TÜİK Verilerine Göre Potansiyel İl Olabilecek 25 İlçe Yüksekova'da var TÜİK Verilerine Göre Potansiyel İl Olabilecek 25 İlçe Yüksekova'da var

Federe Kurdistan Bölgesi’nin Hewlêr kentinde Kurdistan Ulusal Kongresi (KNK) Temsilciliği’ne dönük 18 Eylül’de gerçekleşen silahlı saldırıda KNK Hewlêr Temsilcisi Deniz Bülbün katledildi. Saldırıyla ilgili sessizliğini sürdüren Federe Kurdistan Bölgesi yetkilileri, aradan geçen 10 güne rağmen ne failleri yakaladı ne de herhangi bir açıklama yaptı.

Bülbün’ün toprağa verildiği memleketi Colemêrg'in Gever (Yüksekova) ilçesinde ise yas ve saldırıya karşı öfke hakim. Yaşamının büyük bir bölümünü asimilasyon politikalarına karşı anadil çalışmalarına adayan Bülbün’ü çocukluk arkadaşlarından dinledik.

‘ÇÖZÜM ODAKLIYDI’

Bülbün ile Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği'nde (KURDÎ-DER) aynı dönem eğitmen olan Evliye Alkan, aynı köyde büyüdüklerini söyledi. Alkan, “Çocukken beraber çok vakit geçirme fırsatımız olmazdı, okul okumaya gittik ama birbirimizi yakından tanırdık. Deniz, oldukça merhametli, örgütlü ve alçak gönüllü bir arkadaştı. Bizler gibi değildi. Kavga ve tartışma yerine daima dostluğu, uzlaşmayı ve çözümü arayan biriydi. Üniversite kazandık ve yollarımız ayrıldı. Uzun bir süre birbirimizi göremedik. 2012 yılında Gever’e döndü. O dönem KURDÎ-DER’de idim. Gelir gelmez dil kurumlarında aktif rol oynamaya başladı. Deniz, çocukluğundan itibaren öğrenme ve öğretmeye açık bir insandı. Bütün boş zamanlarda şiir, kitap okur, söyleyişler yapardı” diyerek anlattı.

‘KURDİSTAN AŞIĞIYDI’

Bir süre sonra da eğitmenlikten kurumun yönetimine geçen Bülbün’ün her alanı eğitim alanına dönüştürdüğünü belirten Alkan, şöyle konuştu: “Deniz çok farklı bir insandı, böyle bahsederken bile eksik kalan çok şey var. Ne olursa olsun, bilmek ve öğrenmek noktasındaki isteğini asla yitirmedi. Bazen umutlarımız kırılır, geri çekilirdik fakat Deniz’in daima güler yüzlü bir kişiliği vardı. Gençlerin üzerine çok titrerdi, her boş anında onlara bir şey katmaya çalışırdı. Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki Deniz Kurdistan aşığıydı. Bu yüzden Kürtlük ve Kurdistan’a çok şey katmak istiyordu. Bizlere de çok şey kattı. Böyle bir insanın katledilmesi çok acı çünkü Deniz bütün Kurdistan'ın öğretmeniydi.”

Özgürlük mücadelesine öncülük edenlerin hedef alındığını söyleyen Alkan, “Deniz şehit edildikten sonra ben de kendimi bir gözden geçirdim ve tekrar söz verdim. Deniz, savaşa karşı bir insandı bu yüzden hedef haline getirildi. Onun verdiği emeğin ve hakikatin izinde yürümeye söz verdik” dedi.

KADIN ÖZGÜRLÜĞÜNE YAKLAŞIMI

Çocukluk arkadaşı Ergün Özkesici, Bülbün’ün örnek bir kişilik olduğunu belirterek, “Bir gün annesini ya da kardeşlerini görmediğinde içinde bir sıkıntı oluşurdu. Köyde gerek kız kardeşleri gerekse de diğer kadınların okuması için her şeyi yapardı. Sürekli ‘Eğer bir memlekette bir köyde kadınlar okumuyorsa, kolay iş gücü olarak görülüyorsa o toplum kölelik ve ihanete göz yummuş bir toplumdur’ derdi. ‘Kadın özgür olmadan toplum özgür olamaz’ felsefesiyle tüm kız kardeşlerini okuttu ve üniversite mezunu yaptı. Kadınların okuyup kendi ayaklarının üzerinde durmasını her şeyden daha çok istiyordu ve bunun temellerini yavaş yavaş köyde atmaya başlamıştı” ifadelerini kullandı.

'BİZE YOL GÖSTERDİ'

Bülbün’ün hiçbir zaman unutulmayacağını ve hafızalarda “mamoste (öğretmen)” olarak kalacağını sözlerine ekleyen Özkesici, şöyle devam etti: “Her anlamda örnekti bizler için. Söylediği, dile getirdiği her şey bize yol gösterirdi. Mücadelesi bugünden başlayan bir mücadele değildi. Yıllar boyu süre gelen bir mücadele ve geleneği yıllardır sürdürüyordu. Federe Kurdistan Bölgesi yönetiminin bu olayın üzerinde durması gerekiyor. Sessizlik, bu suikastın tarafı olduklarını gösteriyor. Olayın takipçisi olacağız ve sorumlular bulana kadar mücadele edeceğiz.”

MA / Mazlum Engindeniz - Ruken Polat