Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin 2000-2024 verilerine göre, Hakkari'de intihar oranının 3.6 kat arttığı ortaya çıktı. Şüpheli ölümlerin 2025 yılında daha da arttığı öngörülürken, sadece son bir ayda en az 5 kişi şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Gençlerin çoğunlukta olduğu bu vakalar, toplumsal krizin, ekonomik darboğazın ve siyasal atmosferin etkilerini net bir biçimde yansıtıyor. Psikolog Rahmi Taş, bu durumun birincil elden toplumsal bir mesele olarak ele alınması gerektiğine vurgu yaptı.

‘İNTİHAR VAKALARI TOPLUMSAL BİR SORUN’

Colemêrg’te son zamanlarda artan vakaların kent geneli için endişe verici olduğunu, her can kaybının hem toplumda hem de aile yapısında derin sarsıntılar yarattığını belirten Taş, şu ifadeleri kullandı: “Genel olarak hem topluma hem de bireylere büyük görevler düşüyor. İntihar vakalarına karşı psikolojik danışmanlık hizmetlerinin ivedilikle artırılması gerekiyor. İktidarın, siyasi partilerin ve tüm sivil toplumun bu konuda duyarlı olup destek vermesi şarttır. Bu vakalar ancak bireysel birer vaka olarak değil, toplumsal bir sorun olarak ele alınırsa önlenebilir.”

TOPLUMSAL BASKI FAKTÖRÜ

İntiharın toplumsal, bireysel, ekonomik, psikolojik ve ekolojik boyutlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Taş, “Toplumsal baskılar ve çevresel etkenler, intiharın önünü açan en büyük ve birincil sebeplerdir. Colemêrg özeline baktığımızda ‘güvenlik’ olarak adlandırılan bir başka sebep de mevcut. Güvenlik adı altında uygulanan baskı ve yasaklar bireyi ağır bir bunalıma sürükleyebiliyor. Özellikle genç kesim, bu çıkmazın sonucunda yaşamına son verme noktasına gelebiliyor” diye konuştu.

SANAL BAHİS VE UYUŞTURUCU

Hakkari Barosu’ndan Yüksekova’daki Gözaltılara Tepki
Hakkari Barosu’ndan Yüksekova’daki Gözaltılara Tepki
İçeriği Görüntüle

Son dönemde Colemêrg’te artış gösteren sanal bahis, uyuşturucu ve fuhuş gibi etkenlerin bireyi intihara sürüklediğini, bu sorunlar karşısında iktidarın sessiz kalmasının ise süreci körüklediğini vurgulayan Taş, şöyle knuştu: “Psikolojik danışma merkezleri ve okullardaki ruhsal destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Özellikle 20-45 yaş aralığındaki bireylerin yaşamını zorlaştıran etkenler minimize edilmelidir. Yatırıma ve gelişime kapalı bir kent olan Colemêrg’te bireyler kendilerini geliştiremedikleri için duygusal boşluğa düşüyor, bu da toksik düşünceleri beraberinde getiriyor. Özellikle kadınlar üzerindeki toplumsal baskı, büyük bir duygu birikimine yol açarak ya istenmeyen evliliklere ya da aileye karşı bir isyan dalgasına sebep oluyor.”

‘SOMUT ADIMLAR ATILMIYOR’

İntiharı tetikleyen bir diğer unsurun sanal kumar olduğunu ifade eden Taş, “Sistem toplumu sanal bir dünyaya yönlendiriyor. Birey orada zaten ruhsal olarak ölüyor ve sistem de zaten bunu istiyor. Eğer bu durum istenmeseydi, engellenmesi için somut adımlar atılırdı. Sanal bahise bulaşan bireyler bizden destek istediğinde, bazen onlara sunabileceğimiz kurumsal bir dayanağımız kalmıyor. Psikologlar olarak sırtımızı dayayabileceğimiz güçlü bir sistem yok. Bölgeler arasındaki intihar dinamiklerinde bile belirgin farklılıklar var” dedi.

MEDYANIN ÖZENDİRİCİ DİLİ

Medyanın kullandığı dilin vakalar üzerindeki etkisine değinen Taş, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Medyanın bu vakalarda önemli bir payı var. Özendirici bir dil kullanılması, yöntemin detaylandırılması bireyi yönlendirme riski taşıyor. Özellikle kimlik kazanma sürecindeki ergenler için bu tür haberler model teşkil edebiliyor. Haber başlıklarında büyük harflerle ‘İNTİHAR’ ibaresinin kullanılması da büyük bir hatadır. Sonuç olarak belirsizlik ve gelecek kaygısı, bireyi en derinden etkileyen ve bu sürece iten temel sebeplerdir.”