DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da Kürt siyasi partileri ve kurumlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda, Orta Doğu’daki gelişmeler karşısında ortak bir siyasi yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Farklı ideolojik ve siyasi perspektiflere sahip partilerin ortak talepler etrafında bir araya gelmesinin önemine dikkat çeken Bakırhan, “Ortak bir akla, ortak bir söze, ortak bir yaklaşıma ihtiyaç” olduğunu söyledi.

‘KÜRT MESELESİ İLK DEFA HUKUKİ VE SİYASİ ZEMİNDE TARTIŞILIYOR’
Kürt meselesinin ilk defa Meclis zemininde hukuki bir çerçevede tartışıldığını belirten Bakırhan, yürütülen süreci önemsediklerini ifade etti.


Bakırhan, “Yüzyıllık bir mesele ilk defa Meclis zemininde, hukuki bir zeminde tartışılıyor. Biz önemsiyoruz. Yeterli mi değil mi, samimi mi değil mi, o tartışmaları birlikte yürüteceğiz ama ilk defa Kürt meselesi hukuki ve siyasi bir zeminde tartışılıyor” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları, bileşenler ve HDK ile buluştu
DEM Parti Eş Genel Başkanları, bileşenler ve HDK ile buluştu
İçeriği Görüntüle

Sürecin yalnızca bir parti ile devlet ve iktidar arasında yürütülen bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının eleştiri ve önerilerle ortaklaşması gerektiğini belirtti.


Sürecin başarılı ya da başarısız olmasının Kürt siyaseti ve toplum açısından sonuçlarının da tartışılması gerektiğini ifade eden Bakırhan, “Bu sürecin başarılı olması bize ne kazandıracak sorusunu bence basın bölümünden sonra birlikte tartışalım. Biz başarısız olursak büyüyecek miyiz, güçlenecek miyiz, halkımızın umudu daha mı artacak? Bu meseleleri konuşmakta büyük bir yarar var” diye konuştu.

‘İKİNCİ AŞAMADA KÜRT’ÜN TEMEL HAKLARINI KONUŞACAĞIZ’
Sürecin ilk aşamasının sonuna yaklaşıldığını belirten Bakırhan, bundan sonraki dönemde Meclis’te yeni yasal düzenlemelerin ve Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerinin ele alınması gerektiğini söyledi.


Bakırhan, “İlk aşamayı geçtik, onun sonuna doğru geldik. İlk aşama PKK’nın sorunlarının ortadan kaldırılmasıydı. Neredeyse o iş bitme noktasına geldi. Şimdi Meclis’te müzakere zamanıdır, Meclis’in yeni yasalar çıkarma zamanıdır, Kürt’ün demokratik hak ve özgürlüklerini konuşma zamanıdır” dedi.

İkinci aşamada ana dilin özgürlüğü, yerel demokrasi ve mevcut yasaların değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Bakırhan, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının bu süreçte sorumluluk üstlenmesi çağrısı yaptı.

Bakırhan, “Meclis’te ikinci aşamada dilimizi, yerel demokrasiyi, bu tekçi, ırkçı, yok sayan yasaların değiştirilmesi konusunu konuşacaksak hepimizin bu konuda bir katkısı olmalıdır. Hepimiz bu konuda bir sorumluluk üstlenmeliyiz” diye konuştu.

Sürecin yalnızca DEM Parti’nin talepleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “İkinci aşamada ‘Sadece DEM Parti’nin değil, bütün Kürtlerin talepleri bunlardır’ diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDAR SOMUT ADIM ATMALI’
Sürecin temposunda düşüş yaşandığını söyleyen Bakırhan, iktidarın somut adımlar atması gerektiğini belirtti.

Bakırhan, “Sürecin temposunda bir düşme var. Bunu burada açık yüreklilikle söylemek gerekiyor. Bir yavaşlama var. Bu yavaşlama nasıl giderilir? Çok net, gittiğimiz yerlerde ‘Devlet somut adımlar atmalı. Tek taraflı adımlar yeterince atıldı, artık iktidarın da bu konuda somut adım atması gerekiyor’ diyorlar” dedi.

Bakırhan, atılması gereken adımlar arasında Abdullah Öcalan’ın yaşam, iletişim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının temsilcilerinin Öcalan’la görüşebilmesini ve basının İmralı’ya erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasını saydı.

Meclis’te kurulması öngörülen Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun aktif çalışması gerektiğini belirten Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması, kayyım uygulamalarına son verilmesi ve basın üzerindeki baskıların kaldırılması çağrısında bulundu.

Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluklarına da değinen Bakırhan, “Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ niye bırakılmıyor sorusunu hep birlikte sormamız gerekiyor. ‘Onları teyit ve tespit raporu için bırakmıyoruz’, kimse böyle diyemez. Bir AİHM kararı var. AİHM kararının tespit raporuyla alakası yok” diye konuştu.

Kayyım atanan belediyelerde seçilmiş yöneticilerin görevlerine dönmesi için de ayrıca bir teyit ve tespit raporuna gerek olmadığını söyleyen Bakırhan, Kürt siyasi partileri ve kurumlarının iktidara daha yüksek sesle soru yöneltmesi gerektiğini dile getirdi.

‘BİR FOTOĞRAF YETMEZ’
Daha önce katıldıkları bir konferansta Orta Doğu’daki farklı aktörlerin bir araya gelmesine ve Kürt siyasi oluşumlarının ortak görüntü vermesine değinen Bakırhan, bu buluşmanın halkta olumlu karşılık bulduğunu söyledi.

Bakırhan, “Bir fotoğraf çektik ama emin olun halkımız çok mutlu oldu, çok memnun oldu; yüreklerine su serpildi. Kürt’ün her yerde böylesine ortak fotoğraf vermeleri gerektiği konusunda emin olun binlerce mesaj aldık, binlerce yorum aldık” dedi.

Ortak buluşmaların artırılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, “Bir fotoğraf yetmez, daha fazla yan yana olmamız gerekiyor. Bir fotoğraf yetmez, bunun diplomasisini, siyasetini ve pratiğini de beraber sahada oluşturmamız gerekiyor. Ben bunu yapabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

‘BİRLİĞİMİZ ON GÖZLÜ KÖPRÜ GİBİ OLMALI’
Diyarbakır’daki On Gözlü Köprü’yü Kürt siyasi partileri ve kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğine örnek gösteren Bakırhan, farklı görüşlere rağmen ortak talepler etrafında buluşulması çağrısı yaptı.

Bakırhan, köprünün farklı yönlere bakan gözlerine rağmen ortak bir yapıyı temsil ettiğini belirterek şöyle konuştu:

“On Gözlü Köprümüz seller gördü, felaketler gördü, işgaller, yıkımlar gördü ama ayaktadır. On gözü var ama yüreği ortaktır; üzerinden geçen yükü birlikte kaldırıyor, birlikte dayanıyor, direniyor. On gözün tek bir gözünün ayağını oradan çektiğiniz zaman emin olun çok kolaylıkla yıkılabilir. Bu On Gözlü Köprü, aslında biraz bizim Kürt siyasi partilerine, oluşumlarına benziyor. Birliğimiz On Gözlü Köprü gibi olmalı.”

Farklı siyasi yolların ve görüşlerin korunabileceğini ancak ortak talepler doğrultusunda birlikte hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, “Gözlerimiz ayrı, evet; buna saygı duyuyorum ve öyle de olsun. Ama emin olun yükümüz ortaktır, taleplerimiz ortaktır, derdimiz ortaktır, mücadelesini yürüttüğümüz talepler ortaktır. Ayrı yollardan geldik, buna saygı duyuyoruz ve öyle de olmalı ama aynı yöne gidebiliriz” dedi.