Agirî’nin Giyadîn (Diyadin) ilçesinde camilerde Kürtçe vaaz verilmesinin yasaklandığı yönündeki iddialar tartışma yarattı. Diyadin Müftülüğü’nün, din görevlilerinin bulunduğu WhatsApp grubu üzerinden Türkçe dışında herhangi bir dilde hizmet verilmemesi yönünde talimat verdiği öne sürüldü.
Karara tepki gösteren Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu (MİA-FED) Agirî Eşsözcüsü İlhan Tan, anadilin korunmasının dini bir sorumluluk olduğunu söyledi.
“Bir dili inkar etmek ayeti inkardır”
Yasakçı anlayışa karşı olduklarını belirten Tan, bir dili yasaklamanın dini değerlerle bağdaşmadığını ifade etti.
Tan, “Kim ‘ben dindarım’ deyip bir dili yasaklıyorsa aslında Allah’ın ayetlerini inkar ediyordur. Kürt’ü, Türk’ü ya da Arap’ı inkar etmek Kur’an’ı inkar etmektir. Bu nedenle Diyadin Müftülüğü’nün Kürtçe vaazı yasaklaması hem İslam dinine hem de Kürt halkına yapılmış büyük bir hakarettir” dedi.
Müftülüğün Kürt halkından özür dilemesi gerektiğini savunan Tan, “Eğer dindar olduğunu söylüyorsan çıkıp Kürtlerden özür dilemelisin. Bunu yapamıyorsan da görevinden ayrılmalısın” ifadelerini kullandı.

“Dil namaz ve oruç kadar farzdır”
Anadilin korunmasının önemli olduğunu vurgulayan Tan, Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini söyledi.
Tan, “Biz anaokulundan üniversiteye kadar Kürtçenin resmileşmesini istiyoruz. Bir dil resmi olmazsa zamanla yok olur. Bir halkın dili yok olursa kendisi de yok olur. Dilimiz bizim annemizdir. Annemiz ne kadar kutsalsa dilimiz de o kadar kutsaldır” diye konuştu.





