Üniversitenin resmi sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada, bazı basın ve yayın organlarında yer alan ve bir siyasi parti genel başkanı tarafından dile getirilen beyanların asılsız olduğu vurgulanarak, Hakkari Üniversitesi’nin kamuoyu nezdinde bilinçli şekilde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı ifade edildi.
Rektörlük tarafından yayımlanan duyuruda, Hakkari Üniversitesi ve rektörlük makamı ile hiçbir ilgisi bulunmayan konuların, üniversitenin adı kullanılarak gündeme getirilmesinin son derece sorumsuz ve özensiz bir yaklaşım olduğu belirtildi. Açıklamada, söz konusu iddiaların herhangi bir araştırmaya dayanmadan, siyasi polemik üretme amacıyla dile getirildiği kaydedildi.
Üniversiteyi, akademik personeli ve yöneticileri hedef alan mesnetsiz açıklamaların yalnızca kurumsal itibara zarar vermekle kalmadığına dikkat çekilen açıklamada, bu tür söylemlerin yükseköğretim kurumlarını bilinçli olarak tartışmaların merkezine çekmeye yönelik ucuz bir siyasi yöntem olduğu vurgulandı.
Açıklamanın devamında, Hakkari Üniversitesi’nin akademik bağımsızlığa, hukuka ve kamu yönetimi ciddiyetine bağlı bir devlet üniversitesi olduğu hatırlatılarak, üniversite adının kontrolsüz ve yanlış biçimde siyasi hesaplara alet edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Rektörlük, Özdağ’ın dile getirdiği “özel ilanla kardeşini işe alma” iddiasına da net bir dille yanıt vererek, üniversitenin kuruluşundan bu yana hiçbir rektörün kendisi, kardeşi ya da herhangi bir yakını için işe alım amacıyla ilana çıkmadığını ve bu yönde hiçbir uygulamanın bugüne kadar gerçekleşmediğini belirtti. Açıklamada, siyasi kimliği bulunan kişilerin üniversite yöneticilerinin aile bireylerini hedef almasının izahı mümkün olmayan ve kabul edilemez bir yaklaşım olduğu vurgulandı.
Hakkari Üniversitesi Rektörlüğü’nün açıklaması, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, eğitim sistemine ilişkin değerlendirmeleri sırasında Hakkari Üniversitesi Rektörü’nü hedef alarak; “kendisine biat etmeyen öğretim üyelerine baskı uygulandığı”, “özel ilanla kardeşinin işe alındığı” ve bu duruma karşı çıkanların baskı altına alındığı yönündeki iddialarına yanıt olarak değerlendirildi.
Rektörlük açıklamasının sonunda, kamuoyuna çağrıda bulunularak, gerçek dışı ve teyitsiz iddialar yerine kurumsal sorumluluk bilinciyle yapılan resmi açıklamalara itibar edilmesi istendi. Açıklama, “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadeleriyle sona erdi.





