Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. Bildirgede, Türkiye ve bölgede yaşanan siyasi gelişmeler, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne ilişkin süreç, uluslararası gelişmeler ve partinin önümüzdeki döneme ilişkin siyasi hedefleri değerlendirildi.
Savaşların, çok boyutlu krizlerin ve otoriterleşme eğilimlerinin arttığı bir dönemde gerçekleştirilen toplantıda, DEM Parti’nin barış, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve toplumsal adalet mücadelesine ilişkin yol haritasının ele alındığı belirtildi.
Bildirgede, 22-23 Ağustos tarihlerinde yapılacak Parti Konferansı ile 20 Eylül’de gerçekleştirilecek 5. Büyük Olağan Kongre’nin siyasi perspektiflerinin de değerlendirildiği ifade edildi.
“Türkiye kritik bir siyasal eşikte”
DEM Parti tarafından yayımlanan bildirgede, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin tarihi bir fırsat olduğu savunularak, Türkiye’nin önemli bir siyasal dönemeçten geçtiği belirtildi.
Bildirgede şu ifadeler kullanıldı:
"Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en kritik siyasal eşiklerinden birindedir. Bir tarafta onlarca yıl süren çatışmaların ardından demokratik çözümün önünü açabilecek tarihsel bir fırsat bulunmaktadır. Diğer tarafta ise savaş siyasetinden beslenen, hukuku araçsallaştıran, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren ve demokratik siyaseti daraltan otoriter yönetim anlayışı tahkim edilmektedir. Bu iki yönelim aynı anda sürdürülemez. Kalıcı barışın yolu demokratikleşmeden, demokratikleşmenin yolu ise cesur siyasal adımlardan geçmektedir."
“Süreç hukuki güvenceye kavuşmalı”
Bildiride, PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve kendini feshetme kararının ardından yapılan silah bırakma töreninin önemli bir gelişme olduğu ifade edildi. Bu adımların toplumda barış umudunu artırdığı savunulan bildirgede, sürecin hukuki güvenceye kavuşturulması gerektiği belirtildi.
DEM Parti, gerekli demokratik ve hukuki adımların atılmamasının toplumsal güven duygusunu zedelediğini öne sürerek, sürecin ilerleyebilmesi için kapsamlı yasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu.
Bildirgede, hazırlanacak bir çerçeve yasanın sınırlı düzenlemelerden ibaret olmaması gerektiği ifade edildi. Yasanın; silahsızlanma süreci, demokratik siyasal katılım, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve toplumsal barış başlıklarını kapsaması gerektiği belirtildi.
DEM Parti, böyle bir düzenlemenin eşit yurttaşlık temelinde ortak yaşamı güçlendireceğini savundu.
Bildirgenin dikkat çeken bölümlerinden biri de Abdullah Öcalan’a ilişkin ifadeler oldu. DEM Parti, sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın etkin şekilde çalışabileceği ve iletişim kurabileceği koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.
Bildiride, kalıcı barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle değil, demokratik siyasetin güçlendirilmesiyle mümkün olacağı ifade edilerek; kayyım uygulamalarının sona ermesi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması, anadil başta olmak üzere temel hakların tanınması gerektiği savunuldu.
Ekolojik sorunlar ve kadın politikaları
DEM Parti PM sonuç bildirgesinde çevre sorunlarına da geniş yer verildi. Enerji, maden ve inşaat projeleri nedeniyle doğa tahribatının arttığı öne sürülen bildirgede, ekolojik yıkıma karşı toplumsal mücadele çağrısı yapıldı.
Kadın haklarına ilişkin değerlendirmelerde ise kadınların yaşam hakkını hedef alan şiddet, ekonomik kriz ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin demokratik toplumun önündeki engeller arasında olduğu ifade edildi. Kadınların eşit temsili ve örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Bildiride NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Savunma harcamalarının artırılmasının sosyal alanlardaki kaynakları azaltacağı savunularak, militarizme dayalı politikaların eleştirildiği belirtildi.
Ayrıca zirve sürecinde demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı iddia edilerek, gözaltı ve tutuklamalara ilişkin eleştiriler yöneltildi.
DEM Parti, sonuç bildirgesinin sonunda önümüzdeki dönemde demokratik siyaseti büyütme hedefinin sürdürüleceğini belirtti.
Parti Konferansı ve 5. Büyük Olağan Kongre’nin örgütsel yenilenme ve siyasi yön belirleme açısından önemli olduğu ifade edilen bildirgede, eşit, özgür ve demokratik bir yaşam hedefi doğrultusunda çalışmaların devam edeceği kaydedildi.





