Belki bu kez ekonomi yönetiminde bir istikrar olur ve TCMB Başkanı, en azından sıkılaştırma politikaları sonuç verene kadar görevinde kalır diye düşünüyorduk birkaç ay öncesine kadar… Bu kez de olmadı! ABD’de batan bir bankanın, First Republic Bank’ın yönetim kurulundan gemi batmadan önce istife eden ve zarar gören banka mudileri tarafından dava edilen bir kişiyi, allaya pullaya getirdiler ve dokuz ay sonra da görevinden aldılar. Üstelik Hafize Gaye Erkan’ı görevden alma biçimi bile karmakarışık bir hale büründü. İstifa etti, yok görevden alındı derken kafalar karıştı. Türkiye ekonomisinin yurtdışındaki vitrini olan bir kurumun başkanından söz ediyoruz! Ve Türkiye yabancı yatırım çekmek istiyor, daha doğrusu yabancı yatırıma muhtaç. İşte o vitrinin hali bu! Böyle bir manzara sergileyen ülkeye yabancı yatırımcı güven duyar mı, şimdi biri bu soruya yanıt bulmalı! Onu da geçtim, böyle önemli bir kurumda görevden almalar ve atamalar bu kadar gayri ciddi olabilir mi? 

YENİ BAŞKAN YENİ
BİR ŞEY DEMEDİ

TCMB’ye başkan dayanmıyor, biraz ateşten gömlek gibi bir makam oldu. Neredeyse ne kadar koltukta kalır diye üzerine bahis oynanacak bir hal aldı bu mevkiye atananlar. 28 Temmuz 2023 tarihinde TCMB Başkan Yardımcılığı’na atanan Fatih Karahan, artık yeni başkan. Atanır atanmaz, enflasyonun, hedefleriyle uyumlu seviyelere gerileyene kadar gereken parasal sıkılığı korumakta kararlı olduklarını vurguladı. “Enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını yakından takip ediyoruz. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulmaya kesinlikle izin vermeyeceğiz” dedi Karahan. Cümlenin içinde, hangi düzelme var ki, bozulmaya izin verilmeyeceği en temel mesele tabii... Şunu söyleyelim, şimdilik sıkılaştırma politikalarında bir değişiklik olmayacak. Ancak, şunu da belirtmekte fayda var, sıkılaştırma politikalarının sonuçlarını en azından enflasyonda pek fazla göremiyoruz. Ve enflasyon artmaya devam ediyor. TÜİK rakamlarına bakmayın, hissettiğinize bakın!

Kredi kartı düzenlemesine yönelik "kademeli geçiş"  önerisi Kredi kartı düzenlemesine yönelik "kademeli geçiş" önerisi

GRAM ALTIN TARİHİ
ZİRVESİNİ YOKLADI

Altın 2024 yılında yeni zirveler test edecek, arada dalgalı bir seyir izlese de sonuç itibarıyla, en güvenilir ve kazançlı yatırım aracı olacak. Hemen herkes bu konuda hemfikir. Ekim ayında 1,810 dolara kadar gerileyen ons altın, İsrail-Filistin savaşının çıkmasıyla yönünü yukarı çevirdi ve beklentilerden de hızlı gerileyen ABD enflasyon verisi sonrası yükselişini hızlandırdı. Fed’in 2024’ün ikinci çeyreğinde faiz indirimlerine başlamasıyla birlikte, altında yükseliş eğilimi hız kazanacak. ABD tahvil faizlerindeki düşüş ve 2024 için oluşan zayıf dolar beklentisi, altına olan talebi artıracak. Altının gram fiyatı, 2 Şubat’ta tarihi zirvesini 2,014 TL’ye kadar yükseldi. Gün içinde ons altındaki düşüşün etkisiyle 1,986 liraya kadar geri çekildi. Hafta sonunda gram altın 1,996 TL seviyelerindeydi. Gram altında da 2,000 TL seviyesinin birkaç kez test edileceği bir süreçte olduğumuz söylenebilir. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren gerek ons, gerek gram altında yeni zirveler göreceğiz.

 İKİ HANELİ OLMASI GEREKİR
GİBİ HİSSETMİYOR MUSUNUZ?

Bu yazı yayımlandığı sıralarda, Ocak 2024 enflasyon verileri açıklanıyor olacak. İki haneli bir enflasyonu tek haneye sıkıştıran bir açıklama olacağını beklemek gerek, zira bugüne kadar açıklanan rakamlar hep makyajlıydı. Zaten, TÜİK’in ‘hissedilen enflasyon’ açıklaması da biraz bu makyajı gizlemek için yapıldı gibime geliyor. Ocak ayı enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 6.84. En düşük beklenti yüzde 5.5, en yükseği yüzde 8.9... Bu beklenti ortalamasına göre, bir önceki ay yüzde 64.77 olan enflasyon yüzde 65.07 olacak. Peki gerçekle bir ilgisi var mı? Hayır tabii ki, çarpıtılmış veriler üzerinden hesap yapılınca çarpıtılmış sonuçlar çıkıyor. Daha gerçekçi bir enflasyonu öngörmek istiyorsanız, yapmanız gereken ENAG verilerini dikkate almak. Bire bir tutturuyorlar demek mümkün değil, çünkü bu veri kirliliğinde bunu başarmak neredeyse imkansız. Yine de TÜİK’in ortaya attığı hissedilen enflasyona yakın olduğunu unutmayın!

KREDİ KARTI HARCAMALARI
SOĞUMA DİNLEMİYOR!

Ekonomide soğuma beklenildiği düzeyde gerçekleşmiyor. İç talepteki düşüş, beklentilerin çok gerisinde bir seyir izliyor. Faiz artırımları sonrasında bireysel kredilerde düşüş sürüyor, ancak satın alma gücü sürekli düşen dar ve orta gelirliler artık temel ihtiyaç maddelerini alabilmek için kredi kartlarına yükleniyor. Sözünü ettiğimiz zaten feragat edilecek bir tüketim değil, beslenme ve giyim gereksinimi...  Kredi kartlarındaki harcama artışı üç haneli... Enflasyonun çok altında kalsa da, ücretlere yapılan zamlar, kredi kartı limitlerinin artmasını sağlıyor. Millet de karta yüklenerek ay sonunu getiriyor. Büyük olasılıkla, kredi kartlarına yönelik yeni düzenlemelerle bu sorunu çözmeye çalışacak ekonomi yönetimi... Tabii ki hemen değil, hele bir yerel seçimler bitsin, ondan sonra! Peki ya kredi kartıyla zar zor ayın sonunu getirenlere ne olacak? İşte bunun bir cevabı yok!

DÜNYADA GIDA FİYATLARI
DÜŞERKEN ÖYLECE BAKIYORUZ!

Siz Türkiye’deki gıda enflasyonuna bakıp dünyanın da aynı dertten muzdarip olduğunu sanmayın. Yetkililerin sanki küresel ölçekte bir gıda enflasyonu olduğuna ilişkin açıklamalarının tersine, gıda fiyatları uzun bir süredir düşüş eğilimini sürdürüyor. FAO Gıda Fiyat Endeksi Ocak 2024’te, tahıl ve et fiyat endekslerindeki düşüşlerin şeker fiyat endeksindeki artışı fazlasıyla dengelemesi, süt ürünleri ve bitkisel yağ fiyat endekslerinde ise sadece küçük düzeltmeler kaydedilmesiyle, revize edilen aralık seviyesine göre yüzde 1 düşüşle 118 puan olarak gerçekleşti. Endeks, yıllık bazda ise yüzde 10.4 geriledi. FAO Tahıl Fiyat Endeksi Ocak ayında ortalama 120.1 puan olurken, aralık ayına göre 2.7 puan (yüzde 2.2) ve Ocak 2023 değerine göre 27.4 puan (yüzde 18.6) düşüş gösterdi. Türkiye’de ise halk pazarlarında domatesin kilosu 40 TL, patates 20 TL... Kırmızı et fiyatlarında dört haneli rakamlar görmeye bile başladık!

HİZMET ENFLASYONUNUN
ATEŞİ HALA YÜKSEK

Gıda enflasyonu bir türlü dizginlenemiyor, ama hizmet enflasyonu da benzer bir şekilde yüksek seyretmeyi sürdürüyor. H-ÜFE 2023 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 3.59, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 81.18, oniki aylık ortalamalara göre yüzde 76.37 arttı. Sektörel kırılımlara bakıldığında, ilk sırayı yüzde 95.24 ile idari ve destek hizmetleri, ikinci sırayı yüzde 94.18 ile bilimsel ve teknik hizmetler alıyor. Konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 90.54 ile üçüncü sırada. Dikkat ederseniz, enerji fiyatlarındaki artış ve gıda enflasyonunun H-ÜFE’deki etkisini görebilirsiniz. Bu aynı zamanda, kısa vadede H-ÜFE’nin bu yüksek seviyelerden hızlı bir iniş yapmayacağının da göstergesi... Bu rakamlar yıllık, aylık bazda baktığımızda da sırasıyla yüzde 5.48, yüzde 2.2 ve yüzde 2.49’luk artışlar söz konusu. Tabii ki tüm bu verilerin TÜİK verileri olduğunu hatırlatmakta fayda var!   

DEPREMİN BÖLGE TARIMINA ETKİSİ
DALLARINDA ÇÜRÜYEN MANDALİNALAR

Maraş depremlerinin etkilediği onbir il, aynı zamanda Türkiye tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 25’ini karşılıyor. Depremin üzerinden bir yıl geçmesine karşın, pek çok konuda olduğu gibi tarımsal üretimde de depremin olumsuz etkileri giderilebilmiş değil. Söz gelimi, Hatay’ın Erzin ilçesinde tonlarca mandalina dalında kaldı. Rekoltenin yüzde 125 oranında artmasına rağmen üretici hiç de memnun değil. Zira mandalinalar dallarında çürüyor. Bunun bir nedeni deprem sonrası artan işçi ve lojistik maliyetleri... Üreticiler bu maliyetleri karşılayacak durumda değil ve bu konuda devletin yeterli desteği de yok. Bu sadece bir örnek, pek çok üründe benzer sorunlar yaşanıyor. Zaten gıda enflasyonunun bir türlü düşürülemediği bir ülkede işte size bir olumsuz tarım haberi daha!

BoE’DEN ‘GÜVERCİN’ YAKLAŞIMLAR

İngiltere Merkez Bankası’ndan (BoE) iyimser açıklamalar geliyor. BoE yetkilileri, enflasyon tahminlerini düşürerek ve faizlerin yeniden artabileceğine
yönelik açıklamalardan vazgeçerek faiz indirimlerine kapıyı araladı. Bankanın Para Politikası Komitesi faizlerin yüzde 5.25’te sabit tutulması kararını aldı. Şimdi sırada faiz indirimlerine ne zaman geçileceği tartışması var. Ancak enflasyonun yüzde 2’ye ineceğine dair net işaretler görülmediği sürece faiz indirimine gidileceğine pek ihtimal verilmiyor. Yine de bir ay öncesine göre BoE yetkilileri çok daha ‘güvercin’ bir tutum sergiliyor. BoE Para Politikası Komitesi, faizin yüzde 5.25’te tutulduğu
patikada enflasyonun iki yıl içinde yüzde 1.4’e, üç yıl içinde ise yüzde 0.9’a düşmesini bekliyor.

FED’İN FAİZ İNDİRİMİ
İKİNCİ ÇEYREĞE KALDI

Fed, politika faizini yüzde 5.25-5.50 seviyesinde bıraktı. Fed, çok beklenmedik bir gelişme olmadığı sürece artık faiz artırımına gitmeyecek. Peki ya faiz indirimi? Görünen o ki henüz çok erken... Para politikası metninden ‘enflasyon kontrol altına alınana kadar faiz artırımı olabileceği’ ifadesi çıkarıldı, ancak enflasyonun hala bankanın yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrettiği vurgulandı. Fed’den “Komite, enflasyon sürdürebilir biçimde yüzde 2’lik hedefe indiğine emin olana dek faiz indiriminin uygun olmasını beklemiyor” açıklaması yapıldı. Büyük olasılıkla, Fed faiz indirimlerine 2024 yılının ikinci çeyreği itibarıyla başlayacak. Fed Başkanı Jerome Powell’ın ihtiyatlı açıklamaları da bunu teyit ediyor. Powell, mart ayında faiz indirimi beklemediklerini, Fed’in marta kadar faiz indirimi konusunda yeterli güvene sahip olamayacağını belirtti.

ÇİN, EKONOMİK BUNALIMI
ATLATMAKTA ZORLANIYOR

Dünyanın üretim üssü Çin Halk Cumhuriyeti zorlu bir dönemeci aşmaya çalışıyor. Borsadaki 6 trilyon dolarlık erime, sıkıntının en temel göstergelerinden biri... Çin ekonomisinin gösterge endeksi CSI 300 Endeksi’nde ocak ayında yaşanan sert satışlar, son üç yılda yüzde 40’lık düşüşün bir parçası... Hükümet kurtarma paketleriyle bu sorunu aşmayı deniyor. Yaklaşık 2 trilyon yuan (280 milyar dolar) büyüklüğünde bankalar için ani bir karşılık oranı indirimi, bu krizden çıkmayı sağlayacak mı hep birlikte göreceğiz. Şu bir gerçek ki, küresel ekonomi krizi tam olarak atlatmadan Çin’de yaşanabilecek her türlü kriz, yeni bir küresel krizi tetikleyecek.

ÇİN’İN YURTDIŞI DOĞRUDAN
YATIRIMLARI YÜZDE 5.7 ARTTI

Ekonomik sorunları alarm vermesine karşın, Çin ekonomisi ölçek farkıyla bambaşka... Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında Çin’in diğer ülkelere yönelik yatırımlarında artış görüldü. Çin’in 2023 yılında yaptığı yurtdışı doğrudan yatırımları, 2022 yılına kıyasla yüzde 5.7 artarak 1 trilyon 41 milyar 850 milyon yuana (144 milyar 852 milyon dolar) ulaştı. Çin’in finans dışı sektörlere yaptığı yurtdışı doğrudan yatırımlar ise yüzde 16.7 artışla 916 milyar 990 milyon yuanı (127 milyar 492 milyon dolar) buldu. Çinli firmaların ‘Kuşak ve Yol’ kapsamındaki ülkelerde finans dışı sektörlere yaptıkları doğrudan yatırım ise yüzde 28.4 yükseldi. Çin’in yıl boyunca yurtdışında gerçekleştirdiği müteahhitlik faaliyetlerinin cirosu, geçen yıl yüzde 8.8 artarak 1 trilyon 133 milyar 880 milyon yuana (157 milyar 647 milyon dolar) ulaştı.

 DUVAR