Haber: Elvan Bozkurt
Hakkari’nin yüksek dağları arasında uzanan Cilo Dağları, sarp zirveleri, kalıcı kar örtüsü ve binlerce yıldır varlığını sürdüren buzullarıyla bölgenin önemli doğal mirasları arasında yer alıyor. Deniz seviyesinden 4 bin 135 metreye kadar yükselen dağlarda bulunan yaklaşık 20 bin yıllık buzullar ise küresel ısınmanın etkisiyle her geçen yıl alan kaybediyor. Kış aylarında karla kaplanan zirveler, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte yeniden erime sürecine girerken buzulların geleceği de giderek daha fazla önem kazanıyor.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla 2020 yılında milli park ilan edilen Cilo Sat Dağları, buzulları ve çevresindeki buzul gölleriyle hem doğal yaşam hem de turizm açısından önem taşıyor. Yurt içinden ve yurt dışından ziyaretçileri ağırlayan bölge, yüksek dağ ekosisteminin izlerini taşıyan doğal yapısıyla dikkat çekiyor. Ancak sıcaklıkların yükselmesi, bu eşsiz coğrafyanın en önemli unsurlarından biri olan buzulların varlığını tehdit ediyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, “Artan sıcaklıklarla birlikte buzullar hem yüzeyden hem de iç kısımlarından eriyor. İnsanların buzullar üzerinde yürümesi iki açıdan tehlikeli. Birincisi, insan faaliyetleri buzulların doğal yapısına zarar vererek erime sürecini hızlandırıyor ve ömürlerini kısaltıyor. İkincisi ise buzulların altındaki erimeler nedeniyle çatlaklar oluşuyor. İnsanlar bu çatlakların farkında olmadan buzullar üzerinde yürüyerek kendi hayatlarını tehlikeye atabiliyor. Bu nedenle buzullar üzerinde yürüyüş kesinlikle yasaklanmalı ve bu tür faaliyetlere izin verilmemeli.” diye belirtti.
Bu yıl Van Gölü Havzası ve Doğu Anadolu Bölgesi genelinde etkili olan yağışların su kaynakları bakımından olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Alaeddinoğlu, yağışların kalıcı buzulların erimesini durdurmayacağını kaydetti.
Yağışlarla dağlarda biriken karın önemli bir bölümünün yaz aylarında eriyeceğini belirten Alaeddinoğlu, kalıcı buzulların sıcak hava dalgalarının etkisiyle erimeye devam edeceğini söyledi. Dağlık alanlardaki sıcaklık artışlarının bölgenin diğer kesimlerinden farklı seyrettiğine işaret eden Alaeddinoğlu, yüksek kesimlerde sıcaklık artışının 6-7 dereceye ulaşabildiğini belirtti.

BUZULLARIN KORUNMASI İÇİN ÖZEL ÖNLEMLER GEREKİYOR
Cilo Dağları’ndaki buzulların bu yıl ne kadar alan kaybettiğinin güncel uydu görüntüleriyle belirlenebileceğini ifade eden Alaeddinoğlu, mevcut durumda kaybedilen alana ilişkin net bir rakam bulunmadığını söyledi. Sıcaklık artışının sürmesi halinde buzulların küçülmeye devam edeceğini belirten Alaeddinoğlu, bazı ülkelerde uygulanan koruma yöntemlerinin Cilo buzulları için de değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Alaeddinoğlu, buzulların üzerinin özel örtülerle kapatılmasının erimeyi yavaşlatabilecek önlemlerden biri olduğunu belirterek doğal mirasın korunması için özel yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti. Buzulların tamamen yok olmasını önlemek mümkün olmasa bile alınacak önlemlerle erime sürecinin yavaşlatılabileceğini kaydetti.
Buzulların üzerinde yürünmesinin de hem doğal yapıya hem de ziyaretçilerin güvenliğine ilişkin riskler taşıdığını belirten Alaeddinoğlu, yüzeydeki erimenin yanı sıra buzulların iç kısımlarında da çözülmeler ve çatlaklar oluşabildiğini söyledi.

Alaeddinoğlu bu nedenle buzullar üzerinde yürüyüşe izin verilmemesi, ziyaretçilerin alanı güvenli mesafeden gözlemlemesi gerektiğini şu şekilde ifade etti:
“Buzullar bizim doğal mirasımız, son derece özel alanlar. Korunmaları için özel kararlar alınmalı ve yaptırımlar uygulanmalı. Dünyanın her yerinde bulunmayan bu doğal mirasa istediğimiz zaman ulaşamayız. Bu nedenle özel yasalar çıkararak ve buzulların belirli bölümlerini örtülerle kapatarak onları korumalıyız. Belki tamamen yok olmalarının önüne geçemeyiz ama en azından erime sürecini yavaşlatabiliriz. Çünkü buzullar her geçen yıl daha fazla alan kaybediyor.”
Cilo Dağları’ndaki buzullar, binlerce yıllık geçmişlerine rağmen günümüzde iklim değişikliğinin etkileri karşısında varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Bu yıl etkili olan yağışlar bölgenin su bilançosuna katkı sunsa da yaz aylarında artan sıcaklıklar kalıcı buzullar üzerindeki baskıyı devam ettirecek. Bilimsel izleme çalışmalarının yanı sıra yasal koruma önlemleri ve ziyaretçi faaliyetlerinin sınırlandırılması, Cilo’nun doğal mirasının gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyor.






