Yaz mevsimini Hakkari’nin yüksek ve serin yaylalarında geçiren göçerler, kış yaklaştığında hayvanlarıyla birlikte zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Yaklaşık üç ay süren bu göç, çoğu zaman karla kaplı patikalarda, geceleri soğukla, gündüzleri yorgunlukla geçiyor.
Göçün sonunda ulaşılan Mağara köyü, göçerler için kışı atlatma mücadelesinin başladığı yer oluyor. Konar göçer Zeki Kaplan, ömrünün göç yollarında geçtiğini belirterek, “Bizim hayatımız sürekli hayvancılık. Sabit bir yerimiz yok. Mevsimler nereye sürerse, biz de oraya gidiyoruz” dedi.

Kaplan, yaz aylarında Hakkari’nin yüksek ve serin yaylalarında 4-5 ay geçirdiklerini, buranın kendileri için adeta “nefes aldıkları yer” olduğunu söyledi. Ancak ardından en ağır sınavlarının başladığını ifade eden Kaplan, “Kadın, çocuk, yaşlı demeden; hayvanlarla birlikte üç ay boyunca yürüyerek kışlaklara iniyoruz. Yol uzun, yol zor, umut ise ince bir ip gibi” dedi.
Kışın konar göçerler için adeta bir hayatta kalma mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaplan, “Kar yağdığında hayat duruyor. Soğuk iliklerimize işliyor. Bu kış çok zor geçti, hatta hâlâ geçmedi diyebilirim. Gece hayvanlarımız donmasın diye uykusuz kalıyoruz” diye konuştu.

Kaplan, geçimlerini sağlamak için katlandıkları zorluklara da dikkat çekerek, “Millet sıcak evinde rahat yaşasın, sofrasında et ve süt eksik olmasın diye biz bu çileyi çekiyoruz. Küresel ısınma, kuraklık, değişen iklim… Hepsi bizi vuruyor. Ama vazgeçmiyoruz. Çünkü emeğimiz, halkımızın sofrasına sağlık olarak gidiyor” ifadelerini kullandı.
Konar göçer yaşamının her geçen yıl daha da zorlaştığını belirten Kaplan, “Hayatımız zor ama onurumuz ve emeğimiz bizimdir. Karın altında da kalsak, açlıkla da sınansak üretmeye devam ediyoruz. Çünkü bu topraklarda yaşamanın bedelini en ağır şekilde biz ödüyoruz” dedi.





