İstanbul İstinye'de bir kafede dün düzenlenen Hakkari depremselliği konulu söyleşiye; Prof. Dr. Naci Görür, Hakkari Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsmail Akboğa, Trakya Hakkarililer Derneği Başkanı Servet Yağmur, Tiyatrocu Metin Keçeci ile Sanat Yönetmeni İsmail Akar ve Zeki Noyan katıldı.

11 ili etkileyen ve 50 bin kişinin canına mal olan asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başta Hakkari ve İstanbul olmak üzere bir çok il için deprem uyarısında bulunan Prof. Dr. Naci Görür olası Hakkari depremi hakkında açıklamalarda bulundu.

Hakkari'nin depremselliği ve kentte meydana gelebilecek olası deprem yada depremler ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Naci Görür, bir bilim insanı olarak halk arasında deprem farkındalığını oluşturmaya çalıştığını söyledi.

Deprem nedir? Nasıl olur? Deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında neler yapılması gerektiği konusunda insanları bilgilendirmek için çabaladığını anlatan Görür, yerleşim alanlarının depreme nasıl hazırlanması gerektiği noktasında uyarılarda bulunuyor.

Herhangi bir yaptırım gücü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Naci Görür, sadece insanları aydınlatma gayreti içinde olduğunu ifade ederek "Kendi insanımıza hizmet etmek ve insanlarımızı depremde kaybetmemek hususunda neler yapmamız gerektiğini anlatmaya çalışıyorum" dedi.

Hakkari Milletvekili Bartın, Çukurca Üzümlü Köyü'ndeki bozuk yolları Meclis'e taşıdı Hakkari Milletvekili Bartın, Çukurca Üzümlü Köyü'ndeki bozuk yolları Meclis'e taşıdı

1999 depremlerinin olduğu dönemde Marmara Denizi"ndeki deprem araştırmalarını koordine ettiğini, anlatan Görür, "O zaman halkı uyardım. İstanbul’u depreme hazırlayın dedim. Daha sonra bu işin içerisine girince halkın depremi bilmediğini, belki de yeterince umursamadığını görünce uyarılarımı sistematik olarak artırmaya çalıştım. Elazığlı'yım 24 Ocak 2020 Elazığ depremi öncesi Elazığ’a gidip konferanslar verdim Depremin yerini de söyledim. Sadece Elazığ değil Malatya’yı da uyardım. Daha sonra tehlike alanı Maraş’a kayınca Maraş’a dikkat çektim. Buralar ile ilgili uyarılarım oldu. O zaman ne yerel yönetimler nede merkezi yönetim bizi dikkate aldı. Deprem geldi 50 binden fazla insanımız öldü” şeklinde konuştu.

Son zamanlarda Türkiye'de çok sayıda deprem yaşandığını ve bu depremlerde 150 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Görür, halkın ve yöneticilerin depremi ciddiye almadığını savundu.

Depremi ciddiye almanın büyük kayıpların önüne geçmek ile eş değer olduğunu ifade eden Görür, "Bir kentte yaşanabilecek depremde hasarı minimuma indirmek için deprem öncesinde yeteri hazırlık ve bilinç oluşturmak gerekir. Birçok ülke bu ciddiyetin fakında ona göre tedbirlerini alıyor. Deprem gelmeden önce yerleşim alanlarını depreme hazırlarsın zararı minimize edersin. Bunda birinci görev devletindir. Ancak halk da bunu sahiplenmesi gerekir" dedi.

‘Halk ne isterse devlet de hükümet de onu yapar’ diyen Görür, Hakkarililer dahi halk ne zaman ‘Depremde ölmek istemiyoruz’ , ‘Bizim kentimizi deprem dirençli yapın’ şeklinde pankartı açtı diye sordu.

Başta Hakkari olmak üzere Türkiye'de bir çok ilin deprem konusunda topun ağzında olduğuna dikkat çeken Görür, depremin siyaset üstü bir konu olduğunu herkesin bir seferberlik ruhu ile sorumluluk alması gerektiğini söyledi ve ekledi: "Hükümetlere ve yöneticilerimize önceliğimizin can güvenliği olduğunu hissettirmemiz gerekir"

Hakkari’nin İl Risk Azaltma Planı (İRAP) raporunu incelediğini bildiren Prof. Dr. Naci Görür bu planın yapılmasının önemli olduğunu ancak ihtiyacı karşılayacak detaylardan yoksun olduğunu ifade etti.

Planın İRAP’ın ruhuna uygun olmadığı ve veriye dayanmadığını ileri süren Prof. Dr. Nacü Görür, Hakkari için öncelikli olarak yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

* Hakkari’de öncelikle çok ayrıntılı bir mikro bölgeleme çalışması yapılmalı. Milyonlarca dolar masraf ederek, sondajlar yapılarak, elde edilen verileri laboratuvarlarda incelemesi gerekir. Yani mikro bölgeleme verilerine göre kentin imar ve iskan planı yapılmalıdır.

* Deprem öncesi ve sonrasını iyi yönetecek, deprem bilinci olan yöneticileri seçmemiz gerekir.

* Halk depreme hazırlanmalı, ülkenin tamamı için bir adil ve kamu güvenliğini esas alan anayasa gibi bağlayıcılığı olan deprem yasası hazırlanmalıdır. Bu yasa ile kimsenin kayırılmasına izin verilmemelidir.

* Hakkari’nin tehlike analizi yapılmalıdır. Özelikle fay analizi yapılmalı, Hakkari’yi hangi fay sistemleri etkiliyor. Nasıl etkiliyor bu fay sistemlerinin enine ne? Boyu ne? Deprem üretme tekerrürü ne? Deprem üretme kapasitesi ne? Sorularına cevap almamız lazım.

* Hakkari halkının deprem noktasında eğilmesi ve deprem kültürünün kazandırılması gerekir. Mesela Hakkari’nin bir iklim kültürü var insanlar kışın şartlarına göre tedbirini alır. Bunun gibi insanların deprem bilincinin artırılması ve ona göre tedbirli olmasını sağlamamız gerekiyor.

* Kentin alt yapısı çok önemli, evin sağlam olsa dahi alt yapı sağlam olmadığında o evde yaşamanın bir anlamı olmaz. Ölçmeden biçmeden hiçbir yatırım yapılamaz yapılmamalıdır. Alt yapıların depreme dirençli olarak tasarlanmalıdır. Özelikle karayollarının yaptığı yollar, havaalanlarının deprem dirençli olması elzemdir. Demokratik yollar ile vatandaşın devleti iş yapmaya zorlaması gerekir.

* Altyapıda en önemli unsurdan biri de yapı stokudur. Yani binaların deprem dirençli olup olmadığını belgelemek, incelemek ve denetleme görevi valilik ve belediyelerdir. Bu İl Risk Azaltma Planı’nda (İRAP) yer allıyor.