İnternet Bağımlılığı Beyin Kimyasını Değiştiriyor: Durumu Düzelten Adımlar İnternet Bağımlılığı Beyin Kimyasını Değiştiriyor: Durumu Düzelten Adımlar

AKP iktidarın politikaları sonucu ekonomide yaşanan kötü gidişat, ilaç krizini de beraberinde getirdi. Türkiye’de kullanılan ilaçların yüzde 80’iithal edilirken, üretilen ilaçların hammaddeleri de dışarıdan tedarik ediliyor. Sağlık sistemini de vuran kriz nedeniyle eczaneler ilaç bulamıyor. Bu durum hem eczacıları hem yurttaşları mağdur ediyor. Wan-Bedlîs-Colemêrg Eczacı Odası Başkanı Hayrullah Fikret Baransel, ilaçların yüzde 30’unun piyasada hiç bulunmadığını, geri kalan yüzde 70 ile 80 oranındaki ilaçların ise sürekli olmadığını belirterek, bu durumun ülkenin kalıcı bir sorunu haline geldiğini ifade etti.


İLAÇ SORUNU KRONİKLEŞTİ

İlaçlarla ilgili dönemsel problemler yaşandığını ancak son yıllarda sorunların kalıcı hale geldiğini aktaran Baransel, bu durumun ciddi endişelere neden olduğunu söyledi. Baransel, zaman zaman piyasada bulunmayan ilaçların ilaç oranının yüzde 30’lara kadar çıktığını belirterek, “Biz hastalarımızı ilaçsız bırakmamaya çalışıyoruz. En önemli sorunun ilaç fiyatları için belirlenen sabit kurdan kaynaklandığını düşünüyoruz. Çünkü kur yüzde 25’lerin üzerinde ama ilaç için belirlenen Euro sabit kuru 10.75 kuruş. İki katını geçen bir fark var ortada. Şimdi çok ciddi bir fark oluştu, bu farka bağlı olarak biz artık ilaçlarla ilgili problemin daha derinleştiğini, daha kronikleştiğini görebiliyoruz” dedi.

YÜZDE 80 TEDARİK PROBLEMİ

İlaç sektörünün dışa bağımlılığın başında geldiğine dikkat çeken Baransel, “Bu durum en çok bizi etkiliyor. Sürekli artan kur en çok bizi etkiliyor ve o günün sabahında ilaca da zam geliyor. Bunun ikinci bir ayağı ise hiç şüphesiz hastalara yansıyan ayağı. Hastalar ilaca ulaşmakta büyük sıkıntı yaşamaya başladı. Bu problemi uzun süredir zaten yaşıyorlardı. Şu an da belli grup ilaçlarda sorun daha da derinleşmeye başladı. Çocuk şuruplarının bazıları yok, sinir hastalıklarıyla ilgili nörolojik bir takım ilaçlar yok. Bunlar çok kritik ilaçlar. Özellikle bazı nöbet ilaçlarının da piyasa olamadığını söyleyebilirim. Bunun yanında bir de yurt dışından gelmesini beklediğimiz, Türkiye’de hiçbir şekilde bulunmayan Sosyal Güvenlik Kurumu ya da Türk Eczacıları Birliği tarafından getirilen ithal ilaç uygulamamız var. Bu iki kurum ilaçları yurt dışından getirip hastaya ulaştırıyor. Bu ilaçların yüzde 70-80 ile ilgili tedarik problemi var. Şimdi hastaların bu kadar ilaca ulaşamadığı bir noktada, sağlık hakkına da ulaşılamıyor” şeklinde konuştu.

HASTA İLACA ULAŞAMIYOR

Bir diğer sorununun ise fiyat farkı olduğuna dikkat çeken Baransel, şunları söyledi: “İlaçların fiyatı belirlenirken, birçok parametre göz önüne alınıyor. Fazla fiyat odaklı bir durum oluşuyor. Bu işin ekonomisi ile ilgili elbette tedbir alacağız ama ilacın ulaşılabilir olması da ekonomik olması kadar önemlidir. Ulaşılabilir olmayan ya da kalitesi şüpheli olan ilaçla ilgili hepimizde endişe doğuyor. Bir diğer endişemiz ise hastanın ilaca ulaşamamasıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında hastalarımızın ödediği fiyat farklarını, muayene ücretini, katılım paylarını kalem kalem saydığımızda, çok ciddi bir rakama ulaşıyor. Hastalar bunları alırken de ciddi bir şekilde zorlanıyor. Acil bir şekilde çözüm üretmemiz gerekir.”

ECZACILAR İFLAS NOKTASINA GELDİ

Kur dalgalanması ile başlayan bu sürecin hastaya çok farklı bir şekilde yansıdığını dile getiren Baransel, eczanelerin de nasibini aldığını ifade etti. Özellikle Türkiye’de enflasyonun üst seviyede olduğunu, fiyatı sabit olan, fiyatı değişmeyen tek şeyin ilaç olduğunu kaydeden Baransel, “İlaç fiyatı değişmediğinden, kar oranlarımız da değişmiyor. Biz, ilacın fiyatının yüksek olmasını hiçbir zaman savunmadık. Ancak netice olarak eczaneler ilaçla ayakta duran kurumlar. Bundan dolayı ilaç fiyatında kar olmuyor ama diğer tarafta gider kalemleri artıyor. Çok kısa süre içerinde asgari ücret 3 bin 500 TL’den 8 bin 500 TL’lere çıktı. Şu an asgari ücretin 12 bin TL’ye çıkacağı konuşuluyor. Ama bu paralellikte eczacının karlılığı artmadı ve ilaç bulmada sıkıntı yaşıyor. Satış yapamadığınız bir malın karını kazanamasanız. Eczanenin ekonomik anlamda çok ciddi bir sıkıntıya girdiğini, iflas edebileceği noktaya geldiğini görüyoruz. Türkiye’deki eczacıların yüzde 30’u, sürekli kredi kullanarak eczanesini çeviriyor” diye belirtti.

‘ZORLA AYAKTA DURUYORUZ’

Ekonomik olarak kötü durumda olan eczacının ayakta kalma arayışına girdiğini ifade eden Baransel, “Bu çok tehlikeli bir durum. Türkiye’de 29 bin eczacı, kamu sağlığı hizmeti sunmaktadır. Bunların ayakta kalması, kamu sağlığı içerisinde hayati öneme sahip. Bu anlamda da eczanelerle ilgili acil bir düzenleme yapılmalıdır. Maalesef bizimle ilgili çok anlamlı bir düzenleme olmadı. Yakın zamanda ilaç kararnamesinde bir değişiklik oldu. Karlılık oranında da bir artış oldu ama piyasadaki bu enflasyonist ortama paralel değil, çok çok geride kalan bir değişiklik oldu. Bu bizi çok etkilemiş durumda” diye konuştu.