Yüksekova Devlet Hastanesi’nde görevli Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Emrah Köksal geçtiğimiz günlerde ameliyat esnasında yaşanan bir olayı anlatarak mobbinge uğradığı iddiasında bulunmuştu. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları, basın açıklaması yaparak doktor Köksal’ın iddialarına cevap verdi.

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) öncülüğünde SES şubesinde yapılan basın açıklamasına çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Basın açıklamasını SES temsilcisi Yusuf Taşlı okudu.

"PROVOKATİF BİR DİL KULLANDIĞI ANLAŞILMIŞTIR"

Taşlı, “Yüksekova Devlet Hastanesi’ndeki sağlık emekçileri  ile görevli bir doktor arasında gelişen ve basında yansıyan mobbing iddiaları üzerine açıklamamızdır. Hastane yetkili sendikası olmamız dolayısıyla olaylar yaşanmasında itibaren bilgisi tarafımıza ulaşmış ve objektif değerlendirmemiz sonucunda olayların görevli doktorun anlattığı minvalde olmadığı anlaşılmıştır. Doktorun tamamen olayları manipüle ettiği halk ve sağlık emekçisi  arkadaşlarımızı karşı karşıya getirecek olası istenmeyen olayların önünü açacak şekilde provokatif bir dil kullandığı anlaşılmıştır” dedi.

"UYKU HALİNDEKİ HASTAYA ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZDIRDI"

Hastanelerde aynı işlemi birçok doktorun yapma yetkisi olmasından kaynaklı, farklı branş doktorlarının tekniği veya çalıştığı ameliyat malzemesi  ayrı olabileceğini kaydeden Taşlı, “Bu vakayı ilk defa hastanede alan doktora sağlık emekçisi arkadaşların  ameliyat öncesinde farklı bir teknik veya malzeme kullanmak isteyip istemediği sorulmuş, görevli doktor farklı bir malzeme istemediğini söylemiştir. Vaka esnasında alışkanlık haline getirdiği üstenci, aşağılayıcı ve karşısındaki sağlık emekçisine  saygısız tavrı ile sağlık emekçisi arkadaşları manipüle edip daha önce bu vakada kullanılmayan bir malzemenin masada olmamasından dolayı sağlık emekçilerine  karşı hakarete varan cümleler kullanmıştır. Sağlık emekçilerinin  profesyonelliğinden kaynaklı soğukkanlılığını koruyarak istenilen malzemeyi dakikalar dahi geçmeden masaya getirip işlemi devam etmesini sağlamasına rağmen doktorun aşılayıcı konuşmaları bitmemiş, arkadaşlarımızın işlerine olan motivasyonunu bozmak için çabalamıştır. Bu esnada asiste hemşire olarak çalışan arkadaşımız yerini odadaki yedek hemşireye bırakmak istemiş, böylece gerginliğin azalarak vakanın olağan akışında devam etmesini sağlamaya çalışmıştır. Bu değişimden sonra dahi agresif ve kötü niyetli tavırlarından vazgeçmeyen doktor, hemşire arkadaşımızı vakadan çıkarmak istemiştir. O anda vakayı devam ettirip hastayı sağlığına kavuşturmak istemek yerine gereksiz ve mesleki profesyonellikten uzak, şımarık davranışlarla ameliyathanenin düzenini  bozmuştur. Öyle ki ortaya çıkardığı kaos ve gereksiz yaygara diğer ameliyat salonlarındaki stabiliteyi dahi etkilemiştir. Bu sırada ameliyathanenin sorumlusunu çağırmış, hemşire değişimi istemiş, sağlık emekçisi  arkadaşlarımızın üzerine yürümüştür. Bu yaşananlardan sonra vakayı tecrübeli hemşirelerin soğukkanlı yaklaşımı ile başarı ile bitiren iddia sahibi doktor, hastayı odasına alındıktan sonra ameliyat sırasında derin sedasyon(uyku hali) altında birşey duyması imkansız olan hastaya şikayet dilekçesi yazdırmıştır” dedi.

Özdemir ailesinin acı günü Özdemir ailesinin acı günü

"BU KİŞİ HAKKINDA ACİL ÖNLEM ALINMASI GEREKMEKTEDİR"

Taşlı, basın açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Hastanelerde verilen bütün hizmetler bir ekip işidir. Her sağlık emekçisi  aynı motivasyonla hizmet üretmektedir. Ortaya çıkan iyilik hali bu ekibin her bireyinin emeğidir. Hiç bir emekçi kendisine verilen yetkileri kullanarak bir başka iş arkadaşına  psikolojik baskı, mobbing yapamaz. İddiaları ortaya atan görevli doktorun yaptıkları bütün bir hastane ameliyathanesinin çekilmez hale getirmiş, defalarca  doktorun takındığı tavırlar şikayet konusu olmuştur. Öyle ki bu vakada  doktorun ağır mobingine uğrayan sağlık emekçisi  arkadaşımız psikiyatri kliniğine başvurmuştur. Neticesinde ilaç kullanmaya başlamıştır.

Kendi kötü niyetli davranışlarını görmeden hastane çalışanlarının kendisinin engellediğini iddia eden doktorun bilmesi gereken bir şey vardır ki; kendisinin zorunlu hizmetini tamamlamak için geldiği bu şehirdeki sağlık çalışanları on yıllardır canla başla ve büyük bir özveri ile Yüksekova halkına hizmet etmektedirler ve bu böylede devam edecektir.

Sağlık bir ekip işidir ve mesleğini layığı ile yerine getiren bütün sağlık emekçilerinin ortak üretimidir. Kendisinin yaptığı ve hizmetleri aksatan mobbing ve iftiralara karşı arkadaşlarımızın her türlü hukuki sürecinde sendikamızın arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olacağını buradan duyuruyoruz.

Sağlık emekçilerini  hedef haline getiren hastane içindeki uyumsuz ve kötü niyetli davranışları ile iş barışını bozan bu olaydan önce de yaptığı disiplinsiz davranışlar neticesinde hakkında şikayetler olan, çalıştığı kurumu mesnetsiz iftiralarla itibarsızlaştıran bu kişi hakkında İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’nın acil önlem alması gerekmektedir. Bunca zamandır bütün şikayetlere rağmen bir önlem almayan il sağlık müdürlüğünün olayların bu raddeye gelmesindeki rolü ayrıca tartışılmalıdır.

Burdan bütün süreçlerde arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olacağımızı ve bütün idari ve hukuki sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna açıklıyoruz.”

Haber; Bilal Tinar; Yüksekova Halkın sesi