Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri komisyon üyelerinin konuşmalarıyla sürüyor. DEM Parti Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Saruhan Oluç, bütçenin yapısal sorunlara yönelik olmadığını belirterek bölgesel eşitsizlik, sanayi koridorları, savunma harcamaları ve fon vurgunu konularında eleştirilerde bulundu.
‘BÖLGESEL EŞİTSİZLİĞİ AZALTAN BİR BÜTÇE DEĞİL’
Oluç, bütçenin yapısal sorunlara çözüm üretip üretmediğini belirterek “Bu bütçe gelir dağılımı adaletsizliğini azaltan bir bütçe mi, değil. Vergi adaletsizliğini azaltan bir bütçe mi, değil. Servet eşitsizliğini azaltan bir bütçe mi, değil. İşsizliği ve yoksulluğu azaltan bir bütçe mi, değil. Peki bölgesel eşitsizliği azaltan bir bütçe mi? O da değil” diye konuştu.
Küresel hegemonya mücadelesinin ticaret ve enerji hatları üzerinden “koridorlar rekabeti” şeklinde sürdüğünü belirten Oluç, Gazze’den Hürmüz’e, Ukrayna’dan Yemen’e kadar gerilim alanlarının bu koridorlarla bağlantılı olduğunu ifade etti. Ulusal ölçekte de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın geçen yıl dile getirdiği Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak sanayi koridoru planlarına değindi. Samsun-Mersin hattında 13 ilde 16 yeni yatırım alanının belirlendiğini ve Resmi Gazete’de ilan edildiğini hatırlatan Oluç, diğer koridorların ilk planlama etabında ele alınmadığını ve ne zaman gündeme geleceği belirsizliğini eleştirdi.
‘KÜRT COĞRAFYASI DIŞARIDA BIRAKILMIŞ’
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2025 yılı sosyoekonomik gelişmişlik sıralaması araştırmasına (SEGE) atıfta bulunan Oluç, 6'ncı kademede yani en kötü durumda olan illeri sıraladı. Oluç, “Bu aslında bölgesel eşitsizliğin tarihsel olarak da karşımıza çıktığı bir tablo. Bakanlık da tespit ediyorsa o zaman bu eşitsizliği giderecek bir planlama olması gerekir. Ama o planlamayı bu bütçede de görmüyoruz” diye konuştu.
'BÜYÜK EKSİKLİK OLARAK GÖRÜYORUZ'
Amed Büyükşehir Belediyesi, Sûr Belediyesi, Amed Ticaret ve Sanayi Odası ile Cizîr Ticaret ve Sanayi Odası’nın ortak hazırladığı 2027 bütçesi raporuna değinen Oluç, bölgedeki eşitsizliklerin giderilmesine yönelik taleplerin sıralandığını belirtti. Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıllarda sanayi haritasını yeniden şekillendireceği iddia edilen projelerde Kürt coğrafyasının yer almamasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Oluç, “Tarihsel Türk-Kürt ilişkilerinin güncellenmeye çalışıldığı, Türk-Kürt ittifakının yeniden ihya edilmeye çalışıldığı, bölgesel anlamda ve Ortadoğu anlamında demokratik entegrasyon tartışmalarının yapıldığı bir dönemde bu konunun gündeme alınmamasını yadırgıyoruz. Bu eşitsizlikleri ortadan kaldıracak bir projenin gündeme gelmemesini çok büyük eksiklik olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘FAİZ BÜTÇESİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ'
Bütçede kayda değer yeni bir başlık veya reform adımı görmediğini söyleyen Oluç, “Rakamlar değişiyor ama her şey aynı kalıyor. Gerçekten bir faiz bütçesiyle bir kez daha karşı karşıyayız. Dayanıklılık bütçesi deniyor, gerçekten de işçi, emekçi, yoksul ve dar gelirlerin dayanıklılığını hakikaten ölçen bir bütçe var karşımızda” şeklinde konuştu.
'SAVUNMAYA HARCAMALARINI YANLIŞ BULUYORUZ'
Oluç, dönüşüm ve refah bütçesi iddialarının dar gelirliler açısından karşılık bulmadığını, bütçenin KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerdeki artışların emekçiyi vergilendirip kaynakları faize ve güvenlikçi harcamalara aktardığını belirtti. Eğitim harcamalarındaki yüzde 23 civarı artışa karşılık savunma harcamalarının yüzde 60 civarında artmasını eleştiren Oluç, “Türkiye’nin bu dönemde kazanmasının yolu savaşlara veya vekalet savaşlarına dahil olması değil; barışın, bölgesel istikrarın ve demokrasinin ilerlemesi doğrultusunda politikalar geliştirmektir. Savunma harcamalarının yüzde 60 küsur arttırılmasını yadırgıyoruz ve yanlış buluyoruz. Bütçei yoksullukla mücadele değil yoksulluğu yönetme bütçesi haline gelmiş durumda" dedi.
‘FON VURGUNU ORGANİZE BİR İŞ, BÜROKRATİK ÇÜRÜME VAR’
Oluç, “Kriz, fon krizi filan değil. Basbayağı bir vurgunla karşı karşıyayız ve maalesef bu organize bir iş. Bir şebeke örgütlenmiş” dedi. SPK, BDDK, Borsa İstanbul, Takas Bank ve Türkiye Sigorta A.Ş.’nin süreçte rol aldığını belirten Oluç, 2025 yılındaki spekülasyon açıklamalarından sonra 2026 Ağustos’una kadar olan süreçte vurgunun adım adım inşa edildiğini söyledi. Bürokratik çürüme ile yozlaşmanın açığa çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Oluç, “Bu, eski bir yeni SPK başkanının gözaltına alınıp tutuklanmasıyla halledilebilecek bir konu değil. Daha kapsamlı ele alınması gerekiyor” diye konuştu.
Oluç, konuşmasının ardından Amed'de bulunan kurumların hazırladığı raporu komisyona takdim edeceğini belirtti.
DEM Parti'li Oluç: Kürt coğrafyası sanayi koridorlarının dışında
Bütçe görüşmelerinde konuşan DEM Parti Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Saruhan Oluç, aSanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın planladığı sanayi koridorlarında Kürt coğrafyasının yer almadığını söyledi.
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar





