Etkinlik, saat 12.00’de Yüksekova Sanat Sokağı’nda gerçekleştirildi. Basın açıklamasına Yüksekova DEM Parti ilçe yönetimi, DBP üyeleri, İHD üyeleri ve kayıp yakınları katıldı. Açıklamayı ise İHD Hakkari Şubesi Eşbaşkanı Ozan Akbaş yaptı.
Akbaş, Necati Aydın’ın yaşamını ve mücadelesini şöyle anlattı: “1964 Bismil doğumlu olan Necati Aydın, 1982 yılında Keçiören Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun oldu. TÜM SAĞLIK-SEN’in kurucuları arasında yer aldı ve Diyarbakır Sağlık-Sen’in kuruluş yönetiminde ilk şube başkanı olarak görev yaptı.”
Sendikal faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal mücadeleye de önemli katkıları olan Necati Aydın, bu çalışmaları nedeniyle üç kez gözaltına alınmış ve her seferinde ağır işkencelere maruz kalmıştı. 1992’de gözaltına alındığında Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde ‘böbrek ezilmesi’ teşhisiyle uzun süre tedavi gördü ve 1993’te Çorum’a sürgün edildi.

Olay günüyle ilgili konuşan Akbaş, “27 Mart 1994’te Diyarbakır’da bir akrabasında misafir olan Necati Aydın ve eşi, ev sahipleri ve evde bulunan 5 yaşındaki çocuk dahil olmak üzere polis baskınıyla gözaltına alındı. Dört gün sonra eşi ve diğerleri serbest bırakıldı, Necati Aydın ise 4 Nisan 1994’te Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne götürüldü. O gün avukatlara ‘Beni mahkeme serbest bıraktı ama polisler bırakmıyor’ dedi” ifadelerini kullandı.
Akbaş, “Serbest bırakıldığı halde ailesi ve yakınları Necati Aydın’ı göremedi ve o günden sonra kendisinden haber alınamadı” dedi. Ailenin yaptığı başvurular sonuçsuz kalmış, savcılıktan ise ‘muhtemelen örgüte katılmıştır’ yanıtı verilmişti.
Necati Aydın’ın cenazesi 9 Nisan 1994’te Silvan yolu üzerindeki Kâğıtlı Jandarma Karakolu yakınlarında bulundu. Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde yapılan otopside, vücudunda çok sayıda işkence ve darp izi olduğu, ensesinden tek kurşunla öldürüldüğü tespit edildi.

Akbaş, AİHM sürecine de değinerek, “Aile iç hukukta sonuç alamayınca dosyayı AİHM’e taşıdı. AİHM, Türkiye’yi yaşam hakkının ihlali, etkin soruşturma yürütülmemesi ve işkence nedeniyle mahkûm etti. Ayrıca Türkiye’nin AİHM’e yardımcı olmaması nedeniyle sözleşmenin 38. maddesinden de ihlal kararı verildi” dedi.
İtirafçı ve JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan’ın 2004’teki açıklamalarını aktaran Akbaş, “Aygan, Necati Aydın’ın da aralarında olduğu üç kişinin adliye çıkışında alındığını, sorgu sonrası Silvan yoluna götürülerek elleri bağlı şekilde diz çöktürüldüklerini ve enselerinden vurularak infaz edildiklerini ifade etti” dedi.
Akbaş sözlerini, “Binlerce insan gözaltında kaybedildi ama bu suçlar cezasız bırakıldı. AİHM’in de belirttiği gibi, Türkiye’de cezasızlık sistemli bir politika olarak uygulandı. Bizler hak savunucuları olarak, kaç yıl geçerse geçsin Necati Aydın ve tüm kayıplar için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” ifadeleriyle tamamladı.





