Kredilere ilişkin yapılacak yeni düzenlemeleri anlatan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, birinci konutu kredilendirme noktasında bir değişiklik yapmayacaklarını ancak ikinci ve sonraki konutları krediyle desteklemeyeceklerini söyledi. Kredi kartı limitleri ile taksit sayısına kısıtlama getirilmesine ilişkinse "Yüzde 140 büyüyen krediyle, enflasyon mücadele olmaz" dedi.

Bakan Şimşek'in emekliye ara zam sorusuna verdiği yanıt ise kafaları daha da karıştırırken, "Herkesi kapsamayacak mı?" sorusunu gündeme getirdi. Şimşek konuya ilişkin olarak "En düşük maaş alan emeklilerimizin durumunun iyileştirilmesine yönelik, Cumhurbaşkanımızın talimatı oldu, o çalışmaları yapıyoruz. O konuda çok netiz, ama ülkenin imkanları çerçevesinde hareket etmemiz lazım" açıklamasını yaptı.

NTV canlı yayınında soruları yanıtlayan Şimşek, küresel finansal koşulların sıkışık olduğu bir dönemden geçildiğini vurgulayarak, Orta Vadeli Program’daki (OVP) hedeflere ilişkin mesajlar verdi. OVP'de birinci önceliklerinin 'fiyat istikrarını sağlayarak enflasyonu düşürmek' olduğunu anlatan Şimşek, iki yıllık dönemin ardından döviz kurunun serbest bırakıldığını iade etti.

Şimşek'in açıklamaları özetle şöyle:

FİNANSAL KOŞULLAR SIKIŞIK: Küresel ekonomiye baktığımız zaman; büyümenin düşük seyrettiği dönemdeyiz. Ortalama büyüme yüzde 3 civarında olacak. Bu tabii düşük sayılır. Bunun birçok sebebi var ama kısa vadeli baktığınız zaman pandemi sonrası enflasyon yükselişe geçti. Şu anda küresel finansal koşulların oldukça sıkışık olduğu bir dönemdeyiz.

3 YILIN SONUNDA ENLASYONU TEK HANEYE DÜŞÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ: OVP’nin üç temel bileşeni var. Bunlardan bir tanesi ülkemizin karşı karşıya olduğu, en önemli makroekonomik sorunlardan biriyle mücadele konusu. Enflasyonu tekrar makul düzeye, tek haneye getirecek bir program. Dezenflasyon programı orta vadeli programımızın en önemli hedefi. Birincil önceliğimiz fiyat istikrarıdır. Enflasyonu tekrar, 3 yılın sonunda hedefimiz tek haneye düşürebilmek. Bu zor bir süreç ama mümkün. Geçmişte başardık, yine başaracağız.

İKİNCİ BİLEŞEN: MALİ DİSİPLİN: Programın ikinci bileşeni mali disiplin. Geçmişte, AK Parti hükümetlerinin en güçlü tarafı maliye politikasının bir çıpa görevi yapmış olması. Bütçe açıklarını düşük tutuyoruz, bunun sayesinde milletimize eser ve yatırım odaklı bütçeler sunduk.
Önümüzdeki 3 seneye baktığımız zaman, gerek depremin gerekse geçmişte aldığımız bir takım kararların etkisiyle; EYT gibi, bütçede bir miktar bozulma var. Hedefimiz, bütçe açığını deprem hariç yüzde 3’e çekmek.

ÜÇÜNCÜSÜ YAPISAL REFORMLAR: Üçüncü önemli bileşen; yapısal reformlar. Şunu net şekilde söyleyebilirim; Türkiye rekabet gücünü artıracaksa, verimlilik üzerinden büyüyecekse; bir taraftan üretken alanlara yatırım yaparken, bir taraftan da mevcut kaynakların verimli kullanımına yönelik çok ciddi yapısal dönüşüm çabası olacak. Bunu da geçmişte olduğu gibi sadece bir metin olarak sunmadık, takvimlendirdik. Hangi reformu, hangi çeyreklerde yapacağımızı ortaya koyduk.

ENFLASYON TAHMİNLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR?

Göreve gelmemin üç aylık bir geçmişi var. Üç aylık sürede tahminler sürekli değişebiliyor. Burada resmi anlamaya çalıştık. Önce bir ekip kuruldu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir Bakanlar Kurulu oluşturuldu. Hazine ve Maliye görevi bana tevdi edildi. Biz de güçlü bir ekip kurduk. Daha sonra durum değerlendirmesi yaptık. Enflasyon hedefimizi iddialı bulanlar olabilir. Biz mümkün olduğunca, o an itibariyle en gerçekçi rakamları ortaya koymaya çalıştık. Benim edindiğim izlenim; genel anlamda programın hedefleri gerçekçi bulunuyor. Burada enflasyonla ilgili tahmin değişiklikleri, bizim resmi daha iyi anlamamızla ortaya çıktı.

KUR HEDEFİ YOK

Bundan iki ay önce küresel petrol fiyatları, varil başına 70-80 dolar arasıydı, bugün 90’ın üzerine çıkmış durumda. 2021’in Aralık ayıyla, aşağı yukarı 2023’ün Mayıs ayına kadar kur belli bir düzeyde tutulmuş. Biz kuru serbest bıraktık. Tabii kur etkisi var. Sürekli değişen bir husus. Geçişkenlik zamanla azalacak.

Bizim bir kur hedefimiz yok. Aslında tahmin de olmaması lazım. Biz bir program yaptık, programın değişik evreleri var. Bugün ile hazirana kadar farklı bir perspektif…

UMUTLAR 2024'ÜN İKİNCİ YARISINDA

TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 16 bin 257 lira, yoksulluk sınırı 53 bin liraya yükseldi TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 16 bin 257 lira, yoksulluk sınırı 53 bin liraya yükseldi

Şu anda küresel finansal koşullar sıkı. Risk iştahı zayıf. 2024’ün ikinci yarısından itibaren, enflasyondaki düşüşle birlikte faiz düşüşü konuşulacak dünyada. Bununla birlikte büyümeye ilişkin beklentiler ve fon akışı farklı seyredecek. Dolayısıyla bizim önümüzdeki yılın ilk yarısıyla, ikinci yarısıyla farklı perspektiflerimiz var.

KREDİLERE KISITLAMA

1 Eylül itibariyle, yıllık kredi kartı üzerinden kredi hacmi yüzde 140 civarında artmıştı. Enflasyonun iki katından fazla. Bu kadar yüksek seyreden bir kredi hacmiyle siz enflasyonu ve cari açığı kontrol altına alamazsınız. Miktarsal sıkılaştırma denilen bir konsept var. Orada ilk adımı attık. KKM’de karşılık yoktu, karşılık getirdik.

Daha önemli konular var. Taşıt kredilerinde biz, çok net bir şekilde sınırlayıcı bir perspektife sahibiz. Birinci konutu kredilendirme konusunda değişikliğe gitmeyeceğiz ancak ikinci, üçüncü konut veya tatil yerlerindeki yerlere ilişkin vatandaşın imkanı varsa alır ama krediyle desteklemeyeceğiz. Krediyi bu alanda ciddi bir şekilde sınırlayacağız.

BAE’DEN YIL SONUNA KADAR 8,5 MİLYAR DOLARLIK TAHVİL GİRİŞİ BEKLENTİSİ

Programa kaynak arayışında ve Türkiye’ye yatırım arayışına girdiğimizde önce dost ülkeleri ziyaret ettik. Birleşik Arap Emirlikleri büyük bir teveccüh gösterdi ve 51 milyar dolara yakın bir program açıkladı. Bu programın önemli bir bileşeni deprem yaralarının sarılmasına yönelik, 8,5 milyar dolarlık tahvil ihracı gündemde. Ben inanıyorum ki bu sene sonundan önce 8,5 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleşecek. İhracatın finansmanı için de 3 milyar dolarlık tahvil ihracı yapacağız. Toplamda 11,5 milyar dolarlık tahvil ihracı, muhtemelen bu sene içerisinde sonuçlanır.

BAE’nin 51 milyar dolar içerisinde yenilenebilir enerjiye yaklaşık 27 milyar dolarlık bir yatırımı gündemde. Tabii bu depolamadan tutun, güneş, rüzgar vs. Sanayi, turizm özellikle teknoloji yatırımı öngörüyorlar.

DÜNYA BANKASI’NDAN 35 MİLYAR DOLAR ALINACAK

Merkez Bankası Başkanımız ile birlikte Dünya Bankası başkanıyla uzun bir görüşme yaptık. Kendilerine programımızdan bahsettik. Onlar da bizim programımızı desteklemek üzere, mevcut 17 milyar dolarlık planlamaya ilaveten 18 milyar dolar daha tahsis edeceklerini söylediler. Toplamda 35 milyar dolarlık Dünya Bankası paketi, Türkiye’ye sunulacak.

KUR KORUMALI MEVDUAT DEVAM EDECEK

Kur korumalı konusunda çok fazla konuşmayı tercih etmiyorum. Bizim önceliğimiz programı uygulamak. Önceliğimiz rezerv biriktirmek. Biz bunları başardığımız ölçüde, kur korumalıdan çıkış stratejimizi uygulayacağız. Var mı stratejimiz, var. Biz burada da kademeli gideceğiz. KKM yapan vatandaşlar müsterih olsun, şu an devam edecek.

MERKEZ BANKASI KKM'DEN DÖNÜŞLERDE DÖVİZ TALEBİNİ KARŞILIYOR

Kur korumalıdan her gün dönüşler var. Biz onlara dövizi arz etmek zorundayız. O anlamda talepleri karşılıyoruz. Onu bir müdahale olarak algılayacaksanız, Merkez Bankası, KKM’den dönüşlerde döviz talebini karşılıyor. Onun ötesinde, belirli bir seviye hedefleyip, korumak için, rezerv harcamayı soruyorsanız, benim bildiğim kadarıyla öyle bir şey yok.

Çalışanlarımızı, emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz. Ama önümüzdeki dönemde çalışanlarımızın, alın gücünü artırmanın tek yolu enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürmektir. Olmazsa olmaz ön koşul fiyat istikrarıdır. Çalışanlarımızın alım gücünü nasıl koruruz? Enflasyonu düşürerek koruruz. Enflasyon yüksekken oynaklığı artıyor, tahmini zorlaşıyor. Firmaların planlaması da zorlaşıyor. Enflasyonla mücadele topyekün destek verilmesi gereken bir programdır. Önümüzdeki dönemde sabırla bu programı uygulamamız lazım. Bunun için bir takım maliyetler olacak. Kolay olamayacak.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞLARINA DÜZENLEME NASIL OLACAK?

Memurlarla müzakereler yapıldı, işçilerimizle de yılın başında bağlanmıştı. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmeme diye bir ilkemiz var. En düşük maaş alan emeklilerimizin durumunun iyileştirilmesine yönelik, Cumhurbaşkanımızın talimatı oldu o çalışmaları yapıyoruz. O konuda çok netiz. Çalışanımızın yanındayız, çalışanlarımız çok değerli. Emeklilerimiz çok değerli. Ama ülkenin imkanları çerçevesinde hareket etmemiz lazım. Zor bir dönemden geçiyoruz. Artı Gerçek