Kurumun yayımladığı son rapora göre, teyidi yapılan can kaybı 6 bin 854’e ulaştı. Bu ölümlerden 6 bin 430’unun rejim güçleri tarafından gerçekleştirildiği, yaşamını yitirenler arasında 152 çocuğun bulunduğu belirtildi. Ayrıca 11 bin 280 ölüm vakasının doğrulama sürecinin sürdüğü ifade edildi.
Raporda, protestolar sırasında yaralanan sivil sayısının 11 bin 21 olduğu kaydedildi. Gözaltı ve tutuklamalara dair verilerde ise dikkat çekici bir artış olduğu vurgulandı. Son 24 saatte 106 öğrencinin daha tutuklandığı, ifadeye çağrılan 11 bin 46 kişiyle birlikte toplam gözaltı ve tutuklama sayısının 50 bin 235’e çıktığı bildirildi. HRANA, 303 kişiye ait zorla alınan “itiraf” videolarının rejime bağlı resmi medya kanallarında yayımlandığını da rapora ekledi.
Ajans, protestoların 37’nci gününde baskılara karşı yayımlanan kınama ve dayanışma açıklamalarında belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekti.

Doktorlar ve öğretmenlerden tepki
HRANA’nın aktardığına göre, farklı meslek grupları ve sivil toplum örgütleri yaşananlara karşı uyarı ve hesap sorulması çağrıları yaptı. Bir grup göz doktoru, güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucu artan ağır göz yaralanmaları ve kalıcı körlük vakalarına ilişkin açık mektup yayımladı. Mektupta, saçma tabancalarının kullanımına özellikle dikkat çekilirken, insanların yüz ve göz bölgelerinin hedef alınmasının tıbbi ve etik açıdan kabul edilemez olduğu vurgulandı. İmzacılar, sivillerin kör edilmesini insan onuruna yönelik ağır bir ihlal olarak niteleyerek yürütme, güvenlik güçleri ve yargı makamlarını acil sorumluluk almaya çağırdı.
İslamabad-ı Gharb Öğretmenler Birliği de yayımladığı bildiride protestocuların öldürülmesini ve kitlesel tutuklamaları kınadı. Açıklamada, yaşananlar toplumun kolektif hafızasında “unutulmayacak bir suç” olarak tanımlandı. İran Öğretmenler Birliği Koordinasyon Konseyi ise protestoculara yönelik “kanlı baskıyı” sert ifadelerle eleştirerek yetkilileri doğrudan sorumlu tuttu. Konsey, tüm tutukluların derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını, eğitim kurumlarının askerileştirilmesine son verilmesini ve baskıdan sorumlu olanların kamuoyu ile bağımsız uluslararası kuruluşlar önünde hesap vermesini talep etti.
HRANA, raporunda çocuk ve ergenlerin öldürülmesi, toplu tutuklamalar, zorla kaybetmeler ve gözaltı merkezlerinde uygulanan insanlık dışı muamelelere de dikkat çekerek, bu tablonun ülkede derinleşen bir yönetim krizinin göstergesi olduğunu ifade etti. Sosyal Bilimler Dernekleri Birliği’nin de yaşananları kınadığı ve hayatını kaybedenlerin aileleriyle dayanışma mesajı yayımladığı aktarıldı.





