Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni'nde açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: 

Sezgin Tanrıkulu, Demirtaş ve Mızraklı ile Görüştü: "Moralleri Yüksek" Sezgin Tanrıkulu, Demirtaş ve Mızraklı ile Görüştü: "Moralleri Yüksek"

TÜRKİYE, YARGININ BAŞKA GÜÇLERİN EMRİNE GİRMESİNİN SANCILARINI YAŞADI: İnsanlık tarihine baktığımızda adalet temelinde yükselen toplumların güvenlik ve refah içinde yaşadığı, kaybedenlerin ise kısa sürede yıkılıp gittiğini görüyoruz. Bunun için bizim yönetimimizde adalete vurgu yapılır. Sizler devlet ve toplum hayatı bakımından böylesine önemli bir görevi yerine getirecek, seçilmiş kişilersiniz. Türkiye geçmişte adaleti sağlaması gereken kurumların, başka güçlerin emrine girmesinin sancılarını yaşamış bir ülkedir. Vatandaşın devlete olan itimatına zararlar verdi.

TARAF DEĞİL HAKEMİZ: Kurumların birbiriyle uyumlu çalışmaları, kurumların sınırlar içinde faaliyetini yürütmesi devletin işleyişi bakımından hayati öneme sahiptir. Kurumlarımızın son dönemde kendilerini yıpratan bazı müessif tartışmalara şahit oluyoruz. Bu konumda taraf değil hakemiz. Bize düşen yüksek yargı kurumları arasındaki tartışmalarda taraf değil sorunu çözecek mekanizmaları işletmektir. Yargıya dahil her tartışmada sokağı adres gösterilmesi siyasi kurumun asli görevini inkar etmek demektir. Biz ülkenin ve milletin her meselesi gibi yargının içindeki sıkıntıları da çözmenin de görev bilincinde olduğumuzu bilerek hareket ediyoruz.

YÜKSEK YARGIDAKİ İHTİLAFI GİDERMEK DURUMUNDAYIZ: Yüksek yargı kurumlarımızın Anayasa’da belirtilen tanımlarında belirsizlik söz konusudur. Bu kurumlarımız arasında eskiden beri bir hiyerarşi yaşandığını biliyoruz. Vazife tanımlarıyla konumları belirlenen yüksek yargı kurumlarımız arasındaki ihtilafı gidermek durumundayız. Danıştay'ın FETÖ'den ihraç edilen yargı mensuplarından bazılarıyla ilgili verdiği tartışmalı kararlar da bazı hususların daha kesin bir şekilde ortaya konulmasının şart olduğuna işaret ediyor. Bu doğrultuda ilk adımları 8. Yargı Paketi ile atmaya başladık. Ancak daha pek çok husus olduğunun farkındayız. Anayasa değişikliği gerektiren hususlarda Meclis'te geniş bir uzlaşma zemini oluşturulması gerekiyor. Ülkemizin yeni bir Anayasa ihtiyacı olduğunu dile getiriyorum. Yaşadığımız her hadise, böyle bir anayasanın demokrasinin selameti açısından ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Yeni anayasa mümkün olmasa bile yargıdaki sorunu giderecek bir anayasa değişikliği için de uzlaşma yollarını arayacağız. Amacımız, ülkemiz bu gereksiz ve yargıya zarar verecek tartışmalardan bir an önce kurtulmalıdır.  DUVAR