Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Vaclav Havel İnsan Hakları Ödülü'nün seçici paneli, 2017 yılından beri cezaevinde olan iş insanı Osman Kavala'yı 2023 Vaclav Havel ödülüne aday gösterdi.

VOA Türkçe'den Arzu Çakır'ın haberine göre; İnsan hakları dünyasından bağımsız isimlerden oluşan ve başkanlığını Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Tiny Kox'un yaptığı panel, Ukrayna, Polonya ve Türkiye’den 3 ismi belirledi.

Prag’da toplanan Panel, halen tutuklu bulunan işadamı Osman Kavala, Polonyalı insan hakları avukatı ve kadın hakları savunucusu Justyna Wydrzynska ve Ukraynalı tanınmış insan hakları savunucusu Yevgeniy Zakharov’u aday gösterdi.

RELATED VİDEO

Ödülün kazananı, AKPM’nin 9 Ekim'de Strazburg'da yapılacak Sonbahar genel kurul toplantısının açılışında açıklanacak.

AKPM Başkanı Kox, bazen hayatları pahasına temel özgürlükleri ve insan haklarını korumak ve geliştirmek konusunda kararlı davranan tüm insan hakları savunucularına saygılarını sunduğunu belirterek “Bugün, cesaretleri, kararlılıkları ve güçleriyle bize özgürlüğe giden yolu gösteren kadın ve erkekleri kutlamak her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Onların mücadelesi hepimiz için bir örnektir ve Vaclav Havel İnsan Hakları Ödülü'nün on yıl önceki kuruluşundan bu yana onların eylemlerini desteklemesinden mutluyum” dedi.


Seçim gerekçesinde, Gezi Parkı protestolarıyla bağlantısı olduğu iddiasıyla Ekim 2017'de tutuklanan Osman Kavala’nın, hayırsever ve sivil bir aktivist olduğuna vurgu yapıldı. Kavala’nın, 1990'ların başından bu yana çok sayıda sivil toplum örgütüne destek verdiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2019 yılında, “tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine ve derhal serbest bırakılmasına” karar vermesine rağmen, 2017'den bu yana hala tutuklu olduğu vurgulandı.

Resmi Gazete'de yayınlandı.. Hakim ve savcıların yükselme kararı Resmi Gazete'de yayınlandı.. Hakim ve savcıların yükselme kararı

Adaylık duyurusunda, “Osman Kavala, Nisan 2022'de ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Temmuz 2022'de AİHM Büyük Dairesi, Türkiye'nin Kavala'yı serbest bırakmayarak Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini doğruladı ve kendisine karşı itiraz edilen tedbirlerin onu susturmayı ve diğer insan hakları savunucularını caydırmayı amaçladığına karar verdi” ifadelerine de yer verildi. (Kaynak)