21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla konuşan yurttaşlar, asimilasyon politikalarına rağmen dillerini yaşatmaya kararlı olduklarını belirterek, “Kirmanckîyi yaşatacak bilince sahip olmalıyız” dedi.
Kuzey Kürdistan hattında Erzîngan, Xarpêt, Semsûr, Riha, Dêrsîm, Çewlig, Amed ve Gimgim (Varto) çevresinde konuşulan Kirmanckî, bölgenin kültürel ve inançsal dokusunu da yansıtıyor. Ancak son yıllarda artan göç, genç nüfusun azalması ve kültürel alanlardaki daralma nedeniyle lehçenin kullanım alanı giderek daralıyor.
“Dilimiz yaşamın parçası olmalı”
Gimgim’e bağlı Reqasan köyünde yaşayan Gürsel Taş, Kirmanckîyi günlük yaşamın bir parçası haline getirerek yaşatmaya çalıştıklarını söyledi. Uzun yıllardır sürdürülen asimilasyon politikaları ve baskılar nedeniyle gençlerin anadillerini öğrenemeden büyüdüğünü ifade eden Taş, dilin korunması için eğitim çalışmalarının şart olduğunu vurguladı.

Taş, Gimgim ve mezralarında 45-50 civarında Kirmanckî konuşan köy bulunduğunu belirterek, “Genç nüfus kalmadı. Dil ve kültür için açılan kurumların faaliyet yürütmesine izin verilmiyor. Yüzyıldır uygulanan politikalara rağmen boyun eğmedik. Ancak dilimizi yaşatmak için daha fazla çaba göstermeliyiz” dedi.
“Önce bilinç”
Aynı köyde yaşayan ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Gökhan Yıldız da günlük yaşamında Kirmanckî konuşmaya özen gösterdiğini dile getirdi. Ancak ailelerin çocuklarıyla anadillerinde konuşmamasının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Yıldız, “Her şeyden önce anadilimizi yaşatma bilincine sahip olmalıyız. Bu bilinç olmadığı sürece hiçbir kurum tek başına başarılı olamaz” ifadelerini kullandı.
Yurttaşlar, başta belediyeler ve Kürt dil kurumları olmak üzere ilgili tüm kesimlere Kirmanckînin yaşatılması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Kirmanckînin yok olmasının yalnızca bir lehçenin kaybı değil, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasının silinmesi anlamına geleceği vurgulandı.





