Mutlu, incelemelerde Şemzînan-Gever Fayı üzerinde geçmişte 7 büyüklüğünde yıkıcı deprem kaydına ulaşıldığını belirtti.
Dr. Mutlu, Türkiye’nin deprem gerçeğinin göz ardı edilemeyecek kadar ciddi olduğunu ifade ederek, “Ülkemizde tarihsel ve aletsel dönemde birçok acı tecrübe var. Özellikle 2023 Maraş depremleri sonrası, afet risk yönetimi ülkece öncelikli konularımızdan biri olmalı” dedi.
Deprem Riski Her Yıl Hatırlatılıyor
AFAD’ın “Güncel Deprem Bölgeleri” haritasına göre Türkiye’de 59 il deprem riski altında bulunuyor. Deprem kuşağındaki illerde her yıl 20-30 civarında 5 ve üzeri, her 5 yılda bir ise 7 ve üzeri büyüklükte depremler yaşanıyor. 2011 yılında Van’da meydana gelen 7.2 ve 5.9 büyüklüğündeki depremler de, o dönemde varlığı bilinmeyen Van Fayı kaynaklı olarak kayıtlara geçti.
Dr. Mutlu, “Van Gölü Havzası’nda yapılan çalışmalarla 11 aktif fay hattı tespit edildi. Bu faylar, bölgede ciddi yıkıcı deprem potansiyeli taşıyor” dedi.

Afet Yönetimi Öncelikli Olmalı
Mutlu, afet riskinin azaltılması için hem yapısal hem de yapısal olmayan önlemlerin hayati önemde olduğunu belirtti. “Yapısal hasar dediğimiz binaların depremde aldığı zarar, yapısal olmayan kayıp ise toplumun afet anında doğru davranış sergileyememesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle afet yönetimine öncelik vermeliyiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye Afet Risk Azaltma Planı kapsamında Van da dahil olmak üzere İl Afet Risk Azaltma Planları hazırlandığını söyleyen Mutlu, “İlde mevcut tehlikeler belirlendi, toplumun dikkat etmesi gereken hususlar artık biliniyor. Bunun yanında bireylerin alabileceği önleyici tedbirler de var” dedi.
Vatandaşlara Eğitim Şart
Afet esnasında doğru davranış şeklinin öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Mutlu, e-Devlet üzerinden de vatandaşların eğitim alabileceğini hatırlattı. “2021 Afet Eğitim Yılı ilan edildi. Eğitimler hem üniversitelerde hem de Milli Eğitim aracılığıyla toplum geneline yayılıyor. İnsanların afet anında nasıl davranacağını öğrenmesi hayati önemde” diye konuştu.

Bölgedeki Faylar Takip Ediliyor
Van YYÜ, MTA, AFAD ve Belediyeler Birliği işbirliğinde yürütülen “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi” projesine de değinen Mutlu, “Bu proje ile hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Başkale, Şemdinli, Yüksekova, Erciş ve Tutak faylarını inceledik. Özellikle Şemdinli-Yüksekova fay zonu sismik boşluk olarak değerlendiriliyordu. Yapılan gözlemler, bu fayın geçmişte 7 büyüklüğünde deprem ürettiğini gösteriyor. Dolayısıyla Van Gölü Havzası ciddi deprem tehlikesi altında” ifadelerini kullandı.
Geçmiş Deneyimler Geleceğe Yön Veriyor
Dr. Mutlu, afet yönetiminin sadece tek bir kurumla yürütülemeyeceğini belirterek, “YYÜ olarak bilimsel çalışmalar yürütüyoruz, toplumsal farkındalık yaratıyoruz ve bireylere doğru davranış biçimlerini öğretiyoruz. Üniversitemizde kurulan Arama Kurtarma Ekibi, Maraş depremlerine de müdahale etti. Geçmişte yaşanan acı tecrübeler, geleceğe yön vermemiz açısından çok önemli” dedi.






