Van’ın Bahçesaray (Miks) ilçesi, yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu nedeniyle nüfus kaybetmeye devam ediyor. Kış aylarında yoğun kar yağışı ve çığ tehlikesi nedeniyle dış dünyayla bağlantısı sık sık kesilen ilçede, son 15 yılda 5 binden fazla kişinin göç ettiği belirtiliyor.
Van kent merkezine yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta bulunan Bahçesaray, yüksek dağlar ve derin vadiler arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklarda Müküs olarak da bilinen ilçe, uzun yıllar Siirt’in Pervari ilçesine bağlı bir nahiye olarak kaldıktan sonra 1964 yılında Gevaş’a bağlandı ve 1987 yılında ilçe statüsü kazandı.
19 köy ve 43 mezranın bulunduğu ilçede yaşam, özellikle kış aylarında yaşanan ulaşım sorunları nedeniyle büyük ölçüde zorlaşıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu verileri, ilçede yaşanan göçün boyutunu ortaya koyuyor.
2007 yılında 17 bin 652 olan Bahçesaray nüfusu, 2023 yılı itibarıyla 12 bin 442’ye kadar geriledi. Böylece ilçe son 15 yılda 5 bin 210 kişiyi kaybetti.
Bu rakam, ilçe nüfusunun yaklaşık yüzde 30’una denk geliyor.
İlçede yaşayan birçok vatandaşın iş, eğitim, sağlık ve ulaşım imkânlarına daha kolay erişebilmek için Van merkez başta olmak üzere farklı kentlere göç ettiği belirtiliyor.
Doğal Güzelliklerine Rağmen Yeterince Tanıtılamıyor
Van’ın en zengin doğal güzelliklerine sahip ilçelerinden biri olarak gösterilen Bahçesaray, sahip olduğu turizm potansiyeline rağmen ulaşım sorunları nedeniyle istenilen gelişimi gösteremiyor.
İhtiyar Şahap Dağları’nın eteklerinde kurulu olan ilçe, Müküs Çayı, yemyeşil vadileri, yaylaları, meyve bahçeleri ve doğal su kaynaklarıyla dikkat çekiyor.
Turizm açısından önemli değerlere sahip olan Bahçesaray’ın, ulaşım altyapısındaki yetersizlikler nedeniyle bu potansiyelini tam anlamıyla değerlendiremediği ifade ediliyor.
Bölge halkı, yol ve altyapı eksiklikleri nedeniyle ilçenin yılın büyük bölümünde dış dünyadan koptuğunu belirtiyor.
Kış aylarında yoğun kar yağışı ve çığ riski nedeniyle zaman zaman aylarca ulaşıma kapanan yol, ilçe ekonomisini ve sosyal yaşamı doğrudan etkiliyor.
Vatandaşlar, ilçenin yalnızca yaz aylarının kısa bir bölümünde rahat ulaşım imkânına sahip olduğunu ifade ediyor.
Bahçesaray yolu, geçmişte yaşanan büyük çığ felaketleriyle de gündeme gelmişti.
2020 yılında Van-Bahçesaray karayolunda meydana gelen çığ felaketinde 42 kişi yaşamını yitirmiş, olay tüm Türkiye’yi yasa boğmuştu.
Yaşanan felaketin ardından yol güvenliğine yönelik çeşitli projeler gündeme gelmesine rağmen vatandaşlar kalıcı çözüm konusunda yeterli ilerleme sağlanamadığını savunuyor.

2018’de Duyurulan Tünel Projesi Hayata Geçmedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 2018 yılında Gevaş-Bahçesaray yolu için ikinci bir tünel projesi hazırlanacağı açıklanmıştı.
Dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yaklaşık 224 milyon liralık maliyetle planlanan projede, 9 kilometrelik yeni bir tünel yapılacağı belirtilmişti.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Bahçesaray’ın Van’a ulaşım süresinin önemli ölçüde kısalacağı ve mevcut yolun büyük bölümünün tünellerden oluşacağı ifade edilmişti.
Ancak aradan geçen yıllara rağmen proje hayata geçirilmedi.
AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan, 2025 yılında yaptığı açıklamada Gevaş-Bahçesaray yolu projesinin yeniden gündeme alındığını duyurdu.
Orhan açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla proje ihalesi ve etüt çalışmalarının başlatıldığını, proje hazırlıklarının 2026 yılında tamamlanmasının, yapım ihalesinin ise 2027 yılında gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade etti.
İlçe Halkı Günlerdir Eylem Yapıyor
Bahçesaray’da yaşayan vatandaşlar ise ulaşım sorununa çözüm bulunması talebiyle günlerdir çeşitli protesto eylemleri gerçekleştiriyor.
Yolun fiziksel olarak açık olmasına rağmen çığ riski gerekçesiyle ulaşıma kapalı tutulmasına tepki gösteren ilçe sakinleri, kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesini istiyor.
İlçenin ekonomik, sosyal ve turistik gelişiminin önündeki en büyük engelin ulaşım olduğunu belirten vatandaşlar, yıllardır verilen sözlerin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyor.
Bahçesaray halkı, ulaşım sorununun çözülmesi halinde hem göçün azalacağını hem de ilçenin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin daha fazla insana ulaşacağını ifade ediyor.





