Meclis Genel Kurulu’nda söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekillerinin Dünya Anadil Günü vesilesiyle selamlamalarını Kürtçe yapmaları üzerine mikrofonları kapatıldı, konuşmalara tutanakları “x” olarak geçti.

Buna karşı çıkan DEM Parti milletvekillerine Meclis Başkan Vekili Celal Adan, Anayasa ve Meclis iç tüzüğünü gerekçe gösterdi. AKP’li ve İYİ Parti’li milletvekillerinin Kürtçeye tahammülsüzlükleri tartışmaya neden oldu. Adan’ın “Anayasa'mızın 3’üncü maddesine göre ‘Türk Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir” sözlerine DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Saliha Aydeniz, “Evet, Arapça konuşursa Anayasa’nız yok ortalıkta” derken, DEM Parti Agîri Milletvekili Sırrı Sakık da,“Anayasa mı kaldı? O gün Anayasa’yı ayaklar altına aldınız ya” yanıtını verdi.

YASAKLARI TEK TEK SAYDILAR

AKP’li milletvekillerinin “Kürtçe’nin önündeki yasakları kaldırdık” iddiasına karşılık DEM Partili milletvekilleri Kürtçe’ ye yönelik yasaklamaları tek tek saydı.

DEM Partili milletvekilleri, Kürtçe konuşan milletvekillerinin mikrofonlarının kapatılmasına, “80’de Diyarbakır Cezaevinde de ‘Türkçe konuş, çok konuş’ diyorlardı, şimdi Meclisin duvarına da bunu yazacaksınız” diyerek tepki gösterdi.

‘KÖKENLİ DEĞİL KÜRT’

AKP Milletvekili Leyla Şahin Usta, “Bizde de Kürt kökenli milletvekilleri var” sözleri yine tartışmalara neden oldu. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Sayın Usta konuşmasında ‘Bize de Kürt kökenli milletvekilleri var’ dedi. Bari onlara da hakaret etmeyin ‘kökenli’ demeyin, Kürt milletvekilleri var deyin. Onlar içine sindiriyorsa bilemem ama Kürt onlar, kökenli değil. ‘Siyaset, propaganda, bu konuda Kürtçenin kullanılmasına biz izin verdik’ dedi. Bu bir insan hakkı, siz hangi şeyle izin veriyorsunuz, bunu da anlamış değiliz fakat bu hak da kullanılamıyor” yanıtını verdi.

DTK Eşbaşkanı Öztürk: Halk aklınızı başınıza getirecek DTK Eşbaşkanı Öztürk: Halk aklınızı başınıza getirecek

‘PARTİNİZİ DE TEŞHİR EDİYORSUNUZ’

Temelli, devamında şunları belirtti

“Şimdi, siyaset, propaganda yani bunu ‘Sağladık’ diye övündüğünüz şeyi bizzat Mecliste kullanılmasını engelliyorsunuz. Dolayısıyla, burası sizin arka bahçeniz değil, Meclis; burada engellediğiniz bir şeyi başka yerde nasıl savunacaksınız? Kaldı ki uygulamalar böyle mi? Hiç de değil, söyledikleriniz tutarsız. Diyarbakır İnfaz Hâkimliği ekim ayında Kürtçe savunma yapanlara ne cevap verdi biliyor musunuz? ‘Susma hakkını kullanıyorsunuz’ dedi ve savunmalarını almadı. E-reçete sisteminde Kürtçe yok. Van kayyumu geçen hafta Kürtçe afişleri billboardlardan indirdi. Ne kadar Kürtçe tiyatro varsa her gün yasaklanıyor. Dolayısıyla, bütün bu gerçeklik ortadayken siz burada ‘Biz ona izin verdik, buna izin vermedik.’ Dolayısıyla kendinizi öyle bir yere taşıyorsunuz ki aslında siyasete karşı olduğunuzu, bizzat kendi ifadelerinizle burada partinizi de duruşunuzu da teşhir ediyorsunuz. Bence iyi oldu bu tür bir konuşma yapmanız çünkü Kürt halkı şu anda bunu izleyerek sizin seçim zamanları ‘Ser seran ser çavan’ ile bu işi götüremeyeceğinizi bir kez daha anlamış oldu.” (MA)