Sanatçı Cahit Berkay, Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreci ANF’ye değerlendirdi.

Cahit Berkay, "Silahların susması en önemli noktaydı. Bu çok sevindirici bir karar oldu. Arkasının gelmesi lazım şimdi. Bunun için yol açılmış oldu. Önceki süreçlere göre daha ciddi yürüyecek gibi. Umarım amacına ulaşır" dedi.

'SEVGİ YAŞAYACAKSA EMEK GÖSTERECEKSİN'

Yaşam felsefesini “sevgi” olarak tarif eden Berkay, "Benim bu konulara yaklaşımım, yaşam felsefem, her şeyin temelinde sevginin olduğu yönünde. Yani sevgiyi samimi ve doğru bir şekilde hissedebilen, kurabilen, yaşayabilen insanların becerebileceği bir iş, bu barış konusu. Sevgi, insanın önce kendisine olan saygısı ve sevgisidir. Sonra işte yakınlarına, arkadaşlarına, memleketine, dünyaya, kainata dair… Sevgiyle beraber vicdan da ayaktadır. Bu temel alındığında her türlü yaklaşım, ağzından çıkan sözler, hissettiğin niyetler bir samimiyet üzerine kurulur; dolayısıyla kimse birbirini kandırmaz, kimse birbirine tuzak kurmaz. Her şeyin temeli sevgi. Yeri gelmişken söyleyeyim: ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ın teması neydi? Sevgi emektir. Burada da o enerji, içindeki yaşattığı o sevginin tezahürüdür. Yani o sevgi yaşayacaksa emek göstereceksin. Emeksiz hiçbir şey olmuyor" diye konuştu.

'KÜRT DE TÜRK DE BİR ŞARKIDA BULUŞUYOR'
Müziğin halkları ortaklaştıran güçlü bir etkisi olduğunu belirten Berkay, “Bu etkiyi birebir yaşadım ve hâlâ yaşıyorum. Mesela Alyazmalım’ı hâlâ bütün konserlerde mutlaka çalıyorum. Batman’da da Diyarbakır’da da Edirne’de de çaldım. Avrupa’nın bir sürü ülkesinde çaldım. Kürt de Türk de bir şarkıda buluşuyor. Aynı notaya aynı alkışı çalıyorlar. Yirmi sene önce Diyarbakır ve Batman’da gönüllü bir etkinlikte çalmıştım. Alyazmalım’ın ilk notasıyla beraber bir zılgıt koptu; tüylerim diken diken oldu, titremeye başladım. O duyguyu anlatamam" dedi.

'BARIŞ HAK, HUKUK, ADALETLE OLUR'

Fatma Betül Sayan Kaya ve Eşinin Mal Varlıklarına Tedbir Talebi
Fatma Betül Sayan Kaya ve Eşinin Mal Varlıklarına Tedbir Talebi
İçeriği Görüntüle

Cahit Berkay, sanatın barışla ilişkisine ilişkin de şunları söyledi:

“Sanatın barışı oluşturmada, yaşatmada çok büyük katkısı var. Çünkü zaten sanatçıların çoğu aklı başında, sevgi taşıyan, samimi ve insanlığı seven insanlardır. Barış da sanatın birinci temasıdır bence. Yani mutlaka heykeltıraş da barışı kendine tema olarak kullanır, ressam da müzisyen de. İşte on yıllardır, affedersiniz, bir yerlerimizi yırtıyoruz barış olsun diye. Barışı, iç huzurumuzu bir an önce tesis etmeliyiz. Ama tabii bu, hak, hukuk ve adaletle olur. Onu tesis etmeden gerisi olmuyor. Adalet olmazsa barışın aleyhine kumpaslar, çomak sokmalar da olur, insanlık suçları da. Adaletin çalışması bunun için de önemli. Adalet bu sürece güveni de büyütür. Kürt meselesinde biraz derinleşmiş birtakım şeyler var, anılar var. Her taraf için geçerli bu. O anılar hâlâ yaşıyor. Yara haline gelmiş birtakım şeylerin çaresi de adalettir, hukuktur.”

'ANADİLİN ÖZGÜRLÜĞÜ ÇOK ÖNEMLİ'

Anadilin önemi içinde Berkay, şunları söyledi:

“Anadilin özgürlüğü çok önemli. Sen anandan, nenenden öğrendiğin dili yaşayamıyorsan olmuyor o iş. Çünkü senin o genlerinde var. Sen o ruhu, kimliği, sevgiyi en güzel anadilinle ifade edebilirsin. Kürtçeyse Kürtçe, Lazcaysa Lazca. Hepimizin ortak noktası insan olmak. İnancın, dilin, dinin fark etmiyor. Birbirimize sevgiyle yaklaşırsak en büyük adım atılmış oluyor. Ötesi daha kolay oluyor, eğer pürüz varsa. Barışın temelinde de sevgi ve adalet var. Çetin Altan’ın çok güzel bir lafı vardı: ‘Sevgiyi ıskalamayacaksın’ derdi. Konuştuğumuz bu mesele için de tüm toplum tarafından o sevginin üretilip hep beraber el ele paylaşılması lazım."

'SÜREÇTE HIZLI ADIMLAR ATILMALI'
Müzisyen Cahit Berkay, süreçte şeffaf olunmasının da temelin sağlamlığı açısından önemli olduğunu vurgulayarak şunları belirtti:

“Süreçte mutlaka hızlı adımlar atılmalı, ama birtakım şeyler de sanki yokmuş gibi davranılmamalı. Öyle olursa sağlam temele oturmaz. Artık bu işin sağlam temellere oturması lazım. Herkes eteğindeki taşı dökecek. Zaten ben geldim 80 yaşına. Öbürü geldi 90 yaşına veyahut yeni doğan bebeler. Bunları düşünmek lazım. Bu ülkenin çok acil bir huzura ihtiyacı var. Bakın ülkenin ekonomisi, politik durumu, her şey ortada. Yani bunu konuşmaya gerek yok, hepimiz görüyoruz neler olduğunu. Endişeli ama her zaman umutluyum. Umudumu hiç kaybetmedim. Hep umut duyuyorum. Çünkü ben seni seviyorum, kendimi seviyorum. O sevgidir bütün bu işi kökünden, pürüzsüz şekilde çözecek.”