İsrail'in 6. ayına giren Gazze Savaşı'nda ramazan ateşkesi için ilerleme sağlanamazken, saldırılarda öldürülen sivillere açlıktan ölen çocuklar eklendi.

Hamas'ın Sağlık Bakanlığı İsrail'in Gazze Şeridi çapındaki saldırılarında son 24 saatte 86 Filistinlinin daha öldürüldüğünü, 113 Filistinlinin daha yaralandığını duyurdu. Böylece 7 Ekim'den beri İsrail saldırılarında öldürülen Filistinlilerin sayısı 30 bin 717'ye, yaralanan Filistinlilerin sayısı 72 bin 156'ya yükseldi. Kurbanların çoğu kadın ve çocuk. Enkaz altında, yollarda kalan binlerce kurbana ise İsrail saldırıları nedeniyle ulaşılamadı.

Hamas'ın Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el Kudra, Kuzey Gazze'deki Şifa Hastanesi'nde 15 yaşında bir kız çocuğunun, Kemal Advan Hastanesi'nde 72 yaşında bir erkeğin yetersiz beslenme ve dehidrasyon nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

'ONLARCASININ HASTANELERE ULAŞAMADAN AÇLIKTAN SESSİZCE ÖLDÜĞÜNE İNANIYORUZ'

Bir haftadan biraz uzun süre içinde bu sebepten ölenlerin resmi sayısının 20'ye çıktığını belirten Kudra, açıklanan ölü sayısının yalnızca hastanelere ulaşan vakaları yansıttığını vurguladı. Bakanlık sözcüsü, "Onlarca kişinin hastanelere ulaşamadan açlıktan sessizce öldüğüne inanıyoruz" dedi.

KRONİK HASTA, ÇOCUK VE HAMİLE KADINLAR İÇİN ÖLDÜRÜCÜ SEVİYEDE

İsrail'in yerle yeksan edip tecrit ettiği Gazze'nin kuzeyi, haftalardır kaydadeğer yardım ulaşmadığından, açlıktan ölümlerin merkezinde. BM'ye bağlı Dünya Gıda Programı Kuzey Gazze'ye iki haftadır ilk gıda yardımı götürme girişiminin İsrail ordusu tarafından engellendiğini duyurdu. Kudra da Kuzey Gazze'deki açlık felaketinin özellikle kronik hasta, çocuk ve hamile kadınlar için öldürücü seviyelere çıktığını söyledi.

'İSRAİL SALDIRILARI DURMAZSA BİNLERCE FİLİSTİNLİ AÇLIKTAN ÖLECEK'

İsrail'in Kuzey Gazze'de açlıklarını giderme arayışındaki Filistinlilere karşı korkunç katliamlar yaptığına dikkati çeken bakanlık sözcüsü, "Açlık, giderek derinleşiyor ve insani-tıbbi yardımların girişi için saldırıların durdurulmaması halinde binlerce Filistinlinin canını alacak" dedi.

Uluslararası toplumdan İsrail saldırılarını durduracak baskıyı uygulamasını talep eden Kudra, özellikle kuzeyde insani felaketin önüne geçilmesi için BM'nin acil adımlar atmasını istedi.

HAMİLE KADINLAR BÜYÜK ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYA

Bebeklerin açlıktan ölüm vakalarında annelerin emziremeyecek kadar yetersiz beslenmesi önemli rol oynarken, Fransız haber ajansı AFP, hamile kadınların büyük zorluklarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

İMKANSIZLIK VE KORKU İÇİNDE DOĞUM

İsrail bombardımanı nedeniyle evinden kaçmak zorunda kalan Esma Ahmed, gece yarısı elektriği olmayan bir okulda doğum yaptı. Tam zamanında gelen doktor, cep telefonunun ışığında çalıştı ve sağlık personelinin bulabildiği bir şeyle bebeğin göbek bağını kesti. 31 yaşındaki Ahmed, oğlu Farac’ın dört ay önce dünyaya geldiği şartları anlatırken, “Bebeği kaybetmekten çok ama çok korktum. Kendimi de öleceğime inandırdım” dedi.

Doğuma yardımcı olan hemşire Bara Caber de korktuğunu söyleyerek, “Çok geç bir saatti ve İsrail sokakta hareket eden herkesi vurabilirdi” diye konuştu.

RİSK ALTINDA 52 BİN HAMİLE KADIN

İsrail, İran’ın Hava Saldırısına Karşı Etkili Bir Yanıt Vermeye Karar Verdi İsrail, İran’ın Hava Saldırısına Karşı Etkili Bir Yanıt Vermeye Karar Verdi

BM'ye bağlı Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) tahminine göre Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarının sağlık sistemini çökertmesi nedeniyle risk altında olan yaklaşık 52 bin hamile kadın var.

Kadınların korkuları doğumla sınırlı değil. Kuşatma altındaki bölgede su, yiyecek gibi temel ihtiyaçlardan yoksun halde bebeklerini hayatta tutmanın zorluklarıyla karşı karşıya.

'BURADA DOĞUM YAPMAKTAN ÇOK KORKUYORUM'

İsrail’in hava saldırılarından kaçmak için Gazze’nin en güneyindeki Refah’ta bir çadıra sığınan 21 yaşındaki Melek Şabat, doğum zamanının yaklaştığını söyleyerek, “Burada doğum yapmaktan çok korkuyorum” dedi.

Yerinden edilen Filistinlilerin sığınmasıyla nüfusu 1.5 milyona çıkan Refah'taki Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Doğum Hastanesi’nde doğuma ayrılmış yalnızca beş oda bulunuyor.

HASTANE, DOKTOR, YATAK YOK

Hamileliğinin son ayında Refah’a giden, ancak ihtiyaç duyduğu bakımı almakta zorlanan Samah el Helu "Doğum sırasında küçük bir ameliyata ihtiyacım olacağını söylediler. Doktor, yatak ve ameliyathane olmadığı için doğumum iki hafta ertelendi" dedi. Helu sonunda oğlu Muhammed’i doğurmayı başardığını, ancak acil hastalara yer açmak için ertesi gün taburcu edildiğini söyleyerek şöyle devam etti:

“Refah’ın Mevasi bölgesindeki çadıra döndüm. Hava çok soğuktu, durum çok ağırdı. Oğlumu kaybedeceğimi hissettim. Burada, çadırdaki hayatımız çok sert ve cehennemden de beter."

HEMEN TABURCU EDİYORLAR, TAKİP RANDEVUSU VEREMİYORLAR

Yakın zamanda Gazze’nin güneyinde yardım çalışmasını tamamlayan Fransız doktor Raphael Pitti, şartlar gereği hastanelerden hızlı taburcu etmenin rutin olduğunu söyledi. Pitti, “Kadınlar doğum yaptığında hemen ayağa kalkıyor. Hastane takip randevusu veremiyor. Bu mümkün değil, çünkü gelen çok fazla insan var” dedi.

AFP’ye konuşan pek çok kadın, doğumdan sonra hastanede kalmak istiyorlarsa, yanlarında yatak ve çarşaf getirmelerinin istendiğini söyledi. Diğerleri ise hijyenik olmayan hastane zeminlerinde, hatta sokakta doğum yapmak zorunda kaldı.

HAMİLE VEYA EMZİREN KADINLARIN YÜZDE 95’İ GEREKLİ BESİNLERİ ALAMIYOR

Pek çok hamile kadının kendi ve bebeklerinin sağlıkları, kıtlık nedeniyle de tehlike altında.

BM Nüfus Fonu'nun (UNFPA), geçen ay yayımladığı raporda, sağlıksız tuvalet ve duşların çoğalmasının, tehlikeli idrar yolu enfeksiyonlarının yaygınlaşacağı anlamına geldiği belirtildi.

BM Çocuklara Yardım Fonu’na (UNICEF) göre hamile veya emziren kadınların yüzde 95’i ciddi beslenme eksiklikleriyle karşı karşıya.

KONSERVE GIDA YEMEK YÜZÜNDEN DEMİR EKSİKLİĞİ

Refah’ta 20 kişiyle birlikte çadırda yaşayan, üçüzlere hamile olan Roa Sindavi, savaşın başlamasından bu yana demir emilimini etkileyen konserve yiyecekler yemesi nedeniyle sürekli baş dönmesi sorunu yaşadığını söyledi.

20 yaşındaki Sindavi, "Yiyecek dağıtan yerlere başvurmak zorunda kaldım. Fasulye, mercimek ve makarna sağlıyorlar. Bir hafta boyunca bu yemekleri yiyebildim, ama sonrasında midem artık dayanamadı. Yoruldum" diye konuştu.

'KABUSTAN BETER'

UNFPA’nın Filistin Temsilcisi Dominic Allen, “Bölgede hamile kadınlar için felaket niteliğinde çok sayıda kriz var" dedi. Allen, nüfus yoğunluğu ve güvenli yerlerin bulunmaması nedeniyle Gazze’deki durumun ‘kabuslardan daha kötü’ olduğunu belirtti. (Reuters, Al Mayadeen, Al Jazeera, Şarkul Avsat, artı gerçek)