AKP Urfa eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından 14 Haziran 2018 tarihinde Şenyaşar ailesine yönelik gerçekleşen katliamda yaşamını yitiren Hacı Esvet ile oğulları Celal ve Adil Şenyaşar, mezarları başında anıldı.

Suruç ilçesi Belediye Mezarlığı’nda yapılan anmaya, Şenyaşar ailesinin yanı sıra Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Demokratik Bölgeleri Partisi (DBP) ile 78’liler derneği yöneticileri ve barış anneleri katıldı.

RELATED VİDEO
Pause
Unmute
Remaining Time -1:08
Fullscreen
ANNE ŞENYAŞAR AĞIT YAKTI

Mezar başında yitirdikleri yakınları için Emine Şenyaşar'ın ağıt yakması, anmaya katılanları duygulandırdı. Anma sonrası mezarlık girişinde basın açıklaması yapıldı.

whatsapp-image-2023-06-14-at-14-16-41.jpeg

'BEŞ YILDIR SADECE ADALET İSTİYORUZ'

Mezarlık önünde açıklama yapan Yeşiller ve Sol Gelecek (Yeşil Sol) Urfa milletvekili, Ferit Şenyaşar “14 Haziran 2018 tarihinde yapılan bu katliam Halil İbrahim Yıldız tarafından sadece Şenyaşar ailesine değil bütün Suruç halkına yapılmıştır. Devlet hastanenin içerisinde savunmasız ve yaralı insanları katledilmiştir” dedi.


Yeni kurulan kabineye değinen Şenyaşar, Adalet ve İçişleri bakanlarının yemin etmesine işaret ederek, “Yeni bir hükümet kuruldu yeni bir yasama dönemi başladı. Hem Adalet Bakanı hem de İçişleri Bakanı yemin edip, açıklamalarında hukukun üstünlüğü ilkesinden bahsettiler. Bu cümlelerinin sözde kalmasını istemiyoruz. Önceki iki bakan bu adaletsizliğe göz yumdular ve bu adaletsizleri ile anılacaklar. Buradan adalet bakanı ve içişleri bakanına çağrı yapıyoruz. Türkiye’nin ikinci yüzyılından bahsediliyor. Bu ikinci yüzyıl adaletsizliklerle anılmasın. Yeni adalet bakanına diyoruz ki bu adaletsizliği görüyorsunuz. Bu haksızlığın bu adaletsizliğin bir an önce giderilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

whatsapp-image-2023-06-14-at-14-16-40.jpeg

'ADALETİN KAYBOLDUĞU YERDE ADALETİ ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Mücadelenin devam edeceğine vurgu yapan Şenyaşar, bu adaletsizliğin bir an önce giderilmesi gerektiğini söyleyerek şöyle konuştu:

“Bu mücadelemiz adalet gelene kadar devam edecektir. Annem adalet gelene kadar adliye önünde olacak. Bende Ankara’da olacağım ve bu adaletsizliği her mecrada dile getireceğiz. Eğer yeni adalet bakanının yapacağı yeni bir eylemi olacaksa, buraya gelsin, buradaki bu adaletsizliği gersin. Bu mücadele tüm Türkiye’nin mücadelesidir. Tüm dünya takip ediyor. Bu adaletsizliğin daha fala devam etmesini istemiyoruz. Anne 67 yaşındadır. Bu yaşında sağlık sorunlarına rağmen mücadelesinden vazgeçmiyor. Adaletin kaybolduğu adliye önünde, adalet gelene kadar mücadelesini sürdürecektir. Bu uğradığımız adaletsizlik bir gün herkesin başına gelebilir. Şu an güvenlik güçleri de burada, kayıt yapıyorlar. Belki birçoğu katliamın tanığıdır ve burada bu adaletsizliğin farkındalar."

ADALETSİZLİĞE UĞRAYAN HERKESİN SESİ OLACAĞIM

Konuşmasının sonunda milletvekili olarak adaletsizliğe uğrayan herkesin sesi olacağını söyleyen Şenyaşar “Ben bir milletvekili olarak Türkiye’de adaletsizliğe uğrayan herkesin sesi olacağıma dair söz veriyorum. Bugün yıldönümümüzde yanımızda bulunan herkese teşekkür ediyoruz. Adalet yerini bulan kadar da haklı davamızdan vazgeçmeyeceğiz” diyerek bitirdi.

NE OLMUŞTU?

Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının Şenyaşar ailesine dönük saldırısı üzerinden 5 yıl geçti. 24 Haziran 2018 genel seçimlerinden 10 gün önce ilçedeki işyerlerini ziyaret eden AKP’liler, tartıştıkları Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar’a işlettikleri dükkânda saldırarak, sopa, bıçak ve silahla ağır yaraladı. Saldırı, yaralıların kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi'nde de devam etti. İş yerinde kim tarafından ateşlendiği belirlenemeyen bir mermiyle yaralanan Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız, hastanede yaşamını yitirdi. Bu esnada hastanede bulunan Yıldız’ın yakınları, tedavi altında olan Şenyaşar kardeşlere hastane personellerinin önünde saldırdı, Celal ve Adil Şenyaşar yüzlerce kamu kamu çalışanının gözleri önünde katledildi.

Çocuklarının vurulduğunu duyan baba Hacı Esvet ve anne Emine Şenyaşar hastaneye koştu. Hastanenin acil girişinde Yıldız’ın yakınlarıyla karşılaşan baba Şenyaşar, eşi Emine Şenyaşar’ın gözleri katledildi.

Babası ve iki kardeşini kaybeden Fadıl Şenyaşar olaydan 3 gün sonra savcılık talimatıyla Diyarbakır’da tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilerek gözaltına alındı. Urfa Adliyesi'ne getirilen Fadıl Şenyaşar, kafası ve boğazı sarılı bir şekilde çıkarıldığı savcılıkta, babası ve kardeşlerinin öldüğünü öğrendi. Mahkemece tutuklanarak, Urfa 1 Nolu T Tipi Cezaevi'ne götürülen Şenyaşar, daha sonra Elazığ Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Şenyaşar, yaklaşık 5 yıldır burada tek kişilik hücrede tutuluyor.

Adalet Bakanı Tunç: Eylem Tok ve Oğlu, ABD'de Tutuklandı Adalet Bakanı Tunç: Eylem Tok ve Oğlu, ABD'de Tutuklandı

DAVA SÜRECİ

Şenyaşar ailesinin maruz kaldığı katliama dair dava dosyaları, olay aynı gün yaşanmasına rağmen “işyeri” ve “hastane” olarak ikiye ayrıldı. İşyeri ile ilgili yapılan yargılamalarda, Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay, Enver Yıldız’a ise 18 yıl hapis cezası verildi. 2 Nisan 2021 tarihinde Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar, 9 Aralık 2022’de Antep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu.

“Hastane” dosyası ile ilgili 4 yıl 4 ay süren soruşturma sonucunda gizlilik kararı kaldırılarak iddianame hazırlandı. Dava kapsamında yargılanan 19 sanık hakkında Hacı Esvet ve Adil Şenyaşar’ı katletmekten, Ferit ve Mehmet Şenyaşar’ı ise yaralamaktan hapis cezası talep edildi. İlk duruşma 17 Ocak’ta Malatya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Mahkeme, 1 Şubat'ta verdiği ara karar ile "Hastane" ve "İşyeri" dosyasını birleştirerek davanın görüldüğü 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi ise, 15 Mart'ı duruşma günü olarak belirledi ancak Maraş merkezli depremlerden dolayı duruşma görülmeden 12 Mayıs’a ertelendi. 12 Mayıs’ta görülen duruşmada ise mahkeme heyeti, tutuklu Fadıl Şenyaşar ve Enver Yıldız’ın “Kuvvetli suç şüphesi”, Celal Yıldız ve Mikail Şimşek için ise “Delillerin toplanmaması" gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşma tarihini 18 Temmuz olarak belirledi.