkların olmaması için kamu işçileri toplu iş sözleşmelerinin yürürlük tarihinin 1 Ocak 2025 olması yönünde düzenleme yapılmasının da ek protokolle kararlaştırıldığını söyledi.

Işıkhan, sosyal medya hesabından ise protokole ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Kamu işçilerimiz için eşitlik sağlamak adına; enflasyon ve ücret zammının toplamından oluşan oranın yüzde 32,57 olarak uygulanmasını içeren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Ek Çerçeve Anlaşması Protokolü'nü imzaladık. Böylelikle; kamu işçilerimize Ocak 2024’te yapılan artıştan, süreleri henüz gelmeyen kamu işçilerimizin de toplu sözleşme süreleri içinde yararlanmalarını sağladık. Bir sonraki toplu sözleşme döneminde, yürürlük tarihleri farklı olan toplu sözleşmelerin yürürlük tarihlerinin 01.01.2025’te başlatılmasına karar verilmiştir."

ATALAY'DAN TAŞERON İŞÇİ VE VERGİ VURGUSU

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da bir süredir Türkiye'nin çalışma hayatının gündeminde vergi ve taşeron konusunun olduğunu belirtti. Atalay toplantıda, taşeronların taleplerine ilişkin Bakan Işıkhan'a bilgi verdi.

230 BİN İŞÇİYİ İLGİLENDİRİYOR

İşçilerin bir yılda aldığı maaşın iki ayının vergi kesintisine gittiğini vurgulayan Atalay, bu sistemin bütün çalışanlar için aynı olduğunu ve sistemin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Kamuda çalışan işçilerin Türk-İş ve Hak-İş üyesi olduğunu belirten Atalay "Sayın Bakanımız, bu yaptığınız azımsanacak bir iş değil. Bu 230 bin işçiyi ilgilendiren bir mesele. Bu az bir şey değil. Sözleşme başlangıcı ocak ayı olanlar yüzde 32,57 aldı. Ocak ayında sonra sözleşme başlangıçları şubat, mart, nisan, mayıs, bu ağustosa kadar sürüyor. Bunların bu yüzde 32,57 alma imkanIarı yok, tablo onu gösteriyor. Ortalama en kötü ihtimalle yüzde 10 ila 14 puan arasında kayıp var. Bu kaybın büyük bölümünü, bugün attığımız bu imza ile gideriyoruz." dedi.

ARSLAN: TALEPLERİMİZİN HEPSİ KARŞILANMADI

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da konuşmasında, "Mümkün olduğu kadar tabii ki toplu iş sözleşmelerimizin bitişini değil de başlangıcını 1 Ocak'a çekerek bütün enflasyon oranındaki zammın herkese uygulanması talebimiz vardı. 32,57'yi biraz daha yükselterek iyileştirme yapılması talebimiz vardı" dedi.

Taleplerinin, yaşanılan zorlukların, üyelerinin kendilerinden beklentilerinin sendikal hareketin en doğal sonucu olduğunu dile getiren Arslan, şöyle devam etti: "Bu beklentileri karşılamak için de bizler mücadele ediyoruz. Türkiye'nin içinden geçtiği zor bir dönem var. Bütün bunları da dikkate alarak elde ettiğimiz rakamların da küçümsenmeyecek rakamlar olduğunu da bilerek bir uzlaşma arayışı içinde olduk. Geldiğimiz noktada taleplerimizin hepsi karşılanmadı ama belli bir noktada da uzlaştık, yeni adımlar atıldı." Artıgerçek