Hakkari'de faaliyet gösteren TMOBB, KESK, DİSK, ÖHD, İHD ve Esnaf Odaları Birliğinin bulunduğu Emek ve Demokrasi bileşeni sivil toplum örgütleri Bartın Amasra'da meydana gelen patlamaya ilişkin yazılı açıklamada bulundular.

DEM Parti'den Hakkari'de Miting'e davet DEM Parti'den Hakkari'de Miting'e davet

Kentteki STK'lar adına yapılan ortak açıklamada, Bartın’ın Amasra İlçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi kömür ocağında 14 Ekim tarihinde meydana gelen patlamada 41 kişinin hayatını kaybettiği 11 işçinin ise yaralandığı hatırlatıldı.

Yaşanan büyük acı nedeniyle hayatını kaybeden maden emekçilerini saygıyla anıyor, ailelerine ve toplumumuza başsağlığı diliyoruz denilen açıklamada yaralılara sacil şifalar dilendi.

Sayıştay’ın, 2017 ve 2019 yıllarında ocak ile ilgili düzenlediği raporda riske dikkat çekildiği savunulan açıklamada 5 Ekim 2022 tarihinde ise yine Sayıştay denetçileri tarafından kazanın yaşandığı ocakta inceleme yapıldığı kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"2014 yılında Soma’da Cumhuriyet tarihinin en büyük maden faciasında 301; Ermenek’te 18 maden emekçisinin hayatını kaybetmesinin ardından geçen sekiz yılda yaşanan iş cinayetlerine neden olan koşullar devam etmektedir. Sermaye, kâr hırsı ve üretimin artırılması baskısıyla çalışanları sendikasızlaştırarak taşeronlaştırmakta iken; kamu adına denetim ve gözetim görevlerini özel sektöre devreden iktidar, yetersiz güvenlik önlemlerini göz ardı etmektedir.

Kazı ve kömür çıkarma faaliyetleri sırasında güvenlik sağlanması amacıyla yürütülmesi gereken sondaj çalışmaları bilime ve tekniğe uygun biçimde yapılmamakta; yürütüldüğü işletme sahalarında maden üretim faaliyetleri etkin biçimde denetlenmemektedir.

Emeğe dayalı çalışmanın yoğun olduğu ve ülkemizde iş cinayetlerinin en çok yaşandığı madencilik sektöründe; özelleştirme araçları olarak devreye sokulan hizmet alımı, taşeronlaşma, üretim zorlaması, bilim ve teknolojiye aykırı işletme yöntemleri ve denetim yetersizliği giderek ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülmektedir.

Devlet; çalışan sağlığı ve güvenliğini korumak, nitelikli, adil ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarını sağlamak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Çalışma yaşamına, işçi sağlığı ve güvenliğine yönelik düzenlemelerin, alınacak önlemlerin bilimsel ilkeler ve gerçeklerle, toplum yararı gözetilerek oluşturulması; sosyal devlet anlayışıyla geliştirilecek politikalarda bilim insanlarının, meslek odalarının, akademik kuruluşların ve tüm ilgili kesimlerin koordinasyonunun ve işbirliğinin sağlanması gözetilmelidir. Soma’da, Ermenek’te ve son olarak Bartın’da kaybettiğimiz ve iş cinayetlerine kurban edilen bütün emekçilerimizi bir kez daha saygı ile anıyoruz. Bu vesile ile asli sorumluluklarını devrederek iş cinayetlerine neden olan sorumluların bağımsız yargıya ve topluma hesap vermeleri için mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha değerli kamuoyumuzla paylaşıyoruz."