Anayasa Mahkemesi (AYM), Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Yalımerez Mahallesi’nde 14 Temmuz 2018 tarihinde yapılan ev baskınında gözaltına alınan Şahin ailesi fertlerine dönük dört gün süren işkenceye dair 'hak ihlali' kararı verdi.

DEM Parti'den yangın çağrısı: Hızlı bir şekilde devreye girin DEM Parti'den yangın çağrısı: Hızlı bir şekilde devreye girin

Söz konusu tarihte yapılan ev baskınında Ayfer, Abdulbaki, Ayhan, Abdullah ve F. Şahin ile Şehriban Mamuk ve Dilan Görür gözaltına alındı. Baskın sırasında ve sonrasında işkenceye maruz kalan kişiler, yaşadıklarına dair suç duyurusunda bulundu. Savcı, başvuruya dair 'takipsizlik' kararı verdi. Van Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılan başvuruda sonuç alınmaması üzerine Erzurum Bölge Mahkemesi'ne başvuru yapıldı. Bu başvurunun da reddedilmesi sonrası Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru yapıldı.

AYM: ADİL YARGILANMA YAPILMADI

“Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine” ilişkin yapılan başvuruyu karara bağlayan AYM, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın emniyet birimlerinden başvurucunun gözaltına alınma anına ve emniyet biriminde tutulduğu anlara ilişkin kamera kayıtlarını talep ettiğini ancak ilgili makamlarca olay anında kayıt tutulmadığı, emniyet birimindeki kayıtların da silindiği bilgilerine yer verdi.

Yine işkence olayında yer alan 66 polis hakkında soruşturma başlatılması için yapılan başvuruya valiliğin soruşturma izni vermediğine dikkat çeken AYM, bunun üzerine Erzurum Bölge İstinaf Mahkemesi’ne yapılan başvurunun da reddedildiğini, bu nedenle adil yargılamanın yapılmadığına hükmetti.

'DELİLLERİN TESPİT EDİLMESİ GEREKİYOR'

Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Ayrıca pozitif yükümlülük olarak devlete kişilerin işkenceye veya eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevi yüklemektedir.

Devletin, bireyin kötü muameleye ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde yürütülmesi gereken ceza soruşturmasının etkili kabul edilebilmesi için derhâl başlatılması, sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delillerin tespit edilmesi, olayı çevreleyen tüm koşulların aydınlatılması, delillerin nesnel ve tarafsız analizlere dayanması, soruşturmanın olaya karışmış olabilecek kişilerden bağımsız olması, özenle yürütülmesi ve suç tespit edildiği takdirde eylemle orantılı bir ceza ile sonuçlandırılması gerekir.

Kontrol altındaki kişilerin vücutlarında bir yaralanma tespit edilmişse ve kötü muamele iddiaları da varsa yaralanmanın nasıl oluştuğu konusunda makul bir açıklama getirme yükümlülüğü idari ve yargısal kurumlarıyla devlete aittir."

'İŞKENCEYE MAKUL BİR AÇIKLAMA YAPILMALI'

Valiliğin Şahin ailesine dönük işkenceye dair 66 polis hakkında soruşturma izni vermemesinin hatırlatıldığı kararda, şöyle denildi:

“Şüpheli kamu görevlileri hakkında soruşturma yapılmaması veya soruşturmanın gereksiz uzaması faillerin eylemlerinin cezasız bırakılmasına yol açması ve sonuçta bu tür eylemlere müsamaha gösterildiği izlemini yaratması bakımından kötü muamele yasağının etkili soruşturma yükümlülüğü yönüyle ihlal edilmesi sonucunu doğurur.

Kolluk kuvvetleri tarafından yürütülen operasyon akabinde başvurucu hakkında düzenlenen rapor incelendiğinde başvurucunun vücudunun çeşitli bölgelerinde yara izleri ve kesiler olduğu anlaşılmaktadır. Gözaltına alınan kişilerin vücutlarında bir yaralanma tespit edilmişse ve kötü muamele iddiaları da varsa yaralanmanın nasıl oluştuğu konusunda makul bir açıklama getirme yükümlülüğü idari ve yargısal kurumlarıyla devlete aittir.

Başvuru dosyasında mevcut veriler başvurucunun fiziksel bir müdahaleye maruz kaldığı hususunda güçlü ve ikna edici unsurlardır. Bu bağlamda kamu makamlarınca yürütülecek soruşturma ile söz konusu unsurların/karinenin aksi ortaya konulmadığı sürece başvurucunun ne şekilde yaralandığının tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

'YENİDEN SORUŞTURMA AÇILMALI'

Polisin orantısız güç kullandığına ilişkin yapılan şikayetin savcılık tarafından soruşturma izni prosedürü işletilerek ceza soruşturması yapmadığına dikkat çekilen kararda, “Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği soruşturma mercilerince yapılması gereken iş, yeniden soruşturma işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermesi gerekmektedir” denildi.

'OLAYIN AYDINLATILMASI ENGELLENDİ'

AYM’nin “Kötü muamele yasağının” ihlal edildiğine ilişkin kararını değerlendiren Avukat Erhan Çiftçiler, “AYM, kolluk görevlilerince gerçekleştirilen kötü muamele eylemine ilişkin olarak soruşturma makamlarınca; resen ve derhâl hareket etme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği. Soruşturma izni prosedürünün işletilmesinin soruşturulan olayın aydınlatılması ve gerektiğinde sorumluların cezalandırılmasının sağlanmasını engellediği kanaatine ulaşılmıştır. Soruşturmanın yeniden açılması ve işkence olayının aydınlatılması gerekiyor” dedi.

NE OLMUŞTU?

14 Temmuz 2018 tarihinde Yalımerez Mahallesi Eres Sokak’ta bir eve operasyon düzenlenmiş, çıkan çatışmada iki kişi ölmüştü. Yaralanan üç polisten biri de kaldırıldığı hastanede ölmüştü. Çatışmanın ardından gözaltına alınan aynı aileden ikisi çocuk sekiz kişi gözaltı ve sonrasında götürüldükleri cezaevinde yoğun işkencelere maruz kalmıştı. Van Barosu ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), aile bireyleriyle görüşerek işkenceyi raporlaştırmış ve kamuoyuna duyurmuştu. Raporda, aile fertlerinden 16 yaşındaki F. Şahin’in kafasının kırıldığı, 15 polisin kendisini dövdüğü, Çocuk Şube'de gözaltında kalmasına rağmen Çocuk Şube dışından bazı kişilerin sürekli gelerek kendisini sorgulayıp darbettiği aktarılmıştı.

Şahin ailesinin avukatları, “Görevi kötüye kullanmak” nedeniyle 66 polis hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusunu kabul eden Cumhuriyet Başsavcılığı, Van Valiliği’ne yazı göndererek, 66 polis hakkında soruşturma izni istemiş, Valilik ise bu talebi reddetmişti. Valilik, uygulanan işkence için "rutin kolluk kuvvetlerinin kanunların kendilerine verdiği yetkiye dayanarak kademeli, orantılı güç kullandığını" belirterek soruşturmaya izin vermemişti.

Valiliğin soruşturmaya izin vermemesi üzerine Şahin ailesi avukatları, Erzurum İstinaf Mahkemesi’ne başvurmuş, İstinaf başvuruyu reddetmişti. Avukatlar ardından AYM’ye başvurmuştu.

İŞKENCE NEDENİYLE BEBEĞİNİ DÜŞÜRDÜ

"Örgüt üyesi olmak", "Kamu görevlisine hakaret etmek" ve "Görevi yaptırmamak için direnmek" iddiasıyla Şahin ailesi hakkında açılan davada tutuksuz yargılanan Dilan Şahin, yapılan sistematik işkenceden dolayı karnındaki bebeğini bir hafta sonra düşürdüğünü anlatmıştı.

12 Temmuz 2018’de tutuklanan Şahin ailesi bireyleri, 6 Aralık 2019’da tahliye edilmişti. (MA) Artıgerçek