Dünya siyasetinin kalbi Beyaz Saray’da bugünlerde oldukça ilginç, bir o kadar da kafa karıştırıcı bir trafik yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Kongre’ye gönderdiği resmi mektupta bölgedeki askeri varlığına rağmen İran ile yaşanan savaşı ve doğrudan düşmanlığı "sona ermiş" kabul ettiğini duyurdu.

Hem "Düşmanlık Bitti" Dedi Hem "Tehdit Sürüyor" Dedi

Beyaz Saray’ın Kongre’ye sunduğu bu mektup, tam anlamıyla bir "evet ama hayır" metni niteliğinde. Trump, mektubunda İran ile düşmanlığın bittiğini öne sürerken, hemen ardından eklemeyi de ihmal etmemiş: "İran’ın ABD ve Silahlı Kuvvetlerimiz için oluşturduğu tehdit önemli olmaya devam etmektedir."

Peki, hem düşmanlık bitip hem de tehdit nasıl sürebiliyor? Bu durum, Washington koridorlarında "yeni bir savaş yetkisine ihtiyaç duymadan operasyonlara devam etme stratejisi" olarak yorumlanıyor.

Beyaz Saray Abd

İran’dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: “Abluka Kalkana Kadar Kapalı Kalacak”
İran’dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: “Abluka Kalkana Kadar Kapalı Kalacak”
İçeriği Görüntüle

Son Gün Hamlesi: İki Aylık Süre Doldu

Mektubun zamanlaması da oldukça manidar. ABD Anayasası’na göre, başkanların Kongre onayı almadan savaş kararı uygulayabildiği iki aylık sürenin tam da son gününde bu adım atıldı. Yani bu mektup, bir anlamda hukuki süreci baypas etmek için atılmış bir imza gibi duruyor.

Savaş Bitti mi, Yeni mi Başlıyor?

Mektupta her ne kadar "düşmanlık sona erdi" denilse de, yine aynı metinde savaşın aslında sonlanmaktan çok uzak olduğuna dair açık kapılar bırakılmış durumda. "Kalıcı barış çabaları" adı altında bölgede askeri varlığını sürdüren ABD'nin bu hamlesi, uluslararası kamuoyunda "barış ilanı"ndan ziyade, hukuki bir zorunluluğu yerine getirme çabası olarak görülüyor.

Görünen o ki, Washington kağıt üzerinde "barış" dese de, namlular henüz soğumuş değil.