“Rojava halkı yalnız değildir” şiarıyla yapılan yürüyüşe DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum temsilcisi katıldı.
Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen kitle, “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz” yazılı pankart açtı. Yürüyüş boyunca Kürtçe ve Türkçe sloganlar atan kalabalık, Aligor Caddesi üzerinden DEM Parti ilçe binası önüne yürüdü. Burada yapılan basın açıklamasında konuşmalar dikkat çekti.
İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Ahmet Kaya, Suriye iç savaşının başlangıcına işaret ederek, savaşın “demokrasi” iddiasıyla başlatıldığını ancak gelinen noktada daha baskıcı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Kaya, Kürtlerin kazanımlarını hedef alan yaklaşımların meşrulaştırılmasına tepki göstererek, din üzerinden yapılan gerekçelendirmelerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise konuşmasında Halep ve çevresinde yaşanan saldırıların yalnızca belirli bölgeleri değil, Kürtlerin yaşadığı tüm coğrafyayı hedef aldığını belirtti. Bayındır, “Halep’te, Dêr Hafir’da yaşananlar Suruç’a, Mahabad’a, Hewlêr’e, Silêmaniyê’ye yönelmiş saldırılardır. Rojava bugün büyük bir tehdit altındadır” dedi. Kürt halkının kazanımlarını savunmaya devam edeceğini vurgulayan Bayındır, saldırılar sona erene kadar meydanlarda olacaklarını söyledi.
Bayındır, Kuzey ve Doğu Suriye’nin statüsünü hedef alan yapılara yönelik eleştirilerde bulunarak, bu girişimlere karşı Kürt halkının ortak duruş sergileyeceğini ifade etti. Türkiye’de süreci sabote etmek isteyen çevrelerin sahada ve medyada destek açıklamaları yaptığını ileri süren Bayındır, “Biz Suruç’tan açıkça söylüyoruz: QSD bizim kardeşimizdir” diye konuştu.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da Kobanê direnişinin 10. yılına atıf yaparak, yaşananların yalnızca güncel bir saldırı dalgası olmadığını dile getirdi. Doğan, “Bu mesele iki mahalle meselesi değildir. 100 yıllık inkâr, imha ve katliam tarihinin yeniden canlandırılmasıdır. Kürt halkı yalnızca öfkeli değil; sessiz kalmayı da reddediyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamaların ardından yürüyüş olaysız şekilde sona erdi.






