Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, düzenlediği haftalık basın toplantısında Rûdaw Uluslararası Haberler Editörü Niyaz Mustafa’nın sorularını yanıtladı.
Halep ve çevresinde son dönemde tırmanan gerilimden Moskova’nın duyduğu rahatsızlığı dile getiren Zaharova, “Halep ve çevresindeki gerginliğin artmasından kesinlikle endişe duyuyoruz. Bizim önceliğimiz bölgedeki sivil halkın güvenliğidir. Söz konusu mahallelerde gerçekleştirilen saldırılar, Rusya tarafından hiçbir şekilde kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“Tek yol siyasi diyalog”
Suriye’deki krizin askeri yöntemlerle çözülemeyeceğine dikkat çeken Rus Sözcü, kalıcı çözüm için adres olarak müzakere masasını gösterdi.
Zaharova, “Durumun normalleşmesi ve Suriye’de uzun vadeli bir çözüme ulaşılması için tek yolun müzakere olduğuna inanıyoruz. Bu süreç, ülkedeki tüm bileşenlerin katılımıyla, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde yürütülmelidir” diye konuştu.
Mart 2025 Anlaşması’na vurgu
Şam yönetimi ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasındaki ilişkilere de değinen Zaharova, sahadaki son gelişmelerin diyalog ihtiyacını bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Zaharova, “Yaşanan son olaylar, Mart 2025’te Suriye liderliği ile DSG arasında imzalanan anlaşmanın ne denli isabetli olduğunu teyit ediyor. Bu anlaşma, Fırat’ın doğusundaki bölgelerin Suriye devletiyle yeniden bütünleşmesi adına atılmış hayati ve gerekli bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.
Ankara ve Bağdat ile “yakın koordinasyon”
Mariya Zaharova, Rusya’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerine dair bir soruyu da yanıtladı. Moskova’nın hem Ankara hem de Bağdat ile temas halinde olduğunu belirten Zaharova, “Türkiye ve Irak ile ortak çıkarlarımız temelinde, güvenlik konuları da dahil olmak üzere pek çok başlıkta yakın koordinasyon içerisindeyiz” dedi.
Ne olmuştu?
Ocak ayı başında Suriye Arap Ordusu, Halep’te Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine yönelik kapsamlı bir saldırı başlatmıştı. Bombardıman ve çatışmalar sonucunda onlarca sivil hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralanmış, yaklaşık 150 bin kişi de evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.